Depremin görünmeyen yarası “Travma”

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında, bölgede yaşanan ruhsal etkiler devam ediyor. Doç. Dr. Ersin Uygun, ruhsal iyileşmenin ancak sürekli psikososyal destekle mümkün olduğunu söyledi

06 Şubat 2026 - 12:43

İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Uygun, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde deprem bölgesindeki ruhsal ihtiyaçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Uygun, “Travma sonrası belirtiler çoğu zaman kendiliğinden ortadan kalkmaz; ertelenmiş biçimlerde yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle psikososyal desteğin sürekliliği önem taşıyor.” dedi.

SAHADA YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

Depremin ilk günlerinden itibaren sahada çalışmalara başladıklarını söyleyen Doç. Dr. Ersin Uygun, yürütülen faaliyetleri şu sözlerle anlattı: “Depremin hemen ardından bölgede çalışmalara başladık. Bu kapsamda, bireysel psikolojik destek görüşmeleri, çocuklar ve ergenlere yönelik oyun ve grup temelli uygulamalar; aileler, öğretmenler ve saha çalışanlarına yönelik destek ve psiko-eğitim çalışmaları ile yerel ihtiyaçlara göre şekillenen topluluk temelli ruh sağlığı uygulamalarını hayata geçirdik. Bu çalışmalarla travmanın akut etkilerinin hafifletilmesi kadar, uzun vadeli ruhsal iyilik hâlinin desteklenmesini amaçladık.”

“PSİKOSOSYAL DESTEĞİN SÜREKLİLİĞİYLE MÜMKÜN”

Travma sonrası belirtilerin çoğu zaman kendiliğinden ortadan kalkmadığını vurgulayan ve psikososyal desteğin uzun soluklu olması gerektiğini belirten Uygun, “Travma, yalnızca yaşanan ana ait bir deneyim değil; zaman içinde biçim değiştirerek bireyin ve toplumun hayatına etki eden bir süreç. Travma uzun süre bireyin hayatına eşlik edebilir. Bu nedenle deprem bölgesinde ruhsal iyileşme, psikososyal desteğin sürekliliğiyle mümkün. Travma sonrası belirtiler çoğu zaman kendiliğinden ortadan kalkmaz; ertelenmiş biçimlerde yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle psikososyal destek hizmetlerinin kısa süreli projelerle sınırlı kalmaması büyük önem taşıyor. Özellikle çocuklar ve gençler için ruh sağlığı desteği, eğitimin ve toplumsal iyileşmenin ayrılmaz bir parçası olarak görülmeli.” dedi.

Depremden etkilenen bireylerin uzun süreli ruh sağlığı desteğine erişiminin önem taşıdığını belirten da Uygun, “Bugün deprem bölgesinde ihtiyaçlar, acil yardım aşamasının ötesine geçmiş durumda. Kalıcı, güvenli ve sağlıklı koşullarda barınma ihtiyacının tamamen karşılanması; sürekli, erişilebilir ve toplum temelli bir psikososyal perspektifle sunulan ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi; eğitimde sürekliliği destekleyen akademik ve psikososyal programların yaygınlaştırılması; yerel istihdamı ve ekonomik toparlanmayı destekleyen uygulamaların artırılması önümüzdeki dönemin temel ihtiyaçları arasında yer alıyor.” diye konuştu.


ARŞİV