Dijital çağda dikkat krizi

Sürekli ekran kullanımı ve anlık dijital uyaranlar, odaklanma becerimizi zayıflatıyor. Uzmanlar, dijital çağda “kazanılmış dikkat eksikliği” riskine dikkat çekiyor

08 Şubat 2026 - 12:48

Bilgiye saniyeler içinde ulaşabildiğimiz dijital çağda, odaklanma süremiz tarihin en düşük seviyelerine geriliyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca bir alışkanlık sorunu değil; beynin çalışma biçimini kökten etkileyen bir dikkat krizine işaret ediyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, modern yaşamın getirdiği çevresel faktörlerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) üzerindeki etkilerini ve son yıllarda giderek daha sık konuşulan kazanılmış dikkat eksikliği” kavramını değerlendirdi.

DİJİTAL DOPAMİN: BEYNİN YENİ HIZLI GIDASI

Dr. Bayçın’a göre, işlenmiş gıdaların bedende yarattığı tahribata benzer bir süreç zihinsel dünyada da yaşanıyor. Saniyeler içinde değişen dijital içerikler, beyinde sürekli ve kısa süreli dopamin salınımına yol açıyor. Her kaydırma, her bildirim beynin “ödül sistemi”ni uyarıyor ve zihni yüksek uyarana bağımlı hale getiriyor.

Bu durumun sonucu olarak kitap okumak, bir rapora odaklanmak ya da yüz yüze sohbet etmek gibi düşük uyarılı aktiviteler giderek daha sıkıcı algılanıyor. Dr. Bayçın, biyolojik olarak DEHB tanısı olmayan bireylerde bile DEHB’ye benzer belirtilerin bu nedenle ortaya çıkabildiğine dikkat çekiyor.

ZİHİNSEL DAYANIKLILIK ZAYIFLIYOR

Modern yaşam, beklemeyi ve sabrı büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Oysa psikiyatride haz erteleme”, ön beyin fonksiyonlarını güçlendiren temel becerilerden biri olarak kabul ediliyor.

Dr. Bayçın, her şeye anında ulaşmanın otokontrol mekanizmalarını zayıflattığını belirterek, “DEHB tanısı olan bireylerde bu durum dürtüselliğin çok daha yoğun yaşanmasına yol açabiliyor.” diyor.

Bilimsel çalışmalar, aşırı ekran süresi ve sürekli bölünen dikkatin beynin nöroplastisite özelliğini etkilediğini ortaya koyuyor. Sürekli bildirimlerle kesintiye uğrayan zihin, derin odaklanma (deep work) kapasitesini zamanla kaybediyor.

Dr. Bayçın, özellikle aynı anda birden fazla işle ilgilenme anlamına gelen multitasking alışkanlığının bir illüzyon olduğunu vurguluyor. Bu alışkanlık, dikkat dağınıklığını geçici bir sorun olmaktan çıkarıp kalıcı bir bilişsel modele dönüştürebiliyor.

GÖRÜNMEYEN RİSK FAKTÖRLERİ

DEHB semptomlarını şiddetlendiren tek unsur ekran kullanımı değil. Şehir yaşamının getirdiği hareketsizlik ve mavi ışık maruziyeti nedeniyle bozulan uyku düzeni, dikkati yöneten nörokimyasalların dengesini olumsuz etkiliyor.

Kalitesiz uyku, ertesi gün karar verme süreçlerini zayıflatıyor; bu da daha fevri ve dikkatsiz davranışlara yol açabiliyor.

ZİHNİ KORUMAK İÇİN 3 TEMEL ÖNERİ

Uzm. Dr. Sema Bayçın, dikkat dağınıklığıyla başa çıkmak için üç temel öneride bulunuyor:

• Düşük dopamin aktivitelerine zaman ayırın
Gün içinde en az 30–40 dakika boyunca telefondan uzak kalın. Kitap okumak, doğada yürüyüş yapmak veya el işi gibi yavaş aktiviteler, beynin yüksek uyarana olan bağımlılığını azaltabilir.

• Bildirimleri ve çoklu görevleri sınırlayın
Beyin aynı anda birden fazla işe odaklanmak için tasarlanmamıştır. Gereksiz bildirimleri kapatmak ve tek işe odaklanmak, dikkatin korunmasına yardımcı olur.

• Dijital detoksu uyku rutininin parçası yapın
Uyku öncesi en az bir saat ekranlardan uzak durmak, melatonin salınımını artırır. Dinlenmiş bir prefrontal korteks, dürtü kontrolü ve odaklanma için kritik öneme sahiptir.

“BU SADECE GENETİK DEĞİL, BİR DİKKAT KRİZİ”

Dr. Bayçın, günümüz tablosunu şu sözlerle özetliyor: “Bugün karşı karşıya olduğumuz durum yalnızca genetik bir miras değil; aynı zamanda modern dünyanın yarattığı bir dikkat krizidir. DEHB, bu hızla birleştiğinde kontrol edilmesi güç bir fırtınaya dönüşebilir. Ancak doğru müdahaleler ve yaşam tarzı değişiklikleriyle zihnimizi yeniden eğitmek mümkündür.”

 


ARŞİV