Felç tedavisinde yeni umut

Omurilik yaralanmalarında uygulanan epidural stimülasyon, uygun hastalarda hareket kabiliyetinin yeniden kazanılmasına katkı sağlayabiliyor

24 Temmuz 2026 - 12:21

Yıllarca omurilik yaralanmasının ardından yeniden yürüyebilmenin mümkün olmadığı düşünülüyordu. Ancak son yıllarda geliştirilen epidural stimülasyon yöntemi, uygun hastalarda bu algıyı değiştirmeye başladı. Omuriliğe yerleştirilen özel bir cihazla sinir sistemine elektriksel uyarılar gönderilirken, fizik tedaviyle birlikte yürüme, ayakta durma ve günlük yaşam becerilerinde önemli gelişmeler sağlanabiliyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Turgut Göksoy, yöntemin her hasta için aynı sonucu vermediğini ancak doğru hasta seçimi ve yoğun rehabilitasyonla umut verici sonuçlar alınabildiğini söyledi.

“OMURİLİĞE ELEKTRİKSEL SİNYALLER”

Omuriliğe yerleştirilen sistem, sinir sisteminin yeniden uyarılmasını hedefliyor. Son yıllarda bu alanda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Göksoy, “Şiddetli omurilik yaralanması nedeniyle yıllarca felçli kalan bir kişinin yeniden yürüyebilmesi uzun süre yalnızca bir umut olarak görülüyordu. Ancak son gelişmeler bu umudu gerçeğe daha da yaklaştırdı. Cerrahi olarak yerleştirilen epidural stimülatör, omuriliğin belirli bölgelerine elektriksel sinyaller gönderiyor. Böylece bazı hastalar ayak parmaklarını, ayak bileklerini ve dizlerini hareket ettirebiliyor, ayağa kalkıp adım atabiliyor. Özellikle fizik tedaviyle birlikte uygulandığında daha başarılı sonuçlar elde ediliyor.” dedi.

Tedavide en önemli aşamalardan birini rehabilitasyon süreci oluşturuyor. Rehabilitasyonun yalnızca yürümeyi kapsamadığını vurgulayan Göksoy, “Epidural stimülatör uygulamaları, omurilik hasarı ve bazı nörolojik rahatsızlıklarda rehabilitasyon süreçlerine yeni bir bakış açısı kazandırdı. Rehabilitasyon yalnızca yürüme becerisini değil, dengeyi, el fonksiyonlarını, konuşmayı ve günlük yaşam aktivitelerini de kapsıyor. Fizik tedavi, nöroloji, konuşma terapisi, psikoloji ve ergoterapi ekiplerinin birlikte çalışması iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Her felç hastasının tedaviye verdiği yanıt ise farklı olabiliyor.” ifadelerini kullandı.

“HER HASTA İÇİN ÖZEL PLANLAMA”

Tedavi süreci, hastanın durumuna göre şekillendiriliyor. Doğru hasta seçiminin önemine dikkat çeken Göksoy, “Omurilik, beyne giden ve gelen mesajları taşıyan on binlerce sinir lifinden oluşuyor. Omurilik yaralanması bu sinir liflerine zarar verdiğinde hareket ve his kaybı ortaya çıkabiliyor. Epidural stimülasyonun amacı, sinir sistemi ile kaslar arasındaki bağlantıyı yeniden desteklemek. Ancak bu yöntem her hastada aynı sonucu garanti etmiyor. Doğru hasta seçimi, uzman uygulama ve yoğun rehabilitasyon desteğiyle birlikte kullanıldığında yaşam kalitesinde önemli iyileşmeler sağlanabiliyor. Bu nedenle tedavi süreci her hastaya özel planlanıyor.” diye konuştu.

“YOĞUN FİZİK TEDAVİ BAŞARIYI ARTIRIYOR”

Fizik tedavi, yöntemin başarısını destekleyen en önemli uygulamalar arasında yer alıyor. Yoğun rehabilitasyonun tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Göksoy, “Omurilik felçli hastalara hareket kazandırmak son yıllarda giderek büyüyen bir araştırma alanı haline geldi. Özellikle omurilik yaralanmasıyla yaşamını sürdürmeye çalışan kişiler için bu gelişmeler önemli bir umut kaynağı oluşturuyor. Yatılı fizik tedavi programları kasların güçlenmesine ve hareket becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabiliyor. Bilimsel gelişmeler sayesinde geçmişte ‘ömür boyu sürecek’ olarak değerlendirilen bazı durumlarda bugün çok daha farklı sonuçlar elde edilebiliyor. En başarılı sonuçlar ise teknolojik uygulamaların rehabilitasyon programlarıyla birlikte yürütülmesiyle sağlanıyor. Yoğun fizik tedavi başarı şansını artırıyor.” dedi.

Epidural stimülasyon bugün için her omurilik yaralanması yaşayan hastaya uygulanabilen ya da kesin sonuç veren bir yöntem olarak değerlendirilmiyor. Ancak uzmanlar, bilimsel gelişmelerin omurilik yaralanmalarının tedavisinde yeni seçenekler sunduğunu, doğru hasta seçimi ve kapsamlı rehabilitasyonla birlikte birçok hastanın bağımsız yaşam becerilerini geliştirebildiğini belirtiyor.


ARŞİV