Göçmenler 'sağlıksız' kaldı

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’nın raporuna göre binlerce göçmen sağlık haklarına erişemediği için ciddi sağlık sorunları yaşıyor

03 Mart 2026 - 21:37

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’nın hazırladığı “Gölgelerde Kalan Yaşamlar” başlıklı rapor, “Göçmen ve Mültecilerin Sağlık Hakkına Erişim Engelleri ve Yaşanan Hak İhlalleri” alt başlığıyla yayınlandı. Geçen Ocak ayında yayınlanan rapor,  Sağlık Bakanlığı, TÜİK ve Göç İdaresi Başkanlığı gibi kurumların resmi verileri ile STK'ların saha gözlemleri mağdurların anlatımlarını içeriyor.

İstanbul’un değişik semtlerinde yaşayan Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ile Kayıtlı ve Kayıtsız Göçmenleri odağına alan rapor, tüm göçmen ve mültecilerin temel sağlık hizmetlerine erişiminde hep var olan, Nisan 2025’te derinleşen hak ihlallerini belgeliyor. Rapora göre, Nisan 2025'te alınan idari kararla Geçici Koruma altındaki Suriyelilerin Aile Sağlığı Merkezleri'nden (ASM) kayıtları silinmiş ve hizmetler Göçmen Sağlığı Merkezleri'ne (GSM) yönlendirildi. İstanbul'da 409 bin 164 kayıtlı Suriyeli için sadece 33 GSM bulunuyor. 

Rapora göre 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği de göçmenlerin sağlığa ulaşımını zorlaştırdı. Bu yönetmelikle bu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanırken katılım payı ödeme yükümlülüğü konulduğu  için böylece hizmetler fiilen ücretli hale getirildi. Kayıtlı göçmenler için Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerindeki artışlar (3.000 TL ve üzeri) ve özel sigortaların kapsam dışı bıraktığı tedaviler erişimi zorlaştırıyor. Kayıtsız göçmenler ise hastaneye gitmeyi "yakalanma" riski olarak gördüğü için acil durumlar dışında sağlık hizmetlerine erişemiyor. Rapor, organ kaçakçılığı, Geri Gönderme Merkezleri'ndeki (GGM) intiharlar ve cenazelerin rehin tutulması gibi sistemin karanlık yüzünü de ortaya koyuyor. 

 “YAŞATMAK İÇİN ŞARTLARIMIZ”

Sağlığın bir piyasa metası, göçmenliğin/mülteciliğin ise bir suç olmadığını vurgulayan raporda, şu acil adımların atılması talep ediliyor:

- Sağlık kurumları ‘güvenli bölge’ ilan edilmeli. Kimliksiz göçmenlere suçlu değil hasta muamelesi yapılmalı.

- Çocuklar, hamileler ve kronik hastalar için statüden bağımsız, ücretsiz sağlık erişimi sağlanmalı.

- Sağlık hizmeti bir kâr kapısı olmaktan çıkarılmalı, ücretler vatandaşlarla eşitlenmeli.

- Suriyeli sığınmacıların mahalle bazlı birinci basamak sağlık hizmetlerine (ASM) erişimi verilmeli. 

- Hastalıkların bir cezalandırma ve sınır dışı gerekçesi yapılmasına son verilmeli. 

- Yerel yönetimler göçmen sağlık merkezlerini işlevsel hale getirmeli ve sivil toplumla kâr amacı gütmeyen protokoller imzalamalı.

Ganalı Adufu’nun trajik ölümü

“Bu rapor, Micheal ve onun gibi sessizce hayatını kaybeden tüm göçmenlerin haklarını savunmak amacıyla sunulmuştur” denilen raporda adı geçen Michael Adufu 2016’da yasal pasaportuyla Türkiye’ye giriş yapan bir Afrikalı. Ağır tüberküloz hastası Michael, şifa bulmak amacıyla gittiği hastanenin kapısında gözaltına alınıyor. Hayati tehlike arz eden sağlık durumuna rağmen tıbbi müdahale yerine tutuklama prosedürleri işletiliyor. Cezaevine dahi varamadan komaya giriyor, 15 gün sonra da (Mayıs 2025)  hayatını kaybediyor. Sistemin "görünmez" kıldığı ve sağlık hakkı ararken kriminalize edilen binlerce göçmenden biri olarak kayıtlara geçiyor...


 


ARŞİV