Türkiye’de ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları hem bireysel bakım rutinlerinin zayıflığını hem de sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikleri ortaya koyuyor. Sensodyne’in Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre toplumun yüzde 49’u dişlerini günde iki kez fırçalamıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu, ancak bu hastalıkların özellikle düşük ve orta gelirli gruplarda çok daha yaygın görüldüğünü vurguluyor. Bu yönüyle ağız sağlığı, yalnızca bir hijyen meselesi değil, aynı zamanda bir eşitsizlik göstergesi olarak öne çıkıyor.
FIRÇALAMA ALIŞKANLIĞI YETERSİZ
Araştırma verileri, Türkiye’de en temel ağız bakım alışkanlığının dahi yaygın olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 12’si dişlerini önerilen en az iki dakika boyunca fırçalıyor. Toplumun yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez fırçalarken, yüzde 13’ü haftada 3-4 kez fırçalamakla yetiniyor. Yüzde 6’lık bir kesim ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor.
Katılımcıların yüzde 90’ı diş macunu ve diş fırçası kullanıyor. Ancak ağız bakımının tamamlayıcı unsurlarında ciddi bir düşüş dikkat çekiyor. Ağız çalkalama suyu kullananların oranı yüzde 54, diş ipi kullananların oranı yüzde 40. Dil temizleyici kullananların oranı yüzde 18, ağız duşu kullananların oranı ise yalnızca yüzde 7. Bu tablo, ağız bakımının bütüncül bir sağlık rutini haline gelemediğini ortaya koyuyor.

ÇÜRÜKLER “AĞRIYA KADAR” ERTELENİYOR
Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i ağzında aktif ve tedavi edilmemiş çürükle yaşamını sürdürüyor. Bu kişilerin yüzde 76’sının son üç ayda diş hekimine gitmemiş olması dikkat çekiyor. Her 5 kişiden 1’i ise son iki yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını belirtiyor. Bu veriler, diş sağlığı sorunlarının çoğunlukla erken aşamada değil, “acil ağrı” seviyesine ulaştığında ele alındığını gösteriyor.
Türkiye’de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Yeni nesilde bu yaş ortalama 7’ye kadar gerilese de uzmanlar, çocukların süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte diş hekimiyle tanışması gerektiğine dikkat çekiyor.Araştırma ayrıca diş hekimine gitmeme nedenleri arasında “ihtiyaç duymama” ve “maliyet”in öne çıktığını ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle düşük gelir gruplarında ağız sağlığı hizmetlerine erişimin sınırlı olduğuna işaret ediyor.
YANLIŞ BİLGİLER VE ALIŞKANLIKLAR YAYGIN
Katılımcıların yüzde 35’i diş hassasiyetini tedavi etmek yerine bazı yiyecek ve içeceklerden kaçınmayı tercih ediyor.Ebeveynlerin florürsüz diş macunu tercih etme eğilimi ise dikkat çekiyor. Oysa DSÖ, doğru dozda florür kullanımının çürük oluşumunu önlemede temel bir unsur olduğunun altını çiziyor.Bunun yanında çocuklar için tercih edilen diş macunu aromalarında yüzde 49 ile çilek ilk sırada yer alırken, onu nane ve karpuz aromaları takip ediyor.

ÖZGÜVENİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Araştırmaya göre toplumun yüzde 78’i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor.Diş görünümüne ilişkin memnuniyetsizlikte en önemli faktörler yüzde 50 ile diş rengi ve yüzde 40 ile diş dizilimi olarak öne çıkıyor. Dişlerini fırçalayamadığı bir günde kendini rahatsız hissedenlerin oranı yüzde 74’e ulaşırken, yüzde 33’ü doğrudan özgüven kaybı yaşadığını ifade ediyor.
BİLGİ KAYNAĞI DEĞİŞİYOR
Araştırma, ağız sağlığı konusunda bilgi kaynaklarının çeşitlendiğini de ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 64’ü diş hekimlerine güvenirken, yüzde 39’u internetten bilgi arıyor. Özellikle gençler arasında dikkat çeken yeni bir eğilim ise yapay zekâ kullanımı. Katılımcıların yüzde 9’u ağız ve diş sağlığıyla ilgili konularda yapay zekâya danıştığını belirtiyor.
DSÖ: AĞIZ SAĞLIĞI BİR EŞİTSİZLİK MESELESİ
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ağız hastalıkları dünya genelinde milyarlarca insanı etkiliyor ve bu hastalıklar en çok düşük gelirli kesimlerde yoğunlaşıyor. Tedavi maliyetlerinin yüksekliği ve sağlık hizmetlerine erişimdeki sınırlılıklar, ağız sağlığını küresel ölçekte bir eşitsizlik göstergesine dönüştürüyor. Türkiye’de araştırmada öne çıkan “maliyet” ve “erişim” sorunları da bu tabloyla örtüşüyor.