Kalbinizi unutmayın!

Türk Kalp Vakfı’nın 30. Kalp Haftası vesilesiyle Kadıköy Belediyesi Alzheimer Merkezi ve Sosyal Yaşam Evi’nde gerçekleştirdiği etkinlikte “Alzheimer” konuşuldu

12 Nisan 2018 - 16:37

Türk Kalp Vakfı, kalp damar hastalıklarını önlemek ve risk faktörlerini kontrol altına almak için uygulanan en etkili mücadele yöntemlerinden biri olan halkı bilinçlendirmek ve motive etmek misyonuyla çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. 30. Kalp Haftası sebebiyle her gün konferanslar veren vakıf, 11 Nisan Çarşamba günü Kadıköy Belediyesi’nde “Alzheimer Hastasıyla Yaşamak” adlı bir seminer düzenledi. Prof. Dr. Nazire Afşar, Doç. Dr Başar Bilgiç, Prof. Dr Ali Serdar Fak’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinliğe çok sayıda yaşlı ve Alzheimer hastası yakını katıldı.

“SİNSİ BİR HASTALIK”

Alzheimer hastalığıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Nazire Afşar, Alzheimer için “Başlangıcına dair tam bir bilgi elde etmek zor. Sinsi bir hastalık” diyen Afşar erken dönemde ortaya çıkan problemleri anlattı: “Anahtarı nereye koyduğunuzu unutma, isimleri unutma gibi küçük örnekler bir şeylerin başlangıcı. Yine sık görülen şeylerden bir tanesi aynı soruları sık sık sorma ve konuşma ortasında neyi konuştuğunu unutma. Bizim için önemli olan şey ise kişinin günlük yaşamda yaptığı şeyleri yapıp yapamaması. Bu birinin yemek yapamaması olabilir, çalışan birinin hesap yapamıyor olması olabilir, tanımadığı yerlerde daha çabuk kaybolup adapte olmak olabilir. Erken evrede genel performansta düşüklükler görüyoruz. Özellikle hasta yakınını en çok yıpratan şey ise davranış bozuklukları. Bunların içinde hırçınlaşma, bağırma küfretme gibi şeyler var. Hayal görebiliyor kişiler. Aşırı cinselliğin olduğu bu dönemde hastalarda yoğun şüphecilikler görülüyor.”

“DOĞRU TANI ÇOK ÖNEMLİ”

Doç. Dr. Başar Bilgiç, Demans ve bunama yapan tek hastalığın Alzheimer olmadığını söylerken, tüm bunamaların yarısından fazlasının Alzheimer’den kaynaklandığını söyledi. Bazen düzgün tanı koymada problemler yaşandığını söyleyen Bilgiç, “Biz Demansla başvuran hastalarımızda mutlaka iki şeye bakarız: B12’leri düşük mü? Guatrları çalışıyor mu? Çünkü hem guatr hem de B12 hastalığı Demans olarak görülebiliyor. Tedaviden önce düzgün tanıyı koymamız gerekiyor. Bu en sık yapılan yanlışlık.” dedi. Tüm dünyada Afrika kıtasında yaşayan insanlar kadar Alzheimer hastası olduğunu söyleyen Bilgiç, Türkiye’nin en hızlı yaşlanan ülkelerden biri olduğu için ileride Alzheimerlı insan sayısının giderek artacağını söyledi.

“ÖNEMLİ OLAN KORUYUCU HEKİMLİK”

Prof. Dr. Ali Serdar Fak sözlerine koruyucu hekimliğin önemini anlatarak başladı. “Bize tıp fakültesine başladığımızda çok temel bir şey öğretmişlerdi. Biz Hipokrat’tan bu yana, hastalığı olmadan önce önlemeyi bir ilke olarak değerlendiriyoruz. Alzheimer’da da aslında asıl başarıyı buradan yakalamak gerekiyor.” diyen Fak, beyin ve kalp ilişkisini, “Kalp ve beyin birbiriyle bağlantılı organlar. Hastalıklarda da ortak sebeplere dayanabiliyor. Kalp krizi damar sertliğiyle ilgili. Aynı damar sertliği beyinde inmeye de sebep oluyor. Yani aslında kalbin düşmanı beynin de düşmanı.” sözleriyle anlattı

Fak damar problemlerine karşı alınabilecek önlemler şu şekilde sıraladı: “Risk faktörleri dediğimiz, damar sertliğine sebep olan durumlar vardır. Önceden buna karşı önlem alınmalıdır. Bu risk faktörlerini ikiye ayırıyoruz: ‘değiştirilebilir’ ve ‘değiştiremediğimiz’ faktörler. Değiştiremediğimiz faktörler arasında aile öyküsü ve genetik yatkınlık var. Onun için gelenlere aile öykülerini soruyoruz. Cinsiyet de değiştirilemeyen faktörler arasında. Erkekler daha fazla damar riski taşıyor. Tabi yaş en önemli değiştirilemez risk faktörü. Bardağın dolu tarafından baktığımızda değiştirilebilir risk faktörleri de var. Sigara başta olmak üzere şeker hastalığı, hareketsiz yaşam ve fazla kilolu olmak damar sertliğini arttıran şeyler arasında geliyor. Bunlara dikkat etmek birçok hastalığın oluşmasını engellemek anlamına geliyor”

KALP SAĞLIĞI İÇİN İŞBİRLİĞİ

Marmara Üniversitesi öğrencileri kalp sağlığını bugünden korumak için yeni ve özgün bir proje başlatılıyor. Projenin amacı öğrencilerin kalp ve damar hastalıkları hakkında farkındalıklarını arttırmak ve kalp damar hastalığı risklerini saptamak olarak belirlenmiş. Projeyi koordine  eden Marmara Üniversitesi Hipertansiyon ve Ateroskleroz Araştırma Merkezi Müdürü Profesör Ali Serdar Fak proje hakkında şu bilgileri verdi : “Ülkemizde hipertansiyon, sigara hareketsizlik ve fazla kilo nedeniyle kalp damar hastalığı riski çok erken yaşlarda hızla artmakta. Bu konuda gençlerimizin sağlığını korumak için şimdiden konu hakkında farkındalığı arttırmak ve önlem almak durumundayız. Daha çok spor yapan, daha fazla hareket eden, daha sağlıklı beslenen bir üniversite gençliği yarının sağlıklı toplumu  demektir. Öğrencilerimiz kayıt olduklarından mezun olana dek kalp sağlığı açısından takip edilecekler ve riski yüksek olan öğrencilerimiz daha yakın destekle izlenecektir. Bu yılki ilk aşama Göztepe Yerleşkesinde başlıyor ve pilot olarak 1000 öğrencimizi hedefliyoruz. Projeye Kadıköy Belediyesi, Türk Kalp Vakfı ve Bisikletliler Derneği destek vermekte. Başta Kadıköy Belediyesi olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler.”


ARŞİV