Karın ağrılarını ihmal etmeyin!

Safra kesesi taşının sık görülen bir hastalık olduğunu söyleyen Op. Dr. Vahit Mutlu, “Tekrarlayan karın ağrılarını ihmal etmeyin. Çünkü erken dönemde kolay yönetebildiğimiz bir safra kesesi problemi, gecikildiğinde iltihap, sarılık, safra yolu enfeksiyonu gibi ciddi bir tabloya dönüşebilir” diyor

17 Eylül 2026 - 09:16

Safra kesesinin ne işe yaradığı, alındığı zaman neler olduğu, safra taşının nasıl oluştuğu merak edilen konular arasında. Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Vahit Mutlu ile safra kesesi ve taşı hakkında merak edilen konuları konuştuk. 

Safra kesesinin karaciğerin hemen altında bulunan küçük bir organ olduğunu ifade eden Op. Dr. Vahit Mutlu, kesenin karaciğerin ürettiği safrayı depoladığını ve özellikle yağlı besinlerin sindirimi sırasında ince bağırsağa aktardığını söyledi. Safra kesesinin temel görevinin özellikle yağların sindirimine yardımcı olmak olduğunu belirten Op. Dr. Mutlu, “Hastalarımızın en çok merak ettiği konulardan biri de ‘Safra kesem alınırsa hayatım değişir mi?’ oluyor. Safra kesesi hayati bir organ değildir. Ameliyatla alındığında karaciğer safra üretmeye devam eder ve hastaların büyük çoğunluğu normal hayatına sorunsuz şekilde devam eder.” dedi. 

“HIZLI KİLO VERMEK RİSKİ ARTIRABİLİR”

Safranın içerisindeki maddelerin dengesinin bozulması ve zamanla kristalleşmesi sonucunda safra kesesi taşlarının oluştuğunu belirten Mutlu, şöyle devam etti: “Bunlar bazen kum tanesi kadar küçük, bazen de oldukça büyük olabilir. Özellikle kadınlarda, fazla kilolu bireylerde, hızlı kilo verenlerde, gebelik döneminde, ilerleyen yaşlarda ve ailesinde safra taşı öyküsü bulunan kişilerde daha sık görüyoruz. Burada özellikle hızlı kilo kaybına dikkat çekmek isterim. Çok hızlı ve kontrolsüz kilo vermek de safra taşı oluşum riskini artırabilir. Safra kesesi taşı her zaman belirti vermeyebilir. Bazı kişilerde yıllarca hiçbir şikâyet olmadan bulunabilir. Belirti verdiğinde ise en tipik şikâyet, özellikle yemeklerden sonra ortaya çıkan sağ üst karın bölgesindeki ağrıdır. Bu ağrı mide bölgesinde hissedilebilir, sırta veya sağ omuza doğru yayılabilir. Bulantı, kusma ve hazımsızlık da tabloya eşlik edebilir. Ancak ağrı uzun sürüyorsa ve buna ateş, titreme ya da sarılık eşlik ediyorsa artık basit bir safra kesesi ağrısından söz etmiyor olabiliriz. Böyle bir durumda mutlaka hızlı bir şekilde hekime başvurulmalıdır.” 

Safra taşının sadece ağrı yapan bir problem olmadığına dikkat çeken Op. Dr. Mutlu, taşın yol açabileceği sağlık sorunlarını şu şekilde anlattı: “Taş safra kesesinin çıkışını tıkarsa safra kesesi iltihabına, yani akut kolesistite yol açabilir. Küçük taşlar ana safra kanalına düşerse sarılık ve safra yolu enfeksiyonu gelişebilir. Taşın pankreas kanalının açıldığı bölgeyi etkilemesi durumunda ise akut pankreatit ortaya çıkabilir. Bunların bazıları acil müdahale gerektiren ve ağır seyredebilen tablolardır. Bu nedenle tekrarlayan safra kesesi ağrılarını ‘biraz ağrıdı, sonra geçti’ diyerek ihmal etmemek gerekiyor.”

“SAFRA KESESİNİ ÇIKARIYORUZ” 

“Şikayet oluşturan safra kesesi taşlarının kalıcı tedavisi genellikle cerrahidir.” diyen Vahit Mutlu, “Günümüzde standart yöntem laparoskopik, yani kapalı safra kesesi ameliyatıdır. Birkaç küçük kesiden kamera ve özel cerrahi aletlerle girerek safra kesesini taşlarla birlikte çıkarıyoruz. Kapalı cerrahi sayesinde uygun hastalarda ameliyat sonrası ağrı daha az olabiliyor ve hasta günlük hayatına daha hızlı dönebiliyor. Burada sık karşılaştığımız bir yanlış anlaşılmayı da düzeltmek isterim: Biz ameliyatta yalnızca taşı çıkarmıyoruz, safra kesesini çıkarıyoruz. Çünkü sadece mevcut taşı alırsak safra kesesi yeniden taş oluşturabilir. Eğer taş ana safra kanalına düşmüşse durum biraz farklıdır. Bu hastalarda ERCP gibi endoskopik yöntemlerle kanaldaki taşın temizlenmesi ve ardından uygun zamanda safra kesesi ameliyatının gerçekleştirilmesi gerekebilir.” dedi. 

Op. Dr. Vahit Mutlu, safra kesesi taşının toplumda oldukça sık görülen ve günümüzde başarılı şekilde tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu söyledi ve sözlerine şu bilgileri ekledi: “Tekrarlayan karın ağrılarını ihmal etmeyin. Çünkü erken dönemde oldukça kolay yönetebildiğimiz bir safra kesesi problemi, gecikildiğinde iltihap, sarılık, safra yolu enfeksiyonu veya pankreatit gibi çok daha ciddi bir tabloya dönüşebilir.”

“ENGELLEYEMEZSİNİZ AMA RİSKİ AZALTABİLRSİNİZ”

Mutlu, safra taşı oluşumunu tamamen engellemenin mümkün olmadığını ama oluşma riskini azaltmak için yapılabilecekleri şöyle aktardı: “Genetik yatkınlık, yaş ve cinsiyet gibi değiştiremeyeceğimiz faktörler var. Ancak riski azaltmak için yapabileceğimiz şeyler de bulunuyor. Sağlıklı kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve liften zengin beslenmek önemli. Özellikle aşırı yağlı ve yüksek kalorili beslenme alışkanlığından kaçınmayı öneriyoruz. Bir diğer önemli konu ise kilo verme şeklidir. Kilo vermek sağlıklıdır ancak çok hızlı kilo vermek her zaman sağlıklı değildir. Uzun süreli açlıklar, kontrolsüz şok diyetler ve çok hızlı kilo kayıpları safra taşı oluşumunu kolaylaştırabilir.”

 

ARŞİV