Medicana Hastanesi'nden Dr. Can Varılsüha

Medicana Hastanesi’nden Dr. Can Varılsüha, böbrek hastaları için büyük önem taşıyan böbrek naklinin ayrıntılarını Gazete Kadıköy için anlattı.

11 Kasım 2010 - 11:47

Medicana Hastanesi’nden Dr. Can Varılsüha, böbrek hastaları için büyük önem taşıyan böbrek naklinin ayrıntılarını Gazete Kadıköy için anlattı.

Organ Nakli (Böbrek Nakli), böbrekleri herhangi bir hastalığa bağlı süzme işlevini kaybetmiş hastaların yaşamını devam ettirebilmesi için böbreğin yerini tutacak bir süzme sistemine ihtiyacı kaçınılmaz olan hastalar için en üstün, en sağlıklı ve en güvenilir tedavi şeklidir.
Böbrek Nakli, Bahçelievler Medicana Hastanesinde 2007 yılında başlamış olup halen aynı hevesle, aynı amatör ruh ve profesyonel organizasyonla devam etmektedir.
Organ Nakli ülkemizde sadece Sağlık Bakanlığının izni ve ruhsatı ile yapılabilmektedir. Nakil için oldukça geniş bir ekip çalışmasına gerek vardır. Neredeyse hastanedeki tüm hekimlerin ameliyat öncesi hazırlık, ameliyat ve ameliyattan sonraki takip döneminde hastaların tedavisine katkıda bulunması gerekmektedir. Ameliyatı yapan cerrahi ekip ameliyata hazırlayan ve ameliyattan sonra takip yapan nefroloji ekibi, doku çalışmaları yapan immünologlar, radyologlar, biyokimya laboratuarı çalışanları, pataloglar, mikrobiyologlar, organ nakil koordinatörleri, ameliyathane ve servis hemşireleri hatta hemodiyaliz ekipleri organ naklinin vazgeçilmezleridirler.
Ülkemizde 45 bin civarında (Türk Nefroloji Derneği) diyaliz tedavisi gören hastanın yanı sıra henüz diyaliz tedavisine ihtiyaç göstermemekle birlikte sınır durumda yaşayan yani her an için diyalize ihtiyaç duyabilecek olan çok sayıda böbrek hastası bulunmaktadır.
Diyaliz, hemodiyaliz ve periton diyalizi olarak iki farklı grupta, iki farklı yöntemle yapılmaktadır. Hastaların çok büyük çoğunluğu hemodiyaliz yani bir diyaliz merkezinde haftanın üç günü dörder saat süreyle diyaliz makinasına bağlanarak diyaliz olmaktadır.
Ancak hemodiyaliz böbrek fonksiyonlarını yerine getirmekten çok uzaktır. Sadece vücuttaki zehirli maddelerin yüzde onluk bir kısmını süzebilmektedir. Bundan dolayıda bir böbreğin yerini tutması mümkün olmamaktadır.
Bir böbreğin yerini tutabilecek olan sadece bir başka böbrektir. Günümüzde bir başka böbrek ihtiyacı sadece iki şekilde karşılanabilmektedir.

1. Beyin ölümü gerçekleşen yani tıbben ölmüş insanlardan bağış üzerine alınan böbreklerin, böbrek hastalarına takılması:
Bunun için, Sağlık Bakanlığının organizasyonuyla, son derece kesin kurallarıyla ve doğru kişiye takılmasıyla çalışan ‘Kadavradan Böbrek Nakli’ sistemi mevcuttur. Ülkemizde ne yazık ki organ bağışı gelişmiş ülkeler düzeyine yaklaşmaktan çok uzaktır. Bağış sayısının artması, hayatını çok zor koşullarda devam ettiren, hatta diyaliz tedavisi sırasında ortaya çıkan komplikasyonlardan dolayı erkenden ölen böbrek hastalarının sağlığına kavuşmasına büyük katkılarda bulunacaktır.

2. Böbrek hastasının dördüncü dereceye kadar olan akrabaları ve kayın hasımlarından alınan böbreklerin hastaya takılmasıyla uygulanan canlı vericilerden nakil sistemi:
Akrabalık haricinde, bizzat Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan maddi çıkar ve her türlü istismarı engelleme amacı taşıyan ‘etik kurulların’ uygun gördüğü yakınlardan Arkadaş vs) alınan böbreklerle yapılan nakiller de canlı vericilerden yapılan nakiller içinde yer almaktadır.
Böbrek Nakli yapılan hastalar bir yandan sağlığına kavuşurken diğer yandan da sosyal hayata geri dönmekte, zamanının büyük kısmını diyaliz makinelerinde harcamamaktadır. Çalışabilmekte, tatiline güvenle çıkabilmekte, spor yapabilmektedir.
Diğer yandan diyaliz komplikasyonlarından kurtulmaktadır.
Sağlık durumu uygun olan herkes böbrek nakli ameliyatı olabilmektedir. Bu gün artık kan grubu uyumsuz böbrek nakilleri de yapılabilmekle birlikte ortaya çıkan sorunların yoğunluğundan dolayı kan grubu uyumu aranmaktadır. Doku grubu uyumu olması tercih sebebi ise de şart olarak görülmemektedir.
Nakil sayısını arttırabilmek için Sağlık Bakanlığı çapraz nakillerin de önünü açmıştır. Kendi vericisinden tıbbi sebeplerle nakil imkanı olmayan hastalara diğer bir veya birkaç hastanın vericisinin uyumlu böbrekleri karşılıklı olarak, eş zamanlı yapılan ameliyatlarla ve elbetteki kendi rızaları ile takılabilmektedir.
Bir kez böbrek nakli olan hastanın böbrek kaybı olması halinde tekrar diyalize dönebilmekte ve bu şekilde hayatını devam ettirebilmektedir. Bu hastaların tekrar nakil olma şansları da devam etmektedir.
Sağlık bakanlığı tüm diğer nakillerde olduğu gibi böbrek naklinde de gerekli kanun ve yönetmelikleri çıkararak üniversite, devlet hastaneleri, vakıf ve özel hastanelerin önünü açmış, kontrollerle de tüm sektörü denetim altına almıştır. Böbrek nakli ameliyatlarından katkı payı alınmasını da yasaklamıştır.

Dr. Can Varılsüha
 


ARŞİV