Organik bir ruj lütfen!

Sağlıklı bir şekilde güzelleşmek isteyen kadınlar artık organik özelliği olan kozmetik ürünlerini tercih ediyor.

01 Aralık 2010 - 16:48

Sağlıklı bir şekilde güzelleşmek isteyen kadınlar artık organik özelliği olan kozmetik ürünlerini tercih ediyor.


Organik ürünler artık hemen hemen hayatımızın her alanına girdi. Yiyecek ve içeceklerle başlayan organik ürün sektörü her gün giderek büyüyor. Zehirlenmeden, kansorejen maddelere maruz kalmadan güzel olmak isteyen kadınların gözdesi ise organik kozmetik ürünleri. Zira saç boyaları ve makyaj malzemeleri başta olmak üzere tüm kozmetik ürünleri ciddi zararları bilinen bir gerçek artık. İşte bu tehlikeli durum ''yeşil kozmetik'' olarak da adlandırılabilecek sektöre ilgiyi arttırıyor.
Bu zararlı etkilerden korunmak için yalnızca "organik kozmetik" satan dükkânlar bile açıldı. Amerika ve Avrupa'da birçok kadın artık organik olmayan hiçbir cilt ve saç ürününü kullanmıyor. Özellikle kurşun içeren rujlar ve kozmetiklerin üretimde kullanılan petrol artığı maddelerin tehlikeli olabileceği belirtiliyor. Bugün Avrupa'da organik kişisel bakım pazarının büyüklüğü, 1 milyar Euro. Kişi başına düşen organik kişisel bakım ürünü tüketimi ise yıllık 2.6 Euro, Avrupa'da organik kozmetik pazarında en güçlü ülke, Almanya. Onu İtalya, İsviçre ve Fransa izliyor. Avrupa'da tüketicilerin yüzde 10'u organik kozmetik ürünleri kullanıyor. Bu nedenle önü açık bir sektör olarak değerlendiriliyor.

ORGANİK KOZMETİK REHBERİ

Doğal ürünler kullanmak için şu 9 maddeye dikkat etmelisiniz:

1-Etiketine bakın: Kozmetik ürünlerle ilgili en karmaşık durum, üretimlerinde kullanılan kimyasalların çok çeşitli olması. Tüketiciler, belli bazı temel maddeleri öğrenip bunların ürünlerin etiketinde bulunmadığını kontrol etmeli. Ya da her bir ürün için etiket okumak yerine organik ve doğal malzemeleri kullanan kozmetik şirketleri tercih edilebilir.
2-‘Alüminyum’suz deodorant: Ter önleyici olarak kullanılan alüminyum maddesi derinin tahriş olmasına neden oluyor. Ayrıca sağlıklı terlemeyi sağlayan gözenekleri tıkayarak, vücut ısısını dengede tutmaya yarayan terleme işleminin yapılamamasına neden oluyor. Deodorant kullanmak istiyorsanız alimünyum içermeyen markaları kullanın.
3-Doğal bir gülümseme: “Daha beyaz bir gülümseme” için diş macunu üreticisi şirketlerin dişleri beyazlatmaya yarayan ‘parabens’, ‘titanium-dioxide’ gibi maddeleri ve ‘flouride’ maddesinden yüksek miktarda içeren diş macunları üretiyorlar. ‘Flouride’ maddesi diş çürüklerini önlemesine rağmen, fazlası zehirleyici olabiliyor. 1997 yılından itibaren ‘American Gıda ve İlaç İdaresi’ flouride içeren diş macunlarının üzerinde zehirlenme uyarısının olmasını zorunlu kılıyor. Piyasada doğal deodorantlar gibi doğal diş macunları da var.
4-Saçları ‘yola getirirken’: Kadınların saçlarına uyguladığı ürünler (şampuan, saç kremi, güçlendirici, jöle, saç spreyi, boya vb.) ciltlerine uyguladıklarından çok daha fazla. Saç da cilt gibi yüksek emicilik özelliğine sahip ve bu ürünlerin çeşitli zararlı maddeler içerebilmekteler. Şampuanlar ve saç kremleri petrol yan ürünlerini içeriyor, kepek ve sedef hastalığı şampuanları ve bazı saç boyaları kanserojen kömür ziftleri içeriyor. Bunların yanında ‘formaldehyde’, ‘phthalates’içeren ve yapay kokulu ürünlerden kaçınmanız gerekiyor.
5-Petrolsüz ürünler: Çoğumuz petrol yan ürünlerini kullanmaya fazla meraklı değiliz. Ancak bu maddeler kişisel bakım ürünleri, sağlık malzemelerinin plastik parçaları dahil sayısız alanda kullanılıyor. Bu maddelerin kullanıldığı ürünleri etiketlerine bakarak ayırt edebilirsiniz. Bakmanız gereken isimler mineral yağlar, gazyağı, bir çeşit hidrokarbon olan ‘propylene glycol’ maddesi. Petrol ürünlerinin kullanıldığı en yaygın ürünler dudak kremleri ve parlatıcıları. Bu ürünlerin yerine balmumu ikame ürün olarak kullanılabilinir.
6-Bronzlaşmak: ‘Ecologist’ adlı dergiye göre,“Güneş kremleri, kullanıcısına güvende olduğu hissi vererek güneş altında durma süresinin uzamasına neden oluyor. Çok az kişi bu kremleri üreticisinin önerdiği kalınlıkta ve düzenli olarak kullanıyor. Bu tür kremlerin içindeki güneşe karşı koruma sağlayan kimyasallar, insan cildi için tahriş edici olabilmekte ve tahriş olmuş cilt güneşten etkilenmeye yatkın hale gelmektedir.” Cildinizi korumanız önemli, doğal güneş kremleri kullanın, vücudunuzu örtün ve gün ortası sıcağından kaçının.
7-Hayvanların kobay yapılması: Kozmetik üreticilerinin hayvanları etik olmayan şekilde kobay olarak kullanmalarına karşı çıkıyorsanız, HCS (İnsancıl Kozmetik Standartları) ambleminin bulunduğu markaları tercih ediniz. HCS 1998 yılında oluşturulmuş ve kozmetik ürünlerinin hayvanlarda denenmesine karşı çıkan bir uluslararası koalisyon.
8-Dünyaya karşı nezaket: Piyasada yukarıda bahsedilen uyarılara uyan birçok ürün var. Bu ürünleri seçerken sertifikalı olmalarına dikkat etmek gerek. Ürünlerin üzerinde ‘doğal' ibaresinin olması fazla bir önem taşımıyor.
9- Toksik Şok Sendromu: TSS olarak kısaltılan bu hastalık, genellikle adet kananmalarında kullanılan tamponların vajinada uzun süre bekletilmesi sonucu görülüyor. Özellikle de fazla emiciliğe sahip, sentetik tamponların kullanımında görülüyor.
 

Etiketler; organik ruj

ARŞİV