“Sağlıklı görünmek risk olmadığı anlamına gelmez”

Genç yaştaki kalp krizlerinde yaşam tarzı kadar genetik yatkınlık da belirleyici olurken, uzmanlar düzenli kontrollerin hayat kurtarabileceğine dikkat çekiyor

10 Temmuz 2026 - 11:23

Son yıllarda genç yaşta görülen ani kalp krizi ve ani kalp durması vakaları ile Ani Aritmik Ölüm Sendromu (SADS) daha fazla gündeme gelirken, bu durumun nedenleri de daha sık konuşulmaya başlandı. Özellikle sağlıklı görünen ve aktif yaşam süren genç bireylerde yaşanan ani kalp durmaları, değişen yaşam alışkanlıklarının yanı sıra kalıtsal kalp hastalıklarının da genç yaşta ciddi sonuçlara yol açabileceğini gösteriyor. DoktorTakvimi uzmanlarından Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Reyhan Kahraman Akman, erken tanı ve düzenli kontroller sayesinde birçok kalp hastalığının yaşamı tehdit etmeden önce tespit edilebildiğini belirterek, “Sağlıklı görünmek risk olmadığı anlamına gelmez.” dedi. 

Akman, kalp krizi ve ani ölüm vakalarının yalnızca daha görünür hale gelmediğini, yaşam tarzındaki değişimlerin de bu tabloyu etkilediğini belirterek, “Bunun bir nedeni ünlü kişilerin bu istenmeyen durumu yaşaması nedeniyle medyada daha görünür hâle gelmesi olsa da, şehir yaşamında giderek değişen yaşam alışkanlıklarının önemli bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Ailede kalp damar hastalığı olması, obezite, diyabet, hiperlipidemi, hipertansiyon, sigara ve elektronik sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, kronik stres ve düzensiz uyku gibi risk faktörleri artık çok daha genç yaşlarda karşımıza çıkıyor. Bunun yanında kalıtsal kalp hastalıkları ve pıhtılaşma bozuklukları gibi genetik nedenler de genç yaşta kalp krizi riskini artırabiliyor. Bu nedenle 'Genç yaşta kalp hastalığı olmaz' düşüncesi doğru değildir.” dedi.

“ANİ ÖLÜME NEDEN OLABİLİR”

SADS’nin klasik kalp krizinden farklı bir mekanizmayla geliştiğini ve kalbin elektriksel sistemindeki bozuklukların özellikle gençlerde ciddi sonuçlara yol açabildiğini belirten Akman, “SADS, kalbin elektriksel iletim sistemindeki bozukluklara bağlı olarak gelişen ani kalp durmasıdır. Klasik kalp krizi ise kalbi besleyen damarlardan birinin tıkanması sonucu kalp kasının hasar görmesiyle oluşur. SADS’te çoğu zaman damar tıkanıklığı bulunmaz; sorun kalbin ritmini düzenleyen elektriksel sistemdedir. Özellikle genç bireylerde görülen bazı kalıtsal ritim bozuklukları herhangi bir belirti vermeden ani ritim bozukluğuna ve ani ölüme neden olabilir.” ifadelerini kullandı. Akman, bazı kalp hastalıklarının uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek, “Kalp kası hastalıkları, doğuştan gelen ritim bozuklukları veya genetik sendromlar rutin yaşamda fark edilmeyebilir. Özellikle yoğun fiziksel efor, aşırı stres veya bazı tetikleyici durumlar sonrasında ciddi ritim bozuklukları gelişebilir. Bu nedenle bazı kişilerde ilk belirti ani kalp durması olabiliyor.” diye konuştu.

“BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”

Çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikâyetlerin bazı durumlarda hayati riskin habercisi olabileceğine dikkat çeken Akman, özellikle egzersiz sırasında ortaya çıkan belirtilerin dikkate alınması gerektiğini şu sözlerle ifade etti: “Bu belirtiler egzersiz sırasında ya da hemen sonrasında ortaya çıkıyorsa, giderek daha sık tekrarlıyorsa ya da ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunuyorsa mutlaka ciddiye alınmalı. Açıklanamayan bayılma atakları, uzun süren çarpıntılar, göğüste baskı hissi ve eforla gelişen nefes darlığı önemli uyarıcı belirtilerdir. Bu şikâyetlerin ihmal edilmemesi ve en kısa sürede kardiyoloji değerlendirmesinin yapılması hayati önem taşır.”

Ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunan kişilerin herhangi bir şikâyeti olmasa bile kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurgulayan Akman, “İlk değerlendirmede elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi ve gerektiğinde ritim holteri, efor testi veya kardiyak MR gibi ileri tetkikler planlanabilir. Şüpheli durumlarda genetik danışmanlık ve genetik testler de önemli bilgiler sağlayabilir. Çünkü SADS'a neden olabilen birçok ritim bozukluğu kalıtsal özellik gösterebilmektedir.” ifadelerini kullandı. Akman, genç yaşta kalp hastalıklarının önlenmesinde düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemli rol oynadığını vurguladı.


ARŞİV