Sıvı kaybı ve hareketsizlik pıhtıya yol açabilir!

Yazın sıvı kaybının ve hareketsizliğin pıhtı gelişme olasılığını artırabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Hidayet Demir, risk grubunda olan kişilerin sıcak havalarda sıvı tüketimine özen göstermelerinin ve uzun süre hareketsiz kalmamalarının büyük önem taşıdığını söyledi

15 Temmuz 2026 - 12:13

Yaz aylarında hava sıcaklığının pıhtı oluşumana zemin hazırladığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar özellikle sıvı kaybı ve hareketsizliğin pıhtı riskini arttırdığına işaret ediyor.  Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hidayet Demir ile pıhtının ne olduğunu, risklerini ve yazın neden artabileceğini konuştuk.

Pıhtının tıpta “tromboz” olarak adlandırıldığını, kanın damar içinde normalin dışında pıhtılaşarak damarı kısmen ya da tamamen tıkaması durumu olduğunu ifade eden Memorial Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hidayet Demir, pıhtılaşmanın vücudun kanamayı durdurmak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizması olduğunu söyledi. 

“YAŞAMI TEHDİT EDİYOR”

“Ancak bu mekanizma damar içinde gereksiz yere devreye girdiğinde ciddi sonuçlara yol açabilir.” diyen Op. Dr. Hidayet Demir, yaşanabilecek ciddi sonuçları şöyle anlattı: “En sık karşılaştığımız tablo, bacak toplardamarlarında oluşan derin ven trombozudur. Buradaki en önemli tehlike, pıhtının bulunduğu yerden koparak akciğere gitmesi ve pulmoner emboli dediğimiz, yaşamı tehdit edebilen bir tabloya neden olmasıdır. Ayrıca pıhtılar beyin damarlarını etkilediğinde inmeye, kalp damarlarını etkilediğinde ise kalp krizine yol açabilir. Bu nedenle pıhtıyı basit bir dolaşım sorunu olarak değil, erken tanı ve tedavi gerektiren önemli bir sağlık problemi olarak değerlendirmek gerekir.”

Op. Dr. Hidayet Demir, obezitenin, sigara kullanımının, ileri yaşın, diyabetin, kalp yetmezliğinin, kanser hastalıklarının, uzun süre yatağa bağımlı kalmanın, büyük cerrahi operasyonların, hamilelik ve lohusalık dönemi ile östrojen içeren doğum kontrol ilaçlarının kullanımının pıhtı riskini artıran önemli faktörler olduğunu söyledi. Ailesinde pıhtı öyküsü bulunan veya kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu olan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Demir, yazın bu risk faktörlerine sıvı kaybı ve hareketsizlik eklendiğinde pıhtı gelişme olasılığının daha da yükselebileceğine dikkat çekti.

“KORUYUCU TEDBİRLER ÖNEM TAŞIYOR”

Op. Dr. Demir, bilgilendirmeyi şöyle sürdürdü: “Özellikle aşırı sıcaklarda terleme yoluyla önemli miktarda sıvı kaybediyoruz. Bu kayıp yeterince yerine konulmadığında kan daha yoğun hale geliyor ve pıhtılaşma eğilimi artabiliyor. Sıcak hava aynı zamanda damarların genişlemesine neden oluyor. Bu durum özellikle bacak toplardamarlarında kanın göllenmesine ve dolaşımın yavaşlamasına yol açabiliyor. Kan akımının yavaşlaması ise pıhtı oluşumu için uygun bir ortam hazırlıyor. Risk grubunda olan kişiler özellikle sıcak havalarda sıvı tüketimine daha fazla özen göstermeleri, uzun süre hareketsiz kalmamaları ve gerektiğinde hekim kontrolünde koruyucu tedbirler almaları büyük önem taşıyor.”

Dört saatin üzerindeki uçak, otobüs veya otomobil yolculuklarının da pıhtı riskini artırabileceğini dile getiren Demir, risk nedenlerini ve riski azaltabilmek için yapılması gerekenleri de şöyle anlattı: “Uzun süre dizler bükülü şekilde aynı pozisyonda oturmak, bacak toplardamarlarındaki kan akımını yavaşlatıyor. Uçak yolculuklarında kabin havasının düşük nemli olması nedeniyle oluşan sıvı kaybı da bu riski artırabiliyor. Ancak sağlıklı bireylerde bu risk oldukça düşüktür. Risk daha çok ileri yaşta olanlarda, daha önce pıhtı geçirmiş kişilerde, kanser hastalarında, hamilelerde, obez bireylerde ve büyük ameliyat sonrası dönemde belirgin hale gelir. Yolculuk sırasında her bir-iki saatte bir ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmak, otururken ayak bileği egzersizleri uygulamak, bol su tüketmek ve mümkün olduğunca rahat kıyafetler tercih etmek alınabilecek en basit ama en etkili önlemler arasındadır.”

“SAĞLIKLI YAŞAM ÖNLER”

Pıhtıyı önlemenin temelinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bulunduğunu söyleyen Demir, “Yaz aylarında susamayı beklemeden yeterli miktarda su tüketmek, mümkün olduğunca düzenli yürüyüş yapmak ve uzun süre aynı pozisyonda kalmamak gerekiyor. Özellikle masa başında çalışanlar veya uzun yolculuk yapanlar her saat başı birkaç dakika hareket etmeye özen göstermeli. Sağlıklı kilonun korunması, sigaradan uzak durulması ve kronik hastalıkların düzenli takibi de riski azaltan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Pıhtı açısından yüksek risk taşıyan hastalarda ise doktor önerisiyle koruyucu ilaç tedavisi veya basınçlı varis çorabı kullanılabiliyor.” ifadelerini kullandı. 

“BELİRTİLERİ DİKKATE ALIN”

Tek taraflı bacak şişliği, ağrı, kızarıklık, ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük gibi şikâyetler geliştiğinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Demir, “Unutmamak gerekir ki pıhtı, erken tanındığında ve doğru şekilde tedavi edildiğinde büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Özellikle yaz aylarında alınacak basit önlemler, hayati sonuçlar doğurabilecek ciddi komplikasyonların önüne geçebilir.” dedi.

 

ARŞİV