Kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte egzersiz alışkanlıkları da değişiyor. Birçok kişi soğuk hava nedeniyle açık alanlardan uzak dururken, kapalı ortamlarda yapılan sporlar ise üst solunum yolu enfeksiyonlarından kas-iskelet sistemi sorunlarına kadar pek çok riski de beraberinde getiriyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, kış aylarında spor yaparken hastalık riskinin neden arttığını ve alınması gereken önlemleri gazetemize anlattı.
“SOĞUKLARDA VÜCUT DİRENCİ DÜŞÜYOR”
Kış aylarında spor yapan kişilerin daha sık hastalanmasının tesadüf olmadığını anlatan ve bu durumun hem çevresel koşullarla hem de vücudun verdiği fizyolojik tepkilerle ilişkili olduğunu ifade eden Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, “Soğuklarda vücut direnci zaten biraz düşüyor. Kışın çoğu zaman kapalı, sıkışık ve havalandırması yeterli olmayan ortamlarda bulunuyoruz. Spor salonları gibi alanlarda daha fazla insan temas ettiği için üst solunum yolu enfeksiyonları kolaylıkla birbirimize bulaşıyor.” dedi. Doç. Dr. Dağtaş, egzersiz sırasında vücut ısısının yükseldiğini, soğuk ortamla oluşan ani ısı farkının ise vücutta zayıf noktalar oluşturduğunu şu sözlerle ifade etti: “Vücudun iç sıcaklığı egzersiz sırasında 40-42 derecelere çıkabiliyor. Soğuk bir ortamla karşılaşıldığında bu fark 25-30 dereceyi buluyor. Bu durum düşük direnç noktaları oluşturuyor ve kas ağrıları, kramplar, eklem ağrıları ve çeşitli sakatlıklar ortaya çıkabiliyor.”
“YANLIŞ GİYİM SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR”
Kış aylarında spor yaparken en sık yapılan hatalardan birinin yanlış kıyafet seçimi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Dağtaş, “Yanlış giyim sağlık sorunlarına yol açabilir. Önemli olan yalıtım olarak tanımlanan ve dış ortam ile vücut arasında koruyucu bir bariyer oluşturan unsurlardır. Boynun, bileklerin, göğsün ya da karın bölgesinin açık kalması ciddi ısı farklarına neden olur. Aslında en iyi yalıtımı iki kıyafet arasında kalan hava tabakası sağlar. Bu yüzden tek kalın kıyafet yerine katmanlı, hafif ve hareketi kısıtlamayan giysiler tercih edilmeli.” dedi.
Soğuk havanın dokuları sertleştirdiğini de hatırlatan Dağtaş, “Kaslar ve tendonlar soğukta daha gergin olur. Egzersiz sırasında kan dolaşımı artmışken ani soğuk teması ağrı, kramp, tendon iltihabı ve hatta kemik ödemine kadar varan sorunlara yol açabilir. Bu yüzden spor yaparken hareketlerimize dikkat etmeliyiz.” dedi.

“HER YAŞTA SPOR ŞART AMA ŞEKLİ DEĞİŞMELİ”
Sporun yaşa göre mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Dağtaş, herkesin aynı egzersizleri yapmasının doğru olmadığını şu sözlerle ifade etti: “20-30 yaşlarda daha yoğun, daha tempolu sporlar yapılabilirken 50-60 yaşlardan sonra yürüyüş, pilates ve yoga gibi daha kontrollü egzersizlere yönelmek gerekir. Her yaşta spor şart hayatımızdan çıkmamalı, sadece şekil değiştirmeli.”
Doç. Dr. Dağtaş, Kadıköy gibi yaş ortalaması yüksek bölgelerde kışın dışarı çıkmakta zorlanan vatandaşlar için de önerilerde bulundu: “Soğuk havada yürüyüş yapılamaz diye bir kural yok. Uygun kıyafetlerle açık havada yürüyüş yapılabilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda AVM’lerin geniş yürüyüş alanları ya da ev içinde yapılan egzersizler de iyi bir alternatiftir. Hareketsiz kalmamak hem zihin hem de beden sağlığınızı korur.”

“SPOR RUH HALİNİ DE OLUMLU ETKİLİYOR”
Kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla birlikte insanların daha depresif bir ruh haline girebildiğini hatırlatan Dağtaş, sporun bu dönemde insanlara psikolojik açıdan da büyük katkı sağladığını belirterek, “Güneşin azalması serotonin ve dopamin seviyelerini düşürüyor. İnsanlar bu dönemde daha fazla yemek yeme eğilimine giriyor. Bu kış aylarında kilo almanın en önemli sebeplerinden. Kışın yapılan spor ise hem kilo kontrolüne yardımcı oluyor hem de kişinin ruh halini olumlu etkiliyor, mutlu hissettiriyor.” ifadelerini kullandı.
“SU VE BESLENME DENGESİNE DİKKAT!”
Egzersiz sırasında su tüketiminin de önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Dağtaş, bunun kişiye göre değiştiğini belirterek, “Vücudun sesini dinlemek gerekiyor. İnsanlar su ve beslenme dengesine dikkat etmeli. İhtiyaç hissedildiğinde litrelerce su içmek yerine, vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar su içilmeli. Mesela tok mideyle spor yapmak doğru değil, egzersizden en az 2-3 saat önce yemeğin tamamlanmış olması gerekiyor. Buna dikkat edilmeli.” dedi.

SOĞUK HAVADA SPOR KİLO VERDİRİR Mİ?
Kış aylarında yapılan egzersizin daha fazla kilo verdirip verdirmediği sorusuna da değinen Doç. Dr. Dağtaş, bu konuda net bilimsel veriler olmadığını şu sözlerle ifade etti: “Kışın vücut, soğuk havaya karşı kendini koruyabilmek için daha fazla enerji harcar. Egzersiz bu enerji ihtiyacını artırarak kişiyi motive edebilir. Soğuk ortamda vücut, üşümeden ısısını korumak için daha fazla kalori yakar ve bu durum metabolizmanın hızlanmasına katkı sağlar. Egzersizle birlikte bu süreç daha da desteklenir ve yağ yakımı artar. Ancak asıl önemli olan sporu düzenli ve sürdürülebilir hale getirmektir.”