“Sorun uygulamada değil, ilaç yokluğunda”

İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Simla Dilara Sezgin, e-Nabız’a eklenen “İlacım Nerede?” özelliğinin ilaç yokluğu sorununu çözemeyeceğini, güncel olmayan veri nedeniyle hasta ile eczacıyı karşı karşıya getirebileceğini söyledi

18 Mart 2026 - 15:05

Sağlık Bakanlığı’nın e-Nabız kişisel sağlık sistemine eklediği “İlacım Nerede?” özelliği, vatandaşların reçetelerindeki ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu görebilmesini amaçlarken, uygulamanın sahadaki yansımalarına ilişkin tartışmalar da beraberinde geldi. Yeni sistemin ilaç yokluğu sorununa çözüm olup olmayacağı ve eczacılar açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı merak edilirken, konuyu İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Simla Dilara Sezgin ile konuştuk. Sezgin, uygulamanın teknik altyapısı, İlaç Takip Sistemi ile ilişkisi ve eczacı-hasta iletişimine olası etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“İTS ANLIK BİR SİSTEM DEĞİL”

Sezgin, “e-Nabız’da yer alan İlacım Nerede uygulamasını, İlaç Takip Sistemi’nin (İTS) bir devamı olarak düşünebiliriz. İTS, Türkiye’de uzun yıllar önce yürürlüğe giren ve firmadan çıkan ilacın izlediği tüm aşamaların devlet tarafından takip edilmesini sağlayan bir sistemdir. İlacın üzerindeki karekod sayesinde devlet, bu ürünlerin hareketlerini izleyebilmektedir. Bu sistem, soğuk zincir ilaçlarının saklanma koşullarından ilaçların ne kadar sürede tüketildiğine kadar birçok analizin yapılmasına da imkân tanımaktadır. Burada kritik olan nokta ise İTS’nin anlık değil, ertesi gün güncellenen bir sistem olmasıdır. Eczacılar olarak hepimiz stok sayımı ve takibi için çeşitli bilgisayar programları, yani eczane otomasyon sistemleri kullanıyoruz. Ancak bu otomasyon programları firmadan firmaya farklılık göstermekte. Bu nedenle devletin kullandığı İTS ile eczanelerde kullanılan otomasyon sistemleri arasındaki eşleştirme gün sonunda yapılmaktadır.” dedi.

“HASTA İLE ECZACI KARŞI KARŞIYA GELECEK”

İlacım Nerede uygulamasının hasta ve eczacıyı karşı karışa getirebileceğini söyleyen Sezgin, “İTS, eczanelerdeki ilaç hareketini anlık olarak gösteren bir sistem değildir. Bu nedenle, örneğin sabah bir hasta gelir ve elimde son bir kutu Parol bulunur. Reçete karşılığında bu ilacı hastaya verdiğimde elimde artık Parol kalmaz. Ancak ilacın eczaneden çıktığı bilgisi sisteme ancak ertesi gün yansır. Bu durumda öğleden sonra başka bir hasta reçetesiyle İlacım Nerede uygulamasına girdiğinde, benim eczanemde hâlâ bir kutu Parol bulunduğunu görebilir ve bu bilgiye güvenerek eczaneme gelebilir. Ben hastaya ilacı sattığımı söylediğimde ise hasta, sistemde ilacın bende göründüğünü ifade edecektir. Asıl itiraz ettiğimiz nokta da tam olarak budur. Çünkü bu durum, hasta ile eczacıyı gereksiz yere karşı karşıya getirecektir. Bu uygulamayı hem hastayı hem de eczacıyı üzecek ve zor durumda bırakacak bir uygulama olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı.

“İLAÇ YOKLUĞU SORUNUNU ORTADAN KALDIRMAZ”

Sezgin, “Bu uygulamanın neden hayata geçirildiğine de bakmak gerekir. Çünkü ‘ilaç yokluğu’ dediğimiz sorun, başta biz eczacılar olmak üzere herkes tarafından sıkça dile getirilmektedir. Kanaatimce İlacım Nerede uygulaması da ilaç yokluğu sorununu hafifletmek ya da ortadan kaldırmak amacıyla gündeme gelmiş ve bu nedenle sistem halka açılmıştır. Ancak gerçekte bu uygulama, ilaç yokluğunu çözen bir adım değildir. İlaç yokluğu sorununu çözebilmek için meselenin temeline inmek gerekir. Sistemi güncellemek ya da üzerine yeni bir uygulama eklemek, esas sorunu ortadan kaldırmak yerine sanki sorun yokmuş gibi davranılması sonucunu doğurmaktadır.” şeklinde konuştu.

Uygulamada nöbetçi eczaneleri gösteren özel bir filtre de yer alıyor. Bu özellik sayesinde mesai saatleri dışında ilaç arayan vatandaşların, nöbetçi eczaneleri seçerek ilacın bulunduğu yerleri daha hızlı görebilmeleri hedefleniyor. Sezgin, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Nöbetçi eczane, normal şartlarda birkaç eczanenin birlikte yürüttüğü hizmeti, nöbet süresi boyunca tek başına ve kısıtlı bir zaman içinde yerine getirmeye çalışır. Zaten bu süreçte yoğunluk ve acil hasta talepleri yaşanırken, bir de ‘Ben ilacımın sizde olduğunu gördüm, almaya geldim’ şeklindeki başvurularla karşılaşılması ek bir sorun yaratacaktır. Oysa eczacı, o ilacı sabah saatlerinde satmış ve elinde kalmamış olabilir. Böyle bir durumda yaşanacak tartışma, yalnızca hasta ile eczacıyı gereksiz yere karşı karşıya getirmekle kalmayacak; aynı anda acil ihtiyacı nedeniyle nöbetçi eczaneye başvuran diğer hastaların da mağdur olmasına yol açacaktır.”

“İLAÇ FİYAT KARARNAMESİ DÜZENLENMELİ”

Sezgin, “Bu sistem yerine yapılması gereken ilk şey, ülkemizde neden ilaç yokluğu yaşandığını doğru biçimde tespit etmek ve bu sorunu en aza indirmeye çalışmak olmalıdır. Bu noktada düzeltilmesi gereken en önemli şeylerden biri de ilaç fiyat kararnamesidir. Söz konusu kararname güncellenip günümüz koşullarına göre revize edildikten sonra, bu tür uygulamaların hayata geçirilmesi yeniden değerlendirilebilir. Nitekim cevaplanması gereken çok önemli sorular vardır: Bazı yabancı ilaç firmaları neden ürünlerini Türkiye pazarından çekmektedir? Neden bazı ilaçlar ülkeye sınırlı sayıda getirilmektedir? Avrupa’da onay almış yeni ilaçlar neden ülkemizde bulunmamaktadır? Öncelikle bu sorulara gerçekçi cevaplar bulunmalı, ardından da bu nedenlere yönelik kalıcı çözümler geliştirilmelidir.” dedi.


ARŞİV