Daha çok spor, daha çok Velotürk

Farklı spor dallarında uzman bir sporcu eşliğinde sabah sporu yaptığı “Daha Çok Spor, Daha Çok Kadıköy” etkinliğinde konuk sporcu Sarper Günsal oldu

29 Ağustos 2019 - 14:00

Kadıköy Belediyesi her yıl yaz aylarında parklarda düzenlediği sabah sporlarını, bu yıl “Daha Çok Spor, Daha Çok Kadıköy” sloganıyla Caddebostan sahile taşıdı. Kadıköylüler, 4 Ağustos’tan itibaren Caddebostan sahilinde, futbol, basketbol, atletizm, boks gibi farklı spor dallarında uzman bir sporcu eşliğinde spor yapmaya başladı. Güne zinde ve enerjik başlamak amacıyla yapılacak ilk sabah sporu 4 Ağustos günü dünya şampiyonu boksör Gülsüm Tatar’ın katılımıyla gerçekleşirken bayram arasının ardından ikinci etkinlik de Beşiktaş’ın efsaneleşmiş futbolcusu Metin Tekin ile Caddebostan Sahil’de bulunan BELTUR’un yanındaki alanda gerçekleşti. Kadıköylülerin bu haftaki konuğu ise bisikletçi Sarper Günsal oldu. Biz de Velotürk bisiklet takımının kurucusu Günsal ile söyleştik.

"3000'DEN FAZLA BİSİKLET HEDİYESİ"


⦁    Kimdir Sarper Günsal?
Aslında ben iki kariyeri olan bir adamım. Bir tanesi; Galatasaray Lisesi'nin ardından Boğaziçi Üniverstesi Kimya Mühendisliğini bitirdim. Ondan sonra konvansiyonel bir şekilde çalışmaya başladım. Yabancı bir kimya şirketinde kimya müdürlüğüne kadar yükseldim ama hep sporla, özellikle bisiklet sporuyla çok ilgiliydim. Yapan olarak değil ama izleyici olarak. 2006 yılında EuroSport'ta bisiklet yorumcusu olarak yarı zamanlı ve gönüllü olarak başladım. Sonra bisiklete de binmeye başladım. Onun ardından 5-6 arkadaş VeloTurk diye bir yapılanma ortaya çıkardık. Amacımız da; biz hayatında daha önce hiç bisiklet olmayan 5-6 arkadaş beraber bisiklete binelim, yurtdışında amatör yarışlara gidelim, Türkiye'de de sesimizi duyuralım ve bu şekilde sponsor bulup yarış düzenleyip oradan elde edeceğimiz gelirle de imkanı olmayan çocuklara bisiklet hediye edelimdi. Onun sonucunda 3000'den fazla çocuğa bisiklet hediye ettik. Onun dışında Türkiye'de ilk defa sadece amatörlere açık bisiklet yarışları düzenledik. Bu sene Çeşme'de 3 Kasım'da 4.sünü gerçekleştiriyoruz. 1500 kişilik bir katılım bekliyoruz. Yaklaşık 3 yıl önce emekli oldum ve EuroSport'ta bisiklet yorumcusu olarak full time çalışmaya başladım. Dolayısıyla böylece ikinci kariyerim başlamış oldu. 

"25 YIL SONRA KENDİME BİSİKLET ALDIM"


⦁    Bisiklet yorumculuğundan önce de çok başarılı bir kariyeriniz var. Bu başarılı iş hayatına rağmen sizi buraya yönlendiren ne oldu? Temel motivasyonunuz neydi? 

Ben çocukluğumdan beri spor yapmaya çok yetenekli olmasam da spor izlemeye ve sporla ilgili bilgilenmeye çok meraklı bir insandım. O, hayatım boyunca sürdü ama 1960'larda doğan her çocuk gibi annem babam "ya mühendis ya doktor ol" dedikleri için eninde sonunda o yolda devam etmiş bir adamdım. Bisiklet bana çok yakın geldi. Ben de bisiklete binmeye başladım 25 sene sonra. Yani ilkokul hediyesi olarak alınan bir bisikleti 25 yıl hiç kullanmadıktan sonra, 40 yaşımda kendime bisiklet alıp ona binmeye başladım ve ne kadar güzel bir şey olduğunu gördüm. Önce eski okul arkadaşlarımı yazdığım yazılarla rahatsız etmeye başladım. Sonra bir internet sitesinde yazmaya başladım. Sonra internet sitesindeki yazılarım dikkat çekince de EuroSport'tan yorumculuk teklif aldım. 10 sene gönüllü olarak devam ettim. 3 yıldır ise tam zamanlı çalışıyorum.


⦁    Veloturk ekibiyle nasıl bir araya geldiniz peki?
Biz EuroSport'ta Berkem Ceylan arkadaşımızla birlikte yarış anlatıyorduk. Onun okul arkadaşı Türkiye'nin en önemli şeflerinden biri Arda Türkmen. Okul etkinliğinde karşılaşıyorlar; o da bisiklete meraklıymış ve bizi EuroSport'ta izlermiş. Benim bir kere bir dergiye yazı yazmam istenmişti. Okan Can Yampır o derginin direktörüydü. O da bisiklete meraklı bir adammış. Biz de 2013 yılında "ya biz de bisiklete binelim birlikte" demiştik. Ben ondan önce VeloSlow diye Kadıköy'de bir grup kurmuştum. Çok hızlı bisiklete binmeyenler grubu... Ona katıldılar. 2013 yılından beri bisiklete binmeye başladık ve sonrasında Veloturk ortaya çıktı.


"ENDORFİN SALGILATAN BİR ALET"


⦁    Bisikletin fiziksel faydalarının çok fazla olduğunu biliyoruz. Peki mental faydaları neler sizce?
Şimdi kendimden bir örnek veriyim. Ben en son 14 yaşımda bisiklete binmiştim. Sonra bisikletim çalındı. Bir daha yaklaşık 42-43 yaşıma kadar bisiklete binmedim. Ardından bir arkadaşımın bisikletine el koydum; binmeye başladım. Bindiğim anda 12 yaşımdaki bana ilk bisiklet hediye edilen dönemdeki bütün hislerim geri geldi. Dolayısıyla insanı çocukluğuna geri döndüren bir alet. Çünkü her çocuk mutlaka bisiklete biner. Hem özgürlüktür, hem dünyadaki bütün referanslarınızın hızla değimesidir. Çünkü yürürken saatte 5 km hızla gidersiniz, koşarken maksimum 15 kilometre gidersiniz ama bisikletle saatta 35-40 km hıza çıkabilirsiniz. Dolayısıyla hem koku değişir, hem görüntüler değişir. Dolayısıyla insanı çocukluğuna götüren, onun dışında acayip endorfin salgılatan bir alet. Ben çocuğumla karımla kavga ederim, bisiklete çıkarım. Bir iki saat sonra eve geri döndüğümde hiç bir şey kalmaz. 


"KADIKÖY BENİM EVİM"
⦁    Kadıköy sizin için ne anlam ifade ediyor?

Ben 7 yaşımdan beri Bostancı ve Feneryolu'nda oturuyorum. Dolayısıyla 55 yıllık hayatımın 48 yılını Kadıköy'de geçirdim. Kadıköy benim evim, yaşadığım yer... Kendimi dünyada ait hissettiğim yer Kadıköy...
 

"MÜTHİŞ PERFORMANS GÖRDÜM"
⦁    "Daha çok spor" etkinliğinin son konuğuydunuz. Nasıl bir deneyimdi? 

Ben yıllardır bisiklete biniyorum, yaklaşık 35-40 kişilik bir katılım vardı. Katılanların hemen hemen hepsi benden daha ileri yaşta insanlardı. Müthiş bir performans gördüm onlarda. Ben çok zorlandım mesela ama bitirdim. Çok hoşuma giti. Katılanların da bu işi ne kadar büyük bir incelikle yaptığını gördüm. Çok mutlu oldum tabi. Ben yaptığım iş gereği kamuoyunda çok tanınan bir insan değilim. Dolayısıyla beni tanımaları önemli değildi ve ben de onların arasına katıldım. Onlarla birlikte hocaların gösterdiği hareketleri yaptım. 


 


ARŞİV