Futbolun Spartaküsü’nün ardından...

Efsane futbol insanı Metin Kurt’un ölümünün ardından altı yıl geçti. Anılarını topladığı “Çizgideki Gladyatör” kitabında yazdığı problemler ise hala güncel

06 Eylül 2018 - 14:14

İlk sporcu grevinde de ilk sporcu sendikası girişiminde de “Çizgi Metin”in imzası vardı… “Futbol oyun olarak güzel, borsada kirli ve çirkin” diyen spor emekçisi Metin Kurt’un aramızdan ayrılışının üzerinden altı yıl geçti. 26 Ağustos 2012’de hayatını kaybeden, hem efsane futbol zekâsı ve başarılarıyla hem de aykırı tavrıyla hafızalara kazınan Kurt’un mücadele ettiği anlayış ise futbolda hüküm sürmeye devam ediyor. Gazete Kadıköy olarak Metin Kurt’suz geçen altı senenin ardından profesyonellik olarak dayatılan “endüstüriyel futbola”  bir de onun gözünden bakmanız için kendi anılarını derlediği Kadıköy merkezli Yazılama Yayınevi tarafından basılan “Çizgideki Gladyatör” kitabını öneriyoruz.

“BU BATAKLIĞI BİZ KURUTACAĞIZ”

Jale Altuneli tarafından derlenen Kurt’un kaleme aldığı “Çizgideki Gladyatör” kitabı için, Altuneli “Bu kitap, devrimci sporcu Metin Kurt’un, özellikle aktif futbol döneminin ardından yaşadığı deneyimleri aktarıyor. Kurt’un antrenörlük, sendikacılık, aktif siyaset ve hayatını kazanmak için girdiği diğer alanların tamamında yaşadığı önemli dönemeçler ayrıntıları ile ele alınıyor. Kitapta yalnızca bir yaşam öyküsünü değil, Türkiye’nin spor tarihini ve bir toplumsal kesitini bulacaksınız.” diyor.

Kitapta geçen ve Metin Kurt’a ait olan şu sözler ise Kurt’un hayatını özetleyecek cinsten: “Sportmence onuncu köyü arıyor doğru söze kıymet verip savunanlar; bu yüzden dokuz köyden kovulanlar; yılmadan onuncu köyü arayanlar; sportmence sizin sesiniz, sözünüzdür. Selam sizlere, selam dostlara... Spor kılıflı bu bataklığı biz yaratmadık, ama biz kurtaracağız. Sivrisineklerden bir gün mutlaka kurtulacağız... Yazanlar, çizenler, eli kalem tutanlar; düşüncesini midesinin sansüründen geçirmeyenler, yüreğinde iyilik, doğruluk, güzellik meşalesi sönmeyenler... Bulamadıysak eğer sizleri, siz bulun bizleri... Yitirilecek zamanımız yoktur; gün naz değil, görev günüdür... Sporda söylenmeyen ne varsa biz söyleyeceğiz. Caymayız, caydıramazlar. Sapmayız, saptıramazlar. Yürüyoruz doğru bildiğimiz yolda; alnımız açık, başımız yukarıda...”

METİN KURT KİMDİR?

15 Mart 1948 yılında İstanbul’da doğdu Metin Kurt. Küçüklüğünden itibaren hep peşinde koştuğu meşin yuvarlak onu 1966 yılında ilk “profesyonel” transferi Altay’a taşıdı. Kurt’un futbolun endüstriyel haline karşı ilk savaşımı daha bu zamanlar filizlenirken, Altay’ın ardından önce PTT’ye daha sonra ise yıldızlaşacağı Galatasaray’a geldi. İngiliz teknik direktör Brian Birch yönetiminde şampiyonluklar yaşayan ve takımın değişmez yıldızı olan Metin Kurt, buradaki performansının ardından Milli Takım’da da oynamaya başladı.

Buraya kadar Milli Takım ve Galatasaray için her şey iyi giderken, emek sömürüsüne karşı “Futbolcu sendikası” fikrini ortaya atan Kurt takımdan “aforoz” edildi. Spor emekçileri için sendikal mücadeleye başlayan Kurt, bu mücadelesinde önceleri birçok kesimden destek alsa da basın birden kulüp talimatıyla Kurt’a sırtını döndü ancak o her şeye rağmen mücadelesini sürdürdü. Profesyonel futbolculuk hayatı bittikten sonra da endüstriyel futbola karşı sporcu emeği ve hakkı için mücadelesini hiç pes etmeden sürdüren Kurt, bu kez 2010 yılında başkanı olduğu Spor Emek-Sen’i kurdu. “Gerçekte siyaset, sporun babaevidir” diyerek 12 Haziran 2011 seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi’nden milletvekili adayı olan Kurt, 26 Ağustos 2012’de yaşama veda etti.


ARŞİV