La Masia’nın İzmir versiyonu: Altınordu

Altınordu Futbol Kulübü, Türkiye’nin en köklü kulüplerinden biri. Cumhuriyetle yaşıt olan kulüp bugün mülteci sorunlarıyla sık sık anılan İzmir’in Basmane semti çevresinde kuruldu. Kurucusu Eczacıbaşı Topluluğu'nun da temellerini atan Süleyman Ferit Eczacıbaşı olan kulüp, ismini eski Türkiye devleti Altın Ordu Devleti’nden aldı

26 Kasım 2021 - 09:08

Altınordu bugün özellikle altyapısının başarılarıyla adından söz ettiriyor. Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü gibi altyapısından çıkardığı oyuncuları Avrupa'nın en iyi liglerine ihraç eden kulüp, geçtiğimiz sezon ise Süper Lig’in kapısından döndü. Kulüp başkanı Seyit Mehmet Özkan ise bunun gerçekleşmesinden korkuyordu. Çünkü Süper Lig’de rakiplerle mücadele edecek güçlerde yeni transferlerin yapılması, lisans ücretleri, stadyumun gerekli seviyeye getirilmesi… Birçok ödeme ve yeni fatura anlamına geliyordu. 

“EĞİTİM SADECE SAHADA VERİLMİYOR”

Leicester City forması giyen Çağlar Söyüncü ve Olympique Marsilya formasıyla başarılı bir sezona giriş yapan Cengiz Ünder’in Altınordu zamanlarında yemekhanede iş yaparken, sırayla kendi yemeklerini alırken, etrafı toplarken gibi birçok görüntüsüne rastlayabiliyoruz. Altınordu, kurulduğu günden bu yana alt yapıya önem veren bir kulüp olsa da, takım 2012 yılında başkanlığa Seyit Mehmet Özkan’ın gelmesiyle tam anlamıyla bir üretim merkezi oldu. Trabzonspor forması giyen Erce Kardeşler ve Fenerbahçe forması ile Galatasaray derbisinde önemli kurtarışlara imza atan Berke Özer de bu fabrikanın son yıldızları. 
Özkan, verdiği birçok demeçte oyuncularının yalnızca saha içerisinde değil saha dışında da doğru birey olmaları için ellerinden geldiklerini yaptıklarını belirtiyor. Çocukların sorumluluk duygularının artması için onlara ayrılan alanların temizliği ve düzeni, ders çalışma saatlerinde toparlanması, yemek saatleri ve hatta yemeğin hazırlanması dahi minik takımdan itibaren futbolculara öğretiliyor. 

HAYVANCILIK EĞİTİMİ VERİLİYOR

Futbol tesislerinde tarım ve hayvancılık eğitimlerinin de verilmesi dikkat çekiyor. Kulüp Başkanı Özkan bu sıra dışı yöntemi şu sözlerle açıklıyor:
“Bu çocukların hepsinin şehir çocukları olduğunu biliyorum. Yani yumurtanın tavuktan çıkan bir şey olduğunu bilmelerini istiyorum. Yedikleri proteinlerin, dana etinin, kuzu etinin, bunların nasıl hayvanlar olduklarını bilmelerini istiyorum. Çocukların birçoğu buraya geldiklerinde bu hayvanlardan habersiz oluyor. Bizim burada büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarımız var. Günde 100 litre süt çıkıyor. Kendi sütümüzü otomatik makinalarla çocuklarımız sağıyor. Organik tarım alanımız var. Orada çocuklar haftada ikişer saat tarım yapıyorlar. Böylece yiyeceği domatesi, salatalığı, karpuzu dalından koparmanın keyfini alıyor. Yemeğin nasıl yapıldığını böylece biliyor ve israfa yeltenmiyor.”
Türkiye’de alt yapıların neredeyse tamamen unutulduğu, amatör futbol kulüplerinin kaderine terk edildiği, yabancı sınırı ile yılda iki defa oynanan futbol düzeninde Altınordu Spor Kulübü ay gibi parlamaya devam ediyor. Barcelona’da özenilen La Masia okulunun bir benzerini kuran İzmir ekibinin çoğalması ümidiyle… 
 


ARŞİV