İlk kez 48 takımın katıldığı Dünya Kupası'nda sona gelindi. ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa ev sahipliği yaptığı turnuva, 19 Temmuz'da New Jersey'de oynanacak İspanya-Arjantin maçının ardından tamamlanacak. 11 Haziran'da başlayan turnuva, 39 güne yayılan 104 maçlık programıyla Dünya Kupası tarihinin en geniş organizasyonu oldu. Yalnızca 72 maçlık grup aşamasını 4 milyon 644 bin 549 kişi tribünden takip ederken maç başına ortalama seyirci sayısı 64 bin 508'e ulaştı. Üç ülkeye ve 16 şehre yayılan turnuvanın büyüklüğü, futbolun alıştığı bazı sınırları da değiştirdi. Takım sayısı arttı, grup aşaması uzadı ve Kuzey Amerika yazında oynanan maçlarda 22'nci ve 67'nci dakikalara üçer dakikalık zorunlu hidrasyon molaları yerleşti. Oyunun ritmini değiştiren uygulamanın yayıncılara yeni reklam aralıkları yaratması da turnuva boyunca tartışıldı.
Saha dışında ise ev sahibi ABD'nin vize politikaları Dünya Kupası'nın hikâyelerinden birine dönüştü. İran Milli Takımı kampını Meksika'da kurup ABD'deki maçlarına sınırı geçerek giderken bazı futbol yöneticileri ve taraftarlar vize sorunları nedeniyle turnuvayı tribünden takip edemedi. 24 yıl sonra turnuvaya dönen Türkiye'nin macerası kısa sürdü. Yaklaşık yarım milyon nüfuslu Yeşil Burun son dünya şampiyonunu uzatmalara götürdü; Almanya, Hollanda ve Brezilya eleme turlarının başında kupaya veda etti. Bir Kongolu taraftar 90 dakika boyunca tek bir pozu koruyarak Patrice Lumumba'yı tribünlere taşıdı. Lionel Messi ise turnuvanın en az mesafe kat eden futbolcularından biri olurken Dünya Kupası gol rekoruna ulaştı.

24 YILLIK HASRET ÜÇ MAÇ SÜRDÜ
Türkiye'nin 24 yıllık Dünya Kupası hasreti beklenenden kısa sürdü. Son olarak 2002'de katıldığı turnuvadan üçüncülükle dönen A Milli Takımı, ABD, Avustralya ve Paraguay'ın bulunduğu D Grubu'nu üç puanla son sırada tamamlayarak grup aşamasında elendi.Türkiye için turnuvanın kırılma anı Paraguay maçı oldu. Rakibi karşısında 32 şut çeken milli takım, 10 kişi kalan Paraguay'a karşı da golü bulamadı ve sahadan 1-0 mağlup ayrıldı.Son maç öncesinde elenmesi kesinleşen Türkiye, kupaya ev sahibi ABD karşısında aldığı 3-2'lik galibiyetle veda etti. Vincenzo Montella, takımının turnuvadan “başı dik” ayrıldığını söylese de 24 yıl sonra gelen Dünya Kupası yolculuğu yalnızca üç maç sürdü. Türkiye, genişleyen formatta grup üçüncülerinden sekizinin de eleme turuna yükseldiği turnuvada grubunu son sırada tamamladı.

YARIM MİLYONLUK ÜLKENİN KUPASI
Turnuvanın en dikkat çekici hikâyelerinden biri Atlas Okyanusu'ndaki 10 volkanik adadan oluşan Yeşil Burun'dan geldi. “Mavi Köpekbalıkları” ilk Dünya Kupası'nda grubunu namağlup tamamladı. Son 32 turunda ise son şampiyon Arjantin'i uzatmalara götürdü. Arjantin 3-2 kazandı ancak Yeşil Burun, ilk Dünya Kupası'nda eleme turlarına yükselen en az nüfuslu ülke olarak turnuvanın akılda kalan takımlarından biri oldu.
Takımın öne çıkan isimlerinden biri 40 yaşındaki kaleci Vozinha'ydı. İspanya karşısında yedi kurtarışla maçın oyuncusu seçilen Vozinha, karşılaşmanın ardından vize sorunu nedeniyle tribünde olmayan annesinden söz ederken gözyaşlarını tutamadı. Birkaç gün sonra annesi Ana Candida Evora'nın vizesi çıktı ve oğlunu Dünya Kupası'nda izlemek için ABD'ye geldi.
Turnuvaya ilk kez katılan Curaçao'nun hikâyesi ise farklı başladı. Dünya Kupası'na katılan en küçük ülke, Almanya karşısında 7-0 gerideyken Livano Comenencia ile tarihindeki ilk Dünya Kupası golünü attı. Gol Curaçao'yu kurtarmadı, maç 7-1 bitti. Ancak tribünlerdeki kutlama, turnuvanın en ağır yenilgilerinden birini birkaç dakikalığına şenliğe çevirdi. Curaçao, altı gün sonra Ekvador karşısında golsüz berabere kalarak Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını da aldı.

İRANLI FUTBOLCULARA VİZE EZİYETİ
İran'ın Dünya Kupası hazırlıklarında gündem yalnızca futbol değildi. Futbolcuların ABD vizeleri turnuvanın başlamasına kısa süre kala çıkarken İran Futbol Federasyonu'na bağlı 15 idari ve yönetim personeline vize verilmedi.
ABD'ye giriş konusundaki belirsizlik nedeniyle İran kampını Meksika'nın Tijuana kentinde kurdu. Takımın üç grup maçı da ABD'deydi ancak futbolcuların maçların oynanacağı kentlere karşılaşmalardan yalnızca 24 saat önce gitmesine izin verildi. Maçların ardından takım yeniden Tijuana'daki kampına döndü. İran Teknik Direktörü Amir Ghalenoei, takımını “Dünya Kupası'nın en fazla baskı gören ekibi” olarak tanımladı. İran grup aşamasında elendikten sonra Tijuana halkına teşekkür eden Ghalenoei, Meksika'nın “ikinci evleri ve ikinci takımları” olduğunu söyledi.

DEVLER ERKEN VEDA ETTİ
Dünya Kupası'nın bazı büyükleri eleme turlarının daha başında turnuvanın dışında kaldı. Dört kez dünya şampiyonu Almanya, son 32 turunda Paraguay'a penaltılarla elendi. Son iki Dünya Kupası'nda gruptan çıkamayan Almanya, böylece 2014'te şampiyon olduğu turnuvadan bu yana Dünya Kupası'nda bir eleme maçı daha kazanamadı.
Üç kez final oynayan Hollanda'nın turnuvası da aynı turda sona erdi. Fas ile 120 dakikası 1-1 biten karşılaşmayı penaltılarda kaybeden Hollanda kupaya veda etti. Almanya ve Hollanda, Dünya Kupası tarihinde toplam 11 kez final oynayan iki ülke olarak son 16'yı dahi göremedi.
Brezilya ise bir tur daha ilerleyebildi. Beş kez dünya şampiyonu olan Güney Amerika ekibi, 28 yıl sonra Dünya Kupası'na dönen Norveç'e 2-1 yenilerek son 16 turunda elendi. Son şampiyonluğunu 2002'de kazanan Brezilya'nın kupa hasreti 24 yıla çıkarken turnuvayı son 16'da tamamlaması, 1990'dan bu yana en kötü Dünya Kupası derecesi oldu.
LUMUMBA TRİBÜNDE
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin maçlarında tribünler davullar, şarkılar ve danslarla hareket ederken Michel Kuka Mboladinga yerinden kıpırdamadı. Takım elbisesi ve gözlükleriyle sağ kolunu havaya kaldıran Kongolu taraftar, maç başladığında aldığı pozu son düdüğe kadar korudu.

Mboladinga'nın 90 dakika boyunca canlandırdığı figür, Kinşasa'daki Patrice Lumumba heykeliydi. “Lumumba Vea”, yani “Lumumba yaşıyor” adıyla tanınan taraftar, 1961'de öldürülen Kongo'nun ilk başbakanı ve bağımsızlık mücadelesinin simge isimlerinden Lumumba'nın duruşunu yıllardır milli takım maçlarında tekrarlıyor.2025 Afrika Uluslar Kupası'nda uluslararası ölçekte tanınan Mboladinga, Kongo'nun 52 yıl sonra döndüğü Dünya Kupası'nda da aynı performansı sürdürdü. Kongolu taraftar, 90 dakika boyunca koruduğu tek bir pozla ülkesinin sömürgecilik sonrası tarihinin en önemli isimlerinden birini Dünya Kupası tribünlerine taşıdı.