Suya hükmeden isim: Michael Phelps

Sadece sportif başarıları değil hayatlarıyla da insanlara ilham kaynağı olan, yaptıklarıyla dünya tarihine geçen sporun büyük isimlerinin hikâyeleri artık her hafta bu köşede olacak...

28 Nisan 2023 - 09:56

Michael Phelps... Birçok insan ismini unutmuş olsa da o bir ikon. Üstelik tüm branşlarda. Olimpiyatlar tarihinin en başarılı, en büyük sporcusu. Nasıl olmasın ki; herhangi bir branşta profesyonel bir sporcunun podyuma çıkabilmek için yıllarını adadığı olimpiyatlarda onun 23’ü altın olmak üzere toplam 28 olimpiyat madalyası bulunuyor. Üstelik 2008 Pekin Olimpiyatları’nda 8 tane altın kazanarak bir olimpiyatta en çok madalya kazanan sporcu unvanını da elinde bulunduruyor.

1985’in 30 Haziran günü ABD’nin Baltimore eyaletine bağlı Maryland şehrinde dünyaya gelen Phelps üç kardeşin en küçüğüdür. Annesi öğretmen babası ise polis olan Phelps’e çok küçük yaşlarda dikkat bozukluğu ve hiperaktivite teşhisi konunca aile bu yerinde durumayan küçük çocuğu enerjisini atması için yüzme sporuna yönlendirir. 7 yaşında başladığı yüzmede 10 yaşında, kendi yaş grubu içinde ulusal bir rekora imza atan Phelps spor eğitmenlerinin dikkatini hemen çeker.

15 YAŞINDA OLİMPİYAT
Çocukluktan ilk gençlik yıllarına doğru adım atarken fiziksel gelişimi dikkat çeker. O günlerde yaklaşık 12 bin kalori günlük yemek tükettiğine dair popüler bir kültür efsanesi hâlâ yaygın olsa da Pehlps bu iddiayı tam anlamıyla kabul etmez: “Bir sporcu olarak yediklerime hiçbir zaman dikkat etmediğim doğru ancak bu rakam biraz abartılı.” Ancak fiziksel gelişiminin yanına yüzme tekniğini de eklediğinde çıkan sonuç muazzamı olur. 15 yaşında, 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları için ABD yüzme milli takımına seçilir. Madalya kazanamaz ancak hem 200 metre kelebekte final yaparak 5. olur hem de olimpiyat havasını daha 15 yaşında alır. 2000 Sydney, Phelps için adeta bir sıçrama tahtası olur. Ardından gelen tüm yarışlarda zamanını geliştirir ve tüm rakiplerine meydan okur. 2001’de Japonya’daki Dünya Şampiyonası’nda altın alır. 2003’te İspanya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda ise 4 altın, 2 gümüş kazanır 5 dünya rekoru kırar. Artık dünyanın gözü onun üzerinde onun gözü ise 2004 Atina Olimpiyatları’ndadır.

Havuzda ‘yüzyılın yarışı’ olarak adlandırılan ve kendisiyle beraber Ian Thorpe ve Peter van den Hoogenband’ın yer aldığı 200 metre serbest stilde 3. olur. Buna rağmen pes etmez ve oyunların sonunda 6 altın ve 2 bronz madalyayla evine döndü. Ülkesinde
‘Baltimore mermisi’ lakabı takılan 19 yaşındaki bu genç adam gerçekten hedefe kilitlenmiş bir mermi gibiydi. Atina’nın ardından gelen Montreal ve Melbourne dünya şampiyonalarında tam 12 altın madalya kazandı.

2008 PEKİN ZİRVESİ
2008 Pekin Olimpiyatları’na giderken aslında Phelps için fazla bir hedef kalmamıştı. 23 yaşına geldiğinde boynunda onlarca olimpiyat ve dünya şampiyonluğu madalyası vardı zaten. Tek hedef vatandaşı, bir başka efsane isim Mark Spitz’in 1972 Münih Olimpiyatları’nda elde ettiği 7 birincilik rekorunu kırmaktı. Bütün dünyanın beklentisi de bu yöndeydi. Günün sonunda bu büyük sporcu gerçekten de bekleneni yaptı. Pekin’den ayrılırken boynunda tam 8 altın madalya vardı.

O, gezegenin bugüne kadar gördüğü, sadece en büyük yüzücü değil en büyük atlet, yarışçı. Ancak tabii ki o da bir insan. Yaşanan tüm başarılardan sonra düşüş başladı. Yıllar sonra samimi bir şekilde o günleri anlatırken, başarıları kaldırmakta psikolojik olarak zorlandığını ve alkol problemi yaşadığını açıkladı. Haklı olarak soruyordu: “Hâlâ profesyonel bir sporcu için onlarca diyetisyen, antrenör, koç bulunurken neden bir psikolog olmadığını anlamıyorum?” Bugünlerde kurduğu vakıfla beraber küçük çocukların yüzme sporuna katılmasını destekleyen ve sivil toplum kuruluşlarına yardım eden Phelps, Arizona’da sakin bir hayat sürüyor ve yaşadığı şehirde çocuklar için yüzme antrenörlüğü yapıyor. Serbest, kelebek ve karışıkta müthiş başarılara imza atan bu efsane için ABD milli takımındaki antrenörü Eddie Reese şöyle demiş: “Daha önce suya onun kadar hükmedebilen bir tek Hazreti Musa var.”


ARŞİV