81300 Moda’ya ziyaretçi akını

Barış Manço'nun ölüm yıl dönümü nedeniyle kapılarını ücretsiz olarak açan Barış Manço Müze Evi ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Manço’nun Belçika’dan getirilen otomobili ilk kez sergilenirken; “Adam Olacak Çocuk”un ‘Mine Abla’sı yine piyanonun başındaydı

02 Şubat 2026 - 13:04

Kadıköy Belediyesi’nin, Manço ailesiyle birlikte ve Halkbank’ın desteğiyle müzeye dönüştürdüğü Barış Manço Müze Evi, her yıl olduğu gibi bu yıl da 31 Ocak’ta yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Anma etkinlikleri kapsamında müze evde geceye özel bir İzmanço konseri düzenlendi. Barış Manço’nun “Adam Olacak Çocuk” programından, ‘Mine Abla’ olarak bilinen piyanist Mine Mucur, Manço’nun Steinway piyanosunda verdiği kısa dinletiyle ziyaretçilere duygusal anlar yaşattı. Gecenin bir diğer özel anı ise Manço'nun Belçika’dan gelen 1991 model Honda Prelude aracının açılışıydı.

“BARIŞ MANÇO SAYESİNDE…” 

Dinleti öncesinde konuşma fırsatı bulduğumuz Mine Mucur, Barış Manço ile ailecek Bodrum’da geçirdikleri bir yaz tatili sırasında tanıştıklarını ve o dönemde kendisinin İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olduğunu söyledi. Mucur, “Barış’ın aklında böyle bir proje varmış ama bize o dönem bahsetmemişti. Çocuklara müzik eğitimi verdiğimi öğrenince aklına yazmış. Bir cumartesi sabahı beni aradı ve ‘Adam Olacak Çocuk’ programını yapacağız, orada piyano çalmanı ve mutlaka klasik müzik çalmanı istiyorum’ dedi.” şeklinde konuştu. Programın ne zaman başlayacağını sorduğunda Barış Manço’nun “Yarın başlıyoruz” yanıtını verdiğini söyleyen Mucur, “Pazar günleri, 4–5 programı kapsayan uzun çekimler yaptık ve çok güzel bir iş ortaya çıktı. Zaten çocuklarla çalışmaya alışkındım, bu nedenle benim için çok keyifli ve özel bir anı oldu.” dedi. Bugün hâlâ 35–40 yaşlarındaki izleyicilerin kendisini ‘Mine Abla’ olarak hatırlamasının kendisini şaşırttığını dile getiren Mucur, “Bunca yıl önce yapılan bir işin hâlâ hatırlanıyor olması Barış Manço sayesinde.” diye konuştu.

Manço’nun vefatının üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen hâlâ büyük bir sevgiyle anılmasının ve insanların çocuklarıyla birlikte onu ziyarete gelmesinin, Türkiye’de ender görülen bir durum olduğunu vurgulayan Mine Mucur, sözlerine şöyle devam etti: “Barış’ın çocuklara program yapması onlara bilgi, kültür ve müzik verdi. Onları küçük insanlar olarak gördü. Tek kanallı döneme denk gelmesi çok seyredilmesinde bir etken muhakkak. Şimdi de o zaman çocuk olanlar çocuklarına bunu öğretiyor. Biz her yıl vapur etkinliğine katılıyoruz, şaşırıyorum. Orada 4 ila 5 yaşındaki çocukların hepsi bir ağızdan Barış Manço şarkılarını söylüyor. Bu inanılmaz bir şey.”

“EN GÜZEL ŞEYLERDEN BİRİ”

Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bugün herkes aslında huzur dolu; çünkü Barış Manço’yu yaşatıyoruz. Öte yandan bu tarih benim için çok acılı, çünkü babamı kaybettiğim evdeyim. Ama hayata nasıl bakacağımıza, onu nasıl hatırlayacağımıza biz karar veriyoruz. Bugün küçücük çocuklar gelmiş Barış Manço şarkılarına eşlik ediyor; demek ki bazı şeyler güzel olmuş. Barış Manço’nun aramızdan fiziken ayrılışının üzerinden 27 yıl geçti ama hayatında her ne yaptıysa doğru yapmış. Biz ailesi olarak bununla gurur duyuyoruz. Türkiye’nin başına gelmiş en güzel şeylerden biri Barış Manço. Kültürel anlamda da belki en çok aradığımız değerler arasında.”

BELÇİKA’DAN GETİRİLEN OTOMOBİL

Manço’nun Belçika’dan getirilen 1991 model Honda Prelude aracının açılışını Doğukan Manço ile Lale Manço Ahıskalı gerçekleştirdi. Babasının arabası hakkında konuşan Manço, onun yalnızca bir otomobil değil, aynı zamanda bir mirasın ve değerin simgesi olduğunu vurguladı. Manço, “Yıllarca sakladık, bir gün buraya geleceğini biliyorduk. Ancak bu süreç bürokratik olarak çok zordu. İmkânsız değildi ama gerçekten zorluydu. Beklerken talihsiz bir olay yaşandı ve araç bir sel felaketine maruz kaldı. Buna rağmen çok şanslıydı; kapalı garajda değil, sokakta olsaydı belediye tarafından toplanırdı ve bugün bu araçtan söz edemezdik.” ifadelerini kullandı. Aracın restorasyon sürecine büyük bir hassasiyetle yaklaştıklarını belirten Manço, “Biz de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirdik. Aracı aldık ve babamın en son bıraktığı hâline geri getirdik. Üzerindeki lastikler bile onun yol yaptığı lastikler. Araçta bazı hasarlar, kopmuş etiketler ve stickerlar vardı; bunları özellikle olduğu gibi bıraktık. Barış Manço’nun bıraktığı gibi, ilk günkü hâline sadık kalarak restore ettik ve sevenleriyle buluşturduk.” dedi. Doğukan Manço, aracın artık müze evde sergileneceğini belirterek, “Diğer aracını geçici olarak buradan çıkarmak zorunda kaldık; onu da yeniden bakıma alacağız. Yer hazırlandıktan sonra her iki araç da birlikte sergilenecek.” diye konuştu.

“BÜYÜK BİR AİLEYİZ”

Barış Manço Evi’nde bir konser veren İzmanço Gönüllüleri Topluluğu’nun başkanı Hülya Sağkan, İzmanço’nun 2014 yılında İzmir’de kurulduğunu belirterek, “İz ismi buradan geliyor. Ancak bugün 30 temsilcilikle Türkiye’nin dört bir yanındayız, ayrıca yurt dışında da beş temsilciliğimiz bulunuyor. Barış Manço’nun kültürünü ve sanatını yaşatmak için gönüllü olarak çalışan çok büyük bir aileyiz.” dedi.

Etkinliğin kendileri için son derece duygusal olduğunu ifade eden Sağkan, “Bugün burada olmak çok özel. Çünkü görüyoruz ki bazı insanlar aramızdan ayrılmıyor, içimizde yaşamaya devam ediyor. Barış Manço da onlardan biri. O, bir kültür köprüsü, bir halk filozofuydu. Çocukların gözünde bir kahraman, büyüklerin zihninde bir bilgeydi. İsmi anıldığında insanın yüreğinde sıcaklık bırakan, unutulmaz bir sanatçı.” ifadelerini kullandı. 

 


ARŞİV