"Ahşaba dokunduğun anda yaratıcılık başlıyor"

49 yıldır ahşabın peşinden giden Burhan Kaplan, ahşap oymacılığının unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması için Hasanpaşa’daki atölyesinde dersler veriyor

04 Haziran 2026 - 09:29

Unutulmaya yüz tutmuş meslekleri çok duyarız. Ahşap oymacılığının bu meslekler arasında olmasını istemeyen Burhan Kaplan, Kadıköy Hasanpaşa Mahallesi’ndeki atölyesinde geleneksel ahşap oymacılığının kaybolmaması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde yedi yıl ahşap oymacılığı eğitmenliği yapan Kaplan, beş yıldır da atölyesinde 7’den 70’e herkese ahşap oymacılığı eğitimi veriyor. 

“AHŞABI ÇOK SEVDİM, BIRAKAMADIM”

Ağaç kokusunun peşinden giden, hayal gücünü ahşaba yansıtan, ahşap oymacılığı sanatına 49 yılını adamış olan 62 yaşındaki Burhan Kaplan, ahşap oymacılığı ile olan hikayesinin nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Köyde babama tarlada yardım ediyordum, hayvan otlatıyordum. Babam bir sabah ‘Hadi Ankara'ya gidiyoruz’ dedi. Ankara Siteler'de bir ustanın yanına götürdü, ‘Eti senin kemiği benim’ dedi. O şekilde bir çıraklık dönemim oldu. O zaman liseye gidiyordum. Ben de mesleğimi çok sevdim ve hiç bırakmadım. Çok keyifli. Ahşabı eline aldığın zaman yaratıcılık başlıyor. Çiziyorsun ama çizdikten sonra oydukça o ahşap seni yönlendiriyor. Hayal gücünü besliyor, onu ağaca yansıtıyorsun. Ürün ortaya çıktığında mutlu oluyorsun. Bizim işimiz aynı zamanda terapi. Ahşaba dokunduğun ve ahşabı yonttuğun zaman bütün kötü enerjini atıyorsun. Ahşap tarakla saçını akşam yatmadan önce taradığında elektriğini atarsın. Vücut ve gıda ile temas eden ürünlere sadece zeytinyağı sürüyoruz, cila sürmüyoruz. Saç çubuklarımız ile tokalarımız var. Çerezlikler, bardaklarımız…”

“AĞACIN KOKUSU MUTLU EDİYOR”

Haftanın yeni günü atölyede kurs verdiğini dile getiren Kaplan, “Eğitimlerde ağaç türlerini, malzemeleri ile kullanılan aletleri anlatıyorum. Atölyeler yoğun ve keyifli geçiyor. Ağacın kokusunu alan, ahşabı işlemeye başlayan kişi genellikle bu mesleği bırakamıyor. Atölyeye gelen kişiler kendi yaptıkları bardak veya çerezlikleri kullanırken büyük bir gurur duyuyor ve keyif alıyor. Buradan aldıkları feyzle birçok kişi evinde, balkonunda veya bahçesinde kendine küçük bir atölye kuruyor.” diyor. 

Atölyeden ders alan 17 yaşındaki Furkan Değirmenci ise şunları söyledi: “Konservatuvarda çalgı yapımı bölümüne gitmek istiyorum. Hem ahşapları tanımak bir de el aşinalığım olması için 3 aydır keyifle geliyorum. İlk tezgahın başına geçince ne yapacağımı bilemedim. Hata yapmaktan korktum. Hocam ne yapmam gerektiğini ayrıntılı bir şekilde anlattı. Ahşabın kokusunu ilk aldığımda mutlu oldum. Stresliyken bile o kadar keyifli ki. Atölyede vakit her alanda çok da rahatlatıcı ve güzel geçiyor. Bu işi çok sevdim. Belki ileride çalgı yapımının yanında buna da devam ederim.”


 


ARŞİV