Kadıköy’ün simge yapılarından Boğa Heykeli’nde İBB Miras ekiplerinin nisan ayı başında başlattığı ve yaklaşık bir hafta süren konservasyon çalışmaları tamamlandı. İBB Miras’tan aldığımız bilgilere göre, konservasyon çalışmaları öncesinde eserin mevcut durumuna dair kapsamlı bir teknik inceleme gerçekleştirildi. Yapılan incelemelerde heykelin ana taşıyıcı yapısında herhangi bir metal korozyona rastlanmadı. Bununla birlikte, eserin estetik bütünlüğünü etkileyen lokal boya kalıntıları ile özellikle üretim sürecinden kaynaklanan yapısal boşlukların zamanla dış etkenlerle genişleyerek deformasyona uğradığı tespit edildi.
İBB Miras’ın paylaştığı bilgilere göre ilk aşamada heykel yüzeyinde zamanla biriken ve dokuyu maskeleyen boya kalıntıları, eserin metal yapısına zarar vermeyen mekanik ve hassas kimyasal çözücülerle temizlendi. Yapısal bütünlüğü sağlamak amacıyla, özellikle boynuz bölgesinde tespit edilen üretim kaynaklı boşluklar ve dış etkenli tahribatlar, özgün dokuyla uyumlu epoksi esaslı dolgu uygulamalarıyla stabilize edildi. Restorasyonun son aşamasında ise eserin estetik bütünlüğünü yeniden tesis edecek lokal rötuşların ardından tüm yüzeyin, hava kirliliği ve kentsel etkiler gibi dış etkenlere karşı dirençli şeffaf bir koruyucu lak katmanı ile kaplandığı belirtildi.
50 KAMUSAL SANAT ESERİNDE ÇALIŞMA
İBB Miras, Boğa Heykeli’ndeki çalışmanın kent genelinde yürütülen daha geniş kapsamlı bir koruma programının parçası olduğunu belirtti. Bu kapsamda İstanbul genelinde 50 kamusal sanat eserinde restorasyon ve konservasyon çalışmaları gerçekleştirildiği, bakım çalışmalarının da düzenli olarak sürdüğü ifade edildi.
Beşiktaş’taki Barbaros Anıtı, Maçka’daki İsmet İnönü Heykeli, Bakırköy Cumhuriyet Anıtı ve Tayyare Şehitleri Anıtı gibi önemli eserlerde de benzer uygulamaların hayata geçirildiği; Taksim Cumhuriyet Anıtı gibi anıtsal yapıların ise periyodik bakımlarının sürdüğü aktarıldı.

UZUN VADELİ KORUMA STRATEJİSİ
İBB Miras’ın paylaştığı bilgilere göre, İstanbul gibi deniz etkisi ve yoğun kentsel hareketliliğin olduğu bir metropolde kamusal sanat eserlerinin korunması kesintisiz bir izleme ve konservasyon disiplini gerektiriyor. Bu kapsamda İBB Miras tarafından uzun vadeli bir “Kamusal Sanat Eserleri Konservasyon Stratejisi” yürütülüyor. Strateji kapsamında eserlerin; hava kirliliği, nem, korozyon ve beşerî etkiler gibi risklere karşı düzenli aralıklarla uzman ekipler tarafından denetlendiği, henüz büyük hasarlar oluşmadan koruyucu müdahalelerle doku bütünlüğünün muhafaza edildiği aktarıldı. Boğa Heykeli’nde uygulanan koruyucu katmanlar ve statik iyileştirmelerin de bu sürdürülebilir koruma yaklaşımının bir parçası olduğu kaydedildi.

BOĞA HEYKELİ’NİN YOLCULUĞU
Yalnızca bir sanat eseri olmanın ötesine geçen, buluşmaların ve gündelik yaşamın merkezi haline gelerek kentin kolektif hafızasında özel bir yer edinen Boğa Heykeli’nin geçmişi 19. yüzyıla uzanıyor. Fransız heykeltıraş Isidore Jules Bonheur tarafından 1864 yılında yapılan eser, sanatçı tarafından bir yıl sonra Paris Fuarı’nda sergilendi. Dönemin Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’in Paris ziyareti sırasında gördüğü heykele hayran kaldığı ve aynı eserden iki adet sipariş verdiği biliniyor. İstanbul’a getirilen boğa heykellerinden biri Yıldız Sarayı’na, diğeri ise Beylerbeyi Sarayı’na yerleştirildi. Kadıköy’de bugün simge haline gelen heykelin ise Yıldız Sarayı’nda bulunan eser olduğu belirtiliyor. Boğa Heykeli, saraydan çıktıktan sonra uzun yıllar boyunca İstanbul’un farklı noktalarında konumlandırıldı. 1940’lı yıllarda Kadıköy’de yer alan heykel, 1953 yılında Hilton Oteli’nin inşası sırasında Harbiye’ye taşındı. Daha sonra bir süre Taksim Gezi Parkı’nda bulunan eser, yaklaşık 20 yıl sonra yeniden Kadıköy’e getirildi.Kadıköy’de de farklı noktalarda yer değiştiren Boğa Heykeli, 1987 yılında Altıyol’daki bugünkü konumuna yerleştirildi.