Dağlarca Unutulmadı

Ölümünün 3. yılında Karacaahmet Mezarlığı’nda anılan Türk şiirinin ulu çınarı Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Kadıköy'deki evinin müze olması için hukuki süreci bekliyor...

19 Ekim 2011 - 10:53

Çocuk Vakfı’nın çağrısıyla, Dağlarca dostları 15 Ekim Cumartesi günü şairin Karacahmet Mezarlığı'ndaki kabri başında buluştu. Anma töreninin açılış konuşmasını yapan Vakıf Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, Dağlarca'yı hasret ve özlemle andıklarını belirterek, “O, Türkçe'nin en görkemli çocuk şairiydi, modern Türk şiirinin en doğurgan ismiydi... Bugüne dek bıraktığı 130 eseri ile hâlâ yaşıyor. Türkçe var oldukça Dağlarca da var olacak” dedi. Şirin, Dağlarca'nın Kadıköy'de yaşadığı evin “Gökyüzü Şiir Evi” olarak açılmasını beklediklerini vurgulayarak, “Umarım gelecek yıl orada buluşabiliriz” temennisini dile getirdi.

 
‘DAĞLARCA'NIN EVİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ’
 
Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Hulusi Özocak da, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın ölmeden önce Kadıköy'de bulunan evinin müze olmasını istediğini anımsatarak, “Bu konudaki hukuki süreç henüz tamamlanmadı, resmi olarak ev bize geçmedi. Ama biz sahip çıkacağız ve Dağlarca'nın isteğini yerine getireceğiz. Dağlarca'yı yaşatmak için anısı önünde saygıyla eğiliyoruz” diye konuştu. Halkın Sanatçıları Birliği adına konuşan İsmail Aydoğmuş da bir şairin anılmadığı zaman gerçekten öldüğünü belirterek, Türk edebiyatına yüreğini vermiş şairleri anmaya devam edeceklerini dile getirdi. Aydoğmuş, “Burada daha çok kişinin olmasını dilerdik ama onların gelemeseler de yüreklerinin burada olduğunu biliyoruz” ifadesini kullandı. Törene; Türk Kütüphanecileri Derneği Başkan Yardımcısı Aydın İleri, şairler Yeter Şahin, Hüseyin Alemdar, gazeteci Alaattin Bahçekapılı'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Cumhuriyet dönemi modern Türk şiirinin öncü şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı anma töreni, şair için dua okunması, şiirlerinin seslendirilmesi ve mezarına çiçek bırakılmasının ardından sona erdi.
 
Fazıl Hüsnü ERETAP!
 
Yazar Necati Güngör, Dağlarca'nın soyadını nasıl değiştirdiğine dair bir anısını şöyle anlattı:
Fazıl Hüsnü Dağlarca, askerde teğmen. Komutanın soyadı da Ergüder... Dağlarca, erler güdülecek koyun mu diye düşünerek bu soyadına çok kızıyormuş. Birgün nöbette iken, komutanı Dağlarca'ya adını sormuş. Dağlarca da şöyle yanıt vermiş; Fazıl Hüsnü ERETAP!
 
 
“Dağlarca’dan Gökyüzü”
 
“Ben İstanbul’un birçok yerinde ikamet ettim. Gezdim, gördüm, yaşadım, ama en çok Kadıköy’ü sevdim. Kadıköy eskiden de değerliydi, şimdi de. Eskiden daha çok dolaşırdım, ama şimdi yaşım dolayısıyla sokağa çıkamıyorum. Yıllardır içinde yaşadığım, şiirlerimi yazdığım evimin, ölümümden sonra yaşamaya devam etmesini istiyorum. Belediye Başkanımıza rica ettim, evimi alıp müze olarak düzenlesinler, ama yaşayan bir müze olmasını istiyorum. Bir bölümünde kitaplarım, eşyalarım sergilensin, bir kısmı da kafeterya gibi olsun. Gençler buraya gelip otursun, kitap okusun, bir şeyler içsinler. Evin adı 'Dağlarca’dan Gökyüzü' olsun. Buraya gelenler, benim gökyüzüme baksınlar istiyorum.”
 
 
Haber: Gökçe UYGUN
Fotoğraf: Ulaş YILMAZ

ARŞİV