Deprem bölgesinde eğitim üç yıldır enkaz altında

6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen 11 ilde eğitim hâlâ konteyner sınıflar, altyapı eksiklikleri ve derinleşen eşitsizliklerle sürüyor. Eğitim Sen raporuna göre yüz binlerce çocuk eğitim hakkına erişemiyor

08 Şubat 2026 - 14:17

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde, aradan geçen üç yıla rağmen eğitim alanındaki sorunlar çözülemedi. Eğitim Sen tarafından yayımlanan “6 Şubat Depremlerinin 3. Yılında Deprem Bölgesinde Eğitimin Durumu” başlıklı rapor, eğitimdeki yapısal krizleri ve derinleşen eşitsizlikleri gözler önüne serdi.

Rapora göre depremlerden doğrudan etkilenen bölgede yaklaşık 4 milyon öğrenci ve 200 bin öğretmen bulunuyor. Yıkılan ya da hasar gören okul binalarının yalnızca üçte biri tamamlanırken, tamamlanan okulların önemli bir kısmında elektrik, su, ısınma, internet ve temizlik gibi temel altyapı sorunları devam ediyor. On binlerce öğrenci hâlâ konteyner sınıflarda, pedagojik açıdan yetersiz koşullarda eğitim görmek zorunda.

HATAY: ÖĞRENCİ SAYISI 100 BİN AZALDI

Depremin en ağır yıkım yarattığı Hatay’da öğrenci sayısının 500 binden 400 bine düşmesi, raporda “kitlesel eğitimden kopuşun açık göstergesi” olarak değerlendirildi. Antakya’da 25 okul, konteyner kentlerde faaliyet gösteriyor. Kış aylarında çok sayıda okulda ısınma sorunu çözülemezken, yaklaşık 20 okulda bu sorun kronik hale geldi. Raporda bazı okul binalarının hâlâ emniyet ve adliye gibi kurumlar tarafından kullanıldığı belirtildi.

Raporda Millî Eğitim Bakanlığı’nın kaynak dağılımı tercihlerinin, deprem bölgesindeki temel ihtiyaçlarla özel okul teşvikleri arasında derin bir eşitsizlik yarattığı da vurgulandı. 2024–2025 eğitim yılında deprem bölgesinde okul öncesi çocuklara yönelik ücretsiz yemek desteği tamamen kaldırıldı. Temiz içme suyu, ücretsiz ulaşım ve beslenme talepleri “tasarruf” gerekçesiyle karşılanmadı.

ADIYAMAN: EĞİTİM GEÇİCİLİĞE MAHKÛM

Adıyaman’da yaklaşık 3 bin öğrenci hâlâ konteyner ve prefabriklerde eğitim görüyor. Rapora göre okul iklimi ciddi biçimde bozulmuş durumda; kermes ve etkinlik baskısı öğretmenler üzerinde mobbing aracına dönüşürken, psikososyal destek hizmetleri yetersiz kalıyor. Anadili Türkçe olmayan öğrencilerin travmalarını ifade edememesi ise iyileşme sürecini sekteye uğratıyor.

MALATYA: BARINMA SORUNLARI SÜRÜYOR

Malatya’da derslik sayısında kâğıt üzerinde artış hedeflense de, inşaatların yavaş ilerlediği ve kırsal bölgelerde sınıf mevcutlarının kalabalıklaştığı belirtiliyor. Öğretmenlerin barınma ve ulaşım sorunları nedeniyle bölgeden ayrılması, eğitimin sürekliliğini tehdit ediyor.

KAHRAMANMARAŞ,

Kahramanmaraş’ta binlerce öğrenci hâlâ ikili eğitim ve konteyner okullarda öğrenim görüyor. Aradan geçen süreye rağmen hâlâ 5 konteyner okulda 2186 öğrenci eğitim görmeye çalışmakta, şehir merkezinde ikili eğitim uygulaması devam ediyor.

Deprem, yalnızca binaları değil, eğitime erişimdeki eşitsizlikleri de derinleştirdi. Kırsalda yaşayan öğrencilerin oranı yüzde 40’a yükselirken, kız çocuklarının eğitime devamı azaldı; devamsızlık ve erken evlilik vakaları arttı.

ADANA: TEMİZLİK PERSONELİ YOK

Adana’da depremde hasar alan okulların bir bölümünde raporların değiştirildiği, yıkım ve güçlendirme kararlarının uygulanmadığı belirtiliyor. Raporda deprem sonrası başka okullara taşınan öğrenciler, dışlandıklarını ve “üvey evlat” muamelesi gördüklerini dile getiriyor. İkili eğitim uygulamasıyla ders süreleri 40 dakikadan 30 dakikaya, teneffüsler ise 10 dakikadan 5 dakikaya düşürüldü. Bu durum öğrencilerin günde yaklaşık 80 dakika, yılda ise 360 ders saati kayıp yaşamasına neden oluyor. Sınav odaklı bir eğitim sisteminde bu kayıpların, fırsat eşitsizliğini daha da derinleştirdiği vurgulanıyor.

URFA: ÖĞRETMEN AÇIĞI 12 BİN

Urfa’da derslik sayısı artsa da kalabalık sınıflar, ikili eğitim uygulamaları, ciddi öğretmen açığı, mevsimlik çocuk işçiliği ve okul temizliği sorunları bölgede öne çıkan başlıca problemler arasında yer alıyor. Öğretmen açığının 12 bin seviyesine ulaşması sınıf mevcutlarını artırarak eğitimin niteliğini düşürürken, temizlik personeli ve malzeme eksikliği nedeniyle birçok okulda hijyen koşulları kabul edilebilir standartların oldukça altında kalıyor.

OSMANİYE: EĞİTİM KONTEYNERLARDA

Rapora göre Osmaniye’de öğretmen ve öğrenciler hâlâ konteynerlerde barınıyor. Psikososyal destek hizmetleri sınırlı kalırken, özellikle kırsal bölgelerde internet, ulaşım ve temel altyapı eksiklikleri sürüyor. Eğitim emekçilerinin yaşadığı barınma ve çalışma zorluklarının “kısmen çözüldü” denilerek göz ardı edilmesi, konteyner yaşamının fiilen kalıcı hale gelmesine yol açıyor.

KİLİS

Depremde 36 okul yıkılmasına rağmen yalnızca 18 yeni okul yapıldı. Konteyner okullarda ve birleştirilmiş sınıflarda eğitim gören öğrenciler görmezden geliniyor.

DİYARBAKIR

Okullar ve ulaşım yetersiz. Konteyner kentlerin tahliyesi sosyal destek olmadan yapılıyor.  Kentte merkez ile kırsal arasındaki eşitsizlik sürüyor, öğrenciler konut taşınmalarıyla birlikte ulaşım ve devamsızlık sorunları yaşıyor.

ANTEP

Nurdağı’nda hâlen 5 konteyner okul eğitim verirken, İslâhiye’de birleştirilmiş sınıflar, ücretli öğretmenlerin yoğunluğu ve kadro yetersizliği devam ediyor. 

ELÂZIĞ

Rapora göre Elazığ’da okul yapımları sürse de beklenen hızda değil. Özellikle kırsal bölgelerde sınıflar kalabalık, ulaşım ve taşımalı eğitim sorunları belirgin. Rehber öğretmen ve psikososyal destek hizmetleri ise deprem sonrası ihtiyaçlara kıyasla oldukça yetersiz.

ÖĞRENME YOKSULLUĞU DERİNLEŞTİ

Rapora göre deprem bölgesinde öğrenme yoksulluğu derinleşmiş durumda. Deprem döneminde ilkokula başlayan çocukların okuma-yazma ve temel matematik becerileri Türkiye ortalamasının gerisinde. Asbest, toz ve hava kirliliği nedeniyle sağlık sorunları artarken devamsızlık oranları yükseliyor.

Öğretmenler ise konteyner yaşamı, düşük tazminatlar ve güvencesiz istihdam nedeniyle ciddi bir tükenmişlik yaşıyor. Deneyimli öğretmenlerin bölgeden ayrılması, okullarda kurumsal hafızayı zayıflatıyor.

“BU BİR İMKÂNSIZLIK DEĞİL, SİYASİ TERCİH”

Eğitim Sen raporda, yaşanan tablonun bir doğal afet sonucu değil, kamusal eğitimin geri plana itilmesinin sonucu olduğunu vurguluyor. Ücretsiz yemek, temiz su, ulaşım ve barınma gibi temel hakların sağlanmadığına dikkat çekilen raporda, kamu kaynaklarının özel okul teşvikleri yerine devlet okullarına aktarılması çağrısı yapılıyor.

Talepler

Raporda öne çıkan talepler arasında şunlar yer alıyor:

  • * Konteyner okullar kademeli olarak kapatılmalı, kalıcı okul binaları yapılmalıdır.
  • * Tüm kademelerde her öğrenciye ücretsiz bir öğün yemek, temiz içme suyu, kırtasiye, dijital erişim ve ulaşım desteği sağlanmalıdır.
  • * Öğrenciler ve eğitim emekçileri için psikososyal destek ve rehberlik hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.
  • * Tüm eğitim emekçileri için kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalı.
  • * Barınma sorunu yaşayan eğitim emekçileri için lojman ve kira desteği hayata geçirilmelidir.
  • * MESEM uygulamalarına ve çocuk emeği sömürüsüne son verilmelidir.
  • * Çocukların mevsimlik tarım işçisi olarak çalıştırılmasına derhal son verilmelidir.
  • * Kamu kaynaklarının kullanımında devlet okulları önceliklendirilmelidir.
  • * Cemaat ve vakıflarla yapılan protokoller iptal edilmeli.

 


ARŞİV