Devridaim Enstitüsü’nde takas şenliği

Devridaim Enstitüsü tarafından düzenlenen takas şenliğinde yeniden kullanımın yanı sıra tüketim alışkanlıkları ve sürdürülebilirliğin gündelik hayata nasıl taşınabileceği üzerine bir deneyim alanı oluşturuldu

01 Ekim 2026 - 22:06

Devridaim Enstitüsü’nde 26 Eylül Cumartesi günü, tüketim alışkanlıklarına alternatif bir buluşma alanı yaratmak ve döngüsel yaşam kültürünü birlikte büyütmek amacıyla Takas Şenliği düzenlendi. 11.00–13.00 saatleri arasında gerçekleşen etkinlikte farklı kıyafetler yeni sahiplerini bulurken, katılımcılar alışverişe alternatif bir deneyimi birlikte yaşadı. Kullanılmayan kıyafetlerin yeniden değerlendirilmesiyle hem eşyaların kullanım ömrünün uzatılmasına hem de israfın azaltılmasına katkı sağlandı. Devridaim Enstitüsü’nün kurucusu Yasemin Uluçınar, “Sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir kavram olmaktan çıkarıp hayatımızın bir parçası hâline getirmek, geçmişle gelecek arasında bağ kurmak istiyoruz” dedi.

“ÖNEMLİ OLAN İŞİN MUTFAĞINA GİRMEK”

Uluçınar, “Devridaim Enstitüsü yaklaşık beş yıldır bu alanda, Kadıköy Yeldeğirmeni’nde güzel etkinliklere, atölyelere ve projelere ev sahipliği yapıyor. Devridaim’in aslında buradaki amacı, kurumlarla birlikte çalışarak işin mutfağına girmek. Sürdürülebilirlik ajansı ve danışmanlık tarafında hayatımıza devam ediyoruz. Proje geliştirmek de Devridaim’in en güçlü kollarından biri. Çünkü sürdürülebilirlik konusunda konuştuğumuz pek çok şey bir yerde havada kalabiliyor. Oysa bugün burada yaşadığımız deneyim, hayatımızın her evresinde bizimle birlikte. Bizim için önemli olan da tam olarak bu: İşin mutfağına girmek ve sürdürülebilirliği deneyimin bir parçası hâline getirmek.” şeklinde konuştu.

“NASIL TÜKETTİĞİMİZİ FARKINA VARALIM”

“Sürdürülebilirliği hayatımızın içine entegre etmeliyiz” diyen Uluçınar, “Devridaim’in 2026 teması ‘bağ kurmak’. Unuttuğumuz değerlerle, geçmişle, kadim bilgiyle… Burada tamamen eskiye dönelim ve bugün sahip olduğumuz her şeyi hayatımızdan çıkaralım demiyoruz. Böyle bir şey zaten mümkün değil. Ancak tamamen bir tüketim toplumuna dönüştük ve bunun önüne geçmek istiyoruz. Çünkü iklim krizi kapıda. Bizim görevimiz geçmişle gelecek arasında bir bağ kurmak, bir köprü olmak. Unuttuklarımızı hatırlamak, yeniyi geçmişten gelen değerlerle harmanlamak ve sürdürülebilirliği hayatımızın içine gerçekten entegre etmek istiyoruz. Takas da bunun en güçlü yollarından biri.” dedi. Uluçınar şöyle devam etti: “Burada insanlar geliyor; giymedikleri kıyafetleri, dolaplarında kalan eşyaları takas ediyorlar. Takas, bizim için çok güçlü bir bağ kurma aracı. Çünkü bugün bu kadar tüketen bir topluma dönüşmemizin nedenlerinden biri de kurduğumuz bağları ve değerleri geride bırakmış olmamız. Tüketmeyelim demiyoruz. Elbette tüketeceğiz. İçinde bulunduğumuz dünyada tüketmek neredeyse kaçınılmaz hâle geldi. Ama diyoruz ki: Tüketelim, fakat nasıl tükettiğimizin farkına varalım. Kurduğumuz bağları ve değerleri yeniden hatırlayalım ve hayatımızın içine alalım.”

“İleri dönüşüm”ün önemine değinen Uluçınar, “Devridaim, beş yıldır döngüsel ekonominin ve ileri dönüşümün öncülerinden biri olmaya gayret ediyor. Bundan sonraki süreçte de aynı şekilde devam etmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemlerde takas kültürünü farklı biçimlerde şekillendirmeyi ve geliştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.


ARŞİV