Devrim'in önünden saygı geçişi...

İlk Türk otomobili olan Devrim’e yapılan haksızlığı tekrar dile getirmek ve artık tamamıyla yerli bir Türk otomobilinin tasarlanması ve üretilmesi gerekliliğine dikkat çekmek isteyen İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği üyeleri, aynı yıllarda üretilmiş 30 araçlık bir konvoyla Eskişehir Tülomsaş’a Devrim’i ziyarete gittiler.

12 Temmuz 2011 - 15:49

Yıl 1961... Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes'in idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir. Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine gönderilen ayrı ayrı mektuplarla “mühim bir konuyu istişare etmek üzere” Ulaştırma Bakanlığı'na davet edilirler. Bu insanların bazıları yurt dışında görev yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes “devletin isteği başımız üstüne” diyerek işini gücünü bırakıp Ankara'ya gelir. O yılın 16 Haziran'ında bakanlıkta biraraya gelen mühendislere, bizzat Cemal Gürsel'den gelen “çok gizli” damgalı bir emir okunacaktır: “Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere, hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil üretmenizi istiyorum.”
O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri “Türk insanının makus talihine karşı bir meydan okuma” olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekânı olarak Devlet Demiryollarının Eskişehir'deki Cer Atölyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet Bayramı'na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin... Günde birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan, tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve direksiyondan vitesli harika bir “aile otomobili” üretir kahramanlarımız. Hem de bir tane değil, tam üç tane! Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim akşam saatlerinde tamamlanmıştır. Araçlara “Devrim 1”, “Devrim 2” ve “Devrim 3” adları verilir. Mühendislerden biri Cumhurbaşkanı'nın alternatif bir renk isteyebileceğini düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder. Böylelikle, iki araç krem rengi kalırken, üçüncüsü ise onu 29 Ekim gece yarısı Ankara'ya götüren “Karakurt” treninde binbir güçlük içinde siyaha boyanır. Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan “Devrim”ler, 29 Ekim törenlerinde Cemal Gürsel'e hipodrom önünde kıl payı yetiştirilir. Çevresinde yarattığı panik ortamıyla araçlara doğru düzgün bir benzin ikmali yapılma şansı dahi tanımayan Gürsel, bindiği krem renkli “Devrim”den inip siyah “Devrim”e geçince, aracın zaten az miktarda olan benzini de biraz sonra biter. Ve siyah “Devrim” yarı yolda durur. Gürsel'in, şoför koltuğundaki mühendise sorusu kısa ve nettir: “Ne oldu?” Şoför, “Benzin bitti Paşam” der korkarak. Bunun üzerine “Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz” diyerek hışımla aracı terk eder Gürsel.
Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz ve “Devrim'ler” daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülür. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözü pek mühendisi bırakarak...
Aradan geçen yıllarda Eskişehir Devlet Demiryolları tesislerinin, hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlara vagon ve makine üreten dev bir devlet şirketine dönüştüğünü görüyoruz. “Tülomsaş” adını alan bu şirketin hangarlarından birinde, tamamen orada çalışan insanların özverisiyle korunmaya çalışılan iki numaralı “Devrim”, hakkında sarf edilen onca hakaret cümlesine inat, adeta akıllı bir varlık gibi yok oluşa direndi. Zaman zaman test sürüşleri için çalıştırılması dışında, işçiler bu eşsiz yadigârı yıpratmamaya azami özen gösterdiler.

KLASİK OTOMOBİLCİLER DEVRİM’İ ZİYARET ETTİLER

Geçtiğimiz günlerde Devrim’e yapılan haksızlığı tekrar dile getirmek ve artık tamamıyla yerli bir Türk otomobilinin tasarlanması ve üretilmesi gerekliliğine dikkat çekmek adına, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği üyeleri aynı yıllarda üretilmiş 30 araçlık bir konvoyla Eskişehir Tülomsaş’a Devrim’i ziyarete gittiler. Mobil 1’in sponsorluğunda gerçekleşen ziyaret programında, Dernek Üyeleri bir dönem büyük umutlar bağlanarak üretilen fakat seri üretime geçemeyen Devrim’in yanında duygusal anlar yaşadılar… İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği Başkanı Serkan Okay, ziyaretle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Devrim; o dönemin imkansız koşulları içinde 23 başarılı Türk mühendisi tarafından 4 ay gibi çok kısa bir sürede üretilmiş fakat bilinmeyen güçler tarafından üretime geçmesi bir şekilde engellenmiştir. Sadece benzin konulması unutulduğu için bilinçli olarak üretimi engellenen Devrim’in seri üretime geçememiş olması büyük üzüntü vericidir. İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği olarak bugün Eskişehir’e eğer üretimi devam edebilseydi tarihe damgasını vurmuş birer yerli otomobille gelebilirdik. Bugün Devrim’in önünden saygıyla geçmemizin nedeni, çok gecikilmiş olsa da artık Türkiye’de de yerli bir otomobil ve motor tamamıyla yeniden tasarlanmalı ve en kısa sürede üretime geçmeli gerekliliğine dikkat çekmek. Kuruluşundan bu yana çok sayıda nitelikli etkinliğe imza atan İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği,ortak milli miras olarak kabul ettiğimiz değerlerimize sahip çıkma misyonunu da her zaman bünyesinde taşıyor. Aynı zamanda tarihi birer değer olarak gördüğü klasik otomobilleri, gelecek kuşaklarla tanıştırabilmek adına, koruyor, onları halkla buluşturuyor ve bu uğurda mücadele veriyor.İçinde klasik otomobil sevgisini taşıyan herkesi çatımız altında buluşmaya davet ediyoruz.”
Bilindiği üzere Tolga Örnek’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği 2008 yapımı Devrim Arabaları adlı filmde de Devlet Başkanı Cemal Gürsel’in tamamıyla yerli bir otomobil üretilmesini emretmesiyle başlayan, 23 özverili Türk mühendisinin 130 günlük başarı hikâyesi ve sonrasında Devrim’e yapılan haksızlık etkileyici bir dille anlatılmıştı.

 Web : www.ikod.org.tr
E.Mail : [email protected]


ARŞİV