‘Dost Robotlar’ a doğru

İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) ve İngiltere’den Coventry Üniversitesi ile birlikte ileri yaştaki bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak aynı zamanda dokunan ve hislerini anlayan “dost” robotların tasarlanması için çalışmalar yapılıyor

29 Nisan 2021 - 15:13

Ülkemizde ve dünyada yaşlı nüfusun artması, yalnız yaşayan bireylerin çoğalması, salgın hastalıklar, yaşlı ve hasta bakım hizmetleri için alternatif arayışlar, yeni bilimsel çalışmaları da beraberinde getiriyor. Bu çalışmalardan biri de İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) tarafından gerçekleştiriliyor. Newton Fonu tarafından desteklenen proje, İngiltere’den Coventry Üniversitesi ile birlikte yürütülüyor. Kadıköy Belediyesi de projenin destekçileri arasında yer alıyor. Proje kapsamında geçtiğimiz günlerde 65 yaş üstü bireylerle bir çalıştay düzenlendi.  “Zorunlu yalnızlık durumlarında duygusal destek verebilecek robotların geliştirilmesi amacıyla Türkiye’deki ileri yaştaki yetişkinlerin beklentilerinin belirlenmesi” çalıştayına Kadıköylü 65 yaş üstü bireyler de katıldı. Çalıştayda, “Bir robotunuz olsa, nasıl özellikleri olsun isterdiniz” sorusuna “evde bir ses olması”, “ilaçların zamanını hatırlatması”, “birlikte televizyon izlemek” gibi yanıtlar verildi.

 İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ)  Proje ekibiyle 2019 yılında başlayan çalışmayı, gelinen aşamayı ve neyi hedeflediklerini konuştuk.

YAŞLILARIN BEKLENTİLERİNE GÖRE TASARIM”

“Böyle bir projeye nasıl karar verdiniz? Proje nasıl başladı? “ sorusuna Doç.Dr. İkilem Göcek, “Burçak Hoca ve Ceyza hoca ile birlikte elektronik tekstiller üzerine yoğunlaşmıştık.  Elektronik tekstillerin farklı uygulama alanlarını düşünürken İngiltere’deki ortaklarımız bu projeyi yaşlılar üzerine önerdiler, böylece yaşlıların beklenti ve ihtiyaçlarına göre robot tasarlama fikri ortaya çıktı” sözleriyle anlattı.

Proje fikri 2019’da yani pandemiden önce geliştirilip çalışmalara başlanmış. Normal koşularda bir yıl olan proje süresi yine pandemi nedeniyle uzatılmış.

Dünyadaki uygulamalara ilişkin de bilgi aldığımız proje ekibi robotların dezavantajlı insanlar; yatalak hastalar, yaşlılar ve hasta çocuklar için terapide kullanımları olduğunu belirterek ileri yaştaki bireylerin beklenti ve taleplerini kendilerinden dinleyerek almak için çalıştay düzenlediklerini anlattı.

Kadıköy Belediyesi’nin desteklediği çalıştayı anlatan Göcek  “İleri yaştaki kesimin kültürel geçmişlerinden dolayı farklı bakış açıları olabilir, yaklaşımlar farklı olabilir.  Bu yüzden bir robota nasıl baktıklarını öğrenmek, son kullanıcının bu ürün hakkındaki düşünceleri ve beklentileri ne olabilir bunu görmek istedik” dedi.

“Çalıştayda ileri yaştaki bireylerin bir robot fikrine yaklaşımları nasıldı?” sorumuza Prof. Dr. Cevza Candan şöyle yanıt verdi : “Son derece olumluydu. Türk insanın olumlu ya da olumsuz pek çok duruma  kısa sürede uyum gösterebilme özelliğini burada da gördük. Pandemi ile birlikte yepyeni hiç bilmediğimiz bir süreçle de karşı karşıya kaldık. Böyle bir süreci yaşayanlar olarak daha farklı noktalardan da olaya yaklaşabildiler. Değerlendirmelerden anladığımız kadarıyla özellikle yardım aşamasında son derece sıcak baktıklarını gördük. Duygusal iletişim noktasında böyle bir robotla iletişime geçebileceklerini söylediler. Kendi adıma inanılmaz şaşırdım. Robot fikri hiç yabancı gelmedi. Çalıştayı online yaptık. Son derece aktiftiler. Kendi adıma çok keyifli, bilgilendirici, aydınlatıcı, vizyon açıcı bir görüşme oldu.”

Öğretim Görevlisi Rüveyde Oder de şaşırtan talepler olduğunu belirterek “Tasarımları farklı bekliyorduk. Tasarım konusunda bizi şaşırttılar.  Robotların tasarımda ten rengi seçerler diye düşünüyordum. Pembe seçtiler. Yaş olarak orta yaşlı robotlar seçeceklerini düşünmüştüm ama daha genç robot seçtiler. Güzel bir tasarım yaptılar” dedi.

Proje sadece İTÜ akademisyenleri tarafından yürütülmüyor. Proje ekibinde yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi Beste Aktürk projeye öğrenci bakış açısıyla katılmış.

Küçüklüğünden beri anneannesiyle yaşadığını ve ileri yaştaki bireylerle iyi iletişim kurduğunu anlatan Beste Aktürk çalıştaya ilişkin gözlemlerini şöyle anlattı: “Proje içinde şaşırdığım anneannemden bile beklemediğim cevaplar oldu. Robot rengini koyu bir şey seçer diye düşünüyordum.  Pembeyi seçti. Türk kahvesi yapabilir dedi. Bayağı şaşırdım. Robot fikrine hiç olumlu bakmayan kişiler iki günün sonunda alacak noktaya kadar geldi. Bu benim için şaşırtıcı oldu.”

“METAL ROBOT İSTEMİYORLAR”

Çalıştayda çıkan sonuçlardan biri de dokunmanın ne kadar önemli olduğuna dair sonuçların ortaya çıkması. “Sözel olmayan bir iletişim var ki asıl duygular onunla paylaşılıyor. Gözlerle ve dokunsal olarak iletişim asıl duygumuzu ifade ettiğimiz iletişim” diyen Doç.Dr. İkilem Göcek bu durumun projeye etkisini şöyle anlattı: “Biz algılayıcı yüzeyi tekstilden yapmak istiyoruz. Burada alanımızın önemi ortaya çıkıyor. Çünkü robotlar metalden ya da sert plastikten yapılıyor. Çalıştayımız esnasında bunu da gözlemleme imkânımız oldu. Sert plastik ya da metal istemiyorlar. Soğuk geliyor. Yumuşak, dokunduğunda kaygan, pürüzsüz yüzeyler istiyorlar. Dokunduklarında soğukluk hissetmek istemiyorlar.”

Prof. Dr. Burçak Karagüzel Kayaoğlu da katılımcıların sert plastik, metal değil insana ya da hayvana benzeyen robotları tercih ettiklerini gözlemlediklerini söyledi.

Pandemi sürecinden özellikle ileri yaştaki bireylerin etkilendiğini belirten proje ekibi, 65 yaş üstü bireylerle yaptıkları çalıştayda bunu net olarak gördüklerini ifade etti.

Projenin ikinci ayağında da tekstil sektörü temsilcileri ile çalıştay yapılacak.  Prof. Dr. Cevza Candan, ilk çalıştayla birlikte beklentilerin ortaya çıktığını belirterek şunları söyledi:“Bu projeyle tekstilde ortak bir tasarım ortaya çıkmış oldu. Burada tekstil malzemelerinin ne kadar önemli olduğunu bu yaş gurubu üzerinden bir kez daha görmüş olduk. Bu anlamda mesleğimizin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sanayicilerle yapacağımız çalıştay sonrasında da onları bu tür yenilikçi ürünler geliştirmeye ne kadar hazırlıklı olduklarını görmüş olacağız. Bu projenin üçüncü aşaması gerçek anlamda robotun yapılması ve tekstil malzemesinin giydirilmesi olacaktır.”

Candan’ın da ifade ettiği gibi henüz tasarlanmış bir robot yok. Henüz fikir geliştirme aşamasında olan projede beklentiler gözlemlenip ona göre yol alınacak. “Henüz ortaya çıkmış bir robot yok. Fikri geliştirme aşamasındayız” diyen Doç.Dr. İkilem Göcek bu sürecin devamını ise şöyle anlattı: İngiliz proje ortaklarımızla laboratuarda tekstilin iletken hale getirilmesi için çalışmalar yapacağız. Bu proje bir çok ayağı olan bir proje. Bir sonraki projelerde tekstil üretimlerine başlanacak ve sonraki aşamada da üretilen tekstil robotlara entegre edilecek.

İnsanların dokunma ile iletişim kurmasının öneminin göz önünde tutularak geliştirilen projede aynı zamanda robotların da dokunduğunda insandaki hisleri anlaması için çalışmalar da yapılıyor.

“Bu projede yer aldığım için çok mutluyum. Çok orijinal bir fikirdi” diyen Öğretim Görevlisi Rüveyde Oder, projenin Türkiye’de yapılmasının da ayrıca bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Kadıköy Belediyesi’ne desteklerinden dolayı teşekkür eden proje ekibi, çalıştay sayesinde belediyenin 65 yaş üstü bireylere ilişkin farklı sosyal aktiviteleri olduğunu gördüklerini belirttiler.  “Belediyenin ileri yaştaki insanları bu tip aktivitelerin içine çekebildiğini, bu kadar interaktif kesimin olduğunu bilmiyordum” diyen Prof. Dr. Burçak Karagüzel Kayaoğlu  “Böyle bir organizasyonu da çok kısa sürede gerçekleştirdiler.  Bu müthiş bir şey” sözleriyle Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür etti.

Etiketler; robot itü

ARŞİV