Dövmenin karşılığı bu kez para değil, emek

Kadıköy’de dövme sanatçılığı yapan Eda Alçın, ayda bir ya da iki dövmesini para karşılığı değil, takas yöntemiyle yapıyor

21 Ağustos 2026 - 11:29

Eda Alçın, yaklaşık sekiz yıldır dövme sanatıyla ilgileniyor. Üç yıl önce İstanbul’a gelen ve çalışmalarını Kadıköy’de sürdüren Alçın için dövme, yalnızca bir meslek değil aynı zamanda bir üretim ve ifade alanı. Resim ve seramikle de ilgilenen Alçın, bir süredir dövmelerini farklı hizmet ve ürünlerle takas ediyor.

Takas yöntemini birkaç yıldır kullandığını söyleyen Alçın, sistemin ilk olarak kendisine gelen tekliflerle başladığını belirtti. İnsanların ürettikleri ürünleri ya da sundukları hizmetleri dövme karşılığında teklif ettiğini anlatan Alçın, karşılıklı olarak uygun bulduğu teklifleri değerlendirdiğini ifade etti. Alçın, fotoğraf ve video çekiminden kuaför hizmetine, spor eğitiminden sanat malzemelerine kadar farklı ürün ve hizmetleri emeğiyle takas ediyor.

“PARA YERİNE EMEK”

Takasın kendisi için yalnızca ekonomik bir tercih olmadığını söyleyen Eda Alçın, “Önceliğim işime ve kendime yatırım yapmak. Örneğin dövme videoları ve fotoğraf çekimleri yaptırıyorum. Bunun dışında resim ve seramik üretiyorum. Bu alanlarda kullandığım ham madde ve malzemeleri de takas yoluyla karşılamaya başladım. Benim için takas, para vermemekten çok, sahip olduğum emeği başka birinin emeğiyle karşılıklı değerlendirmek. Aynı zamanda normal şartlarda tanışamayacağım insanlarla tanışıp güzel iş birlikleri kuruyorum.” dedi.

Sistemi sosyal medyada duyurmasının ardından beklediğinden çok daha farklı alanlardan teklifler aldığını söyleyen Alçın, başlangıçta özellikle kendi işine katkı sağlayacak fotoğraf ve video çekimlerine odaklandığını anlattı. Ancak zamanla tekliflerin çeşitlendiğini belirten Alçın, “Sanatçılardan doktorlara, spor eğitmenlerinden kuaförlere kadar çok farklı alanlardan insanlar yazmaya başladı. Açıkçası bu kadar geniş bir teklif yelpazesi olacağını ben de tahmin etmiyordum. Takas sistemini belirli mesleklerle sınırlandırmak da istemiyorum. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de daha önce yapılmamış, biraz çılgın dövme iş birliklerine de açığım.” ifadelerini kullandı.

“Para yerine emek” fikrinin özellikle sanatçılar ve zanaatkârlar açısından önemli olduğunu belirten Alçın, “Bence özellikle sanatçıların ve zanaatkârların emeğinin günümüzde daha fazla desteklenmesi ve değer görmesi gerekiyor. Birçok insan ürettiği şeyin karşılığını almakta zorlanıyor. Takasın bu noktada farklı bir karşılık yarattığını düşünüyorum. Birinin yaptığı işin değerini sadece para üzerinden değil, başka bir emekle de karşılayabiliyorsunuz. Bazen insanlar yalnızca bu fikri sevdikleri için benimle takas yapmak istiyor. Böylece ortaya sadece bir alışveriş değil, yeni bir tanışıklık ve iş ilişkisi de çıkıyor.” şeklinde konuştu.

Takasın son dönemde yeniden daha görünür hale gelmesini ekonomik koşullarla da ilişkilendiren Alçın, “Bence insanların artık kişisel hobileri ve zevkleri için eskisi kadar bütçe ayıramaması ya da ayırmak istememesi takası popülerleştirdi. Ama bir yandan da insanlar üretmeye, kendi becerilerini kullanmaya ve karşılıklı olarak birbirlerine destek olmaya devam ediyor. Birinin ihtiyacı olan şeyi benim emeğim karşılayabiliyorsa, benim ihtiyacım olan şeyi de onun emeği karşılayabiliyor. Aslında oldukça basit bir denklem.” dedi.

KADIKÖY’ÜN ÜRETİM KÜLTÜRÜ TAKASI BESLİYOR

Alçın, takas fikrinin gelişmesinde Kadıköy’deki üretim ve mahalle kültürünün de etkili olduğunu söyledi. Kadıköy’de çalışmaya başladıktan sonra çevresindeki esnaf ve komşularıyla kurduğu ilişkilerin kendisi için öğretici olduğunu belirten Alçın, “Çalışıp çabaladıkça çevremdeki esnafın ve komşularımın da karşılıklı ihtiyaçlarımızı ve isteklerimizi gözeterek farklı teklifler sunduğunu gördüm. Bu beni gerçekten çok mutlu etti. Kadıköy’ün bana göre en güzel taraflarından biri de bu. Hem öğretiyor hem eğitiyor. İnsanları, üretim kültürü ve renkli yapısı böyle fikirlerin ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor.” ifadelerini kullandı.

TAKAS ARKADAŞLIĞA DÖNÜŞÜYOR

Takas yoluyla tanıştığı bazı kişilerle kurduğu ilişkinin tek bir alışverişle sınırlı kalmadığını söyleyen Alçın, süreç içinde arkadaşlıkların ve uzun vadeli iş ilişkilerinin de oluştuğunu belirtti. Sanat üretimlerinde kullandığı bazı ham maddeleri artık bu bağlantılar üzerinden temin ettiğini söyleyen Alçın, takasın zamanla küçük bir dayanışma ağına dönüşebildiğine dikkat çekti. Alçın, “Olay sadece ‘Ben sana dövme yaptım, sen de bana bir hizmet verdin’ noktasında kalmıyor. Birbirimizin üretimine katkı sağladığımız ve zaman içinde devam eden bir iletişim ağına dönüşebiliyor. Bir dövme sanatçısı olarak benim emeğimin karşılığında başka birinin emeğini almak, onun üretimine katkı sağlarken kendi üretimimi de geliştirmeme yardımcı oluyor. Bence bunun güzel tarafı da herkesin elindeki şeyi değerlendirebilmesi. Para her zaman tek değişim aracı olmak zorunda değil. Bazen gerçekten iyi bir fikir, iyi bir iş ve karşılıklı emek de yeterli olabiliyor.” dedi.


ARŞİV