Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Tohum Takas Şenliği, 12 Nisan Pazar günü Göztepe Özgürlük Parkı’nda gerçekleşti. Yerel üreticilerin, derneklerin, kooperatiflerin ve sivil toplum kuruluşlarının stant açtığı şenlik, Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin verdiği müzik dinletisiyle başladı.
Keman ve gitarın birlikteliği ile ortaya çıkan güzel ezgiler, şenlik alanını daha da keyifli hale getirdi. Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Atalık şenlik alanını ziyaret etti; stantları gezdi.

Vatandaşlarla sohbet eden Kösedağı, vatandaşların talepleri ve isteklerini de dinledi. Atalık tohumların korunmasını ve yaygınlaştırılmasını hedefleyen şenliğin açılış konuşmalarını Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Kadıköy Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nil Uzunkaya ile Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran yaptı.

“TOHUMLARI ALIN VE EKİN”
Konuşmasında gıdaya erişim sorununa dikkat çeken Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, dünyada yeterli gıda üretimine rağmen milyonlarca insanın açlıkla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kösedağı, “Dünyada 8 milyar insan var. Günlük olarak 10-11 milyar kişiye yetecek gıda üretiliyor. Ancak buna rağmen 1-1,5 milyar insan yatağa aç giriyor. Yani ortada gıda var ama erişim sorunu yaşanıyor.” dedi.
Kentlerde gıda üretiminin giderek azaldığını belirten Kösedağı, tedarik zincirinin kırılganlığına dikkat çekerek, “Kent merkezlerinde tükettiğimiz gıdaların büyük bölümü şehir dışından geliyor. 2050’de nüfusun yüzde 70’inin kentlerde yaşayacağı öngörülüyor. Böyle bir durumda tedarik zinciri aksarsa bu gıdalar insanlara nasıl ulaşacak?” ifadelerini kullandı.
Tohum takas şenliklerinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirten Kösedağı,”Tohum takas şenliği gibi organizasyonlar bize hala umut veriyor, vermek zorunda. Biz bulduğumuz her yere bamya, domates ve salatalık ekeceğiz. Lütfen şenlikte dağıtılan tohumları alın eşinize, dostunuza, torununuza, kızınıza, oğlunuza, annenize, babanıza götürün. Onları balkonlara, en ufak bir yeşil alan bile olsa o tohumları ekin. Çünkü biz kentte gıda yetiştirmeye başlamazsak paramız bizi kurtarmayacak. Param var, gider şuradan alırım diyemeyeceğiz.” çağrısı yaptı.

“GIDAYA ERİŞİM ANAYASAL HAK”
Yerel yönetimler olarak sadece asfalt ve kaldırım yapmak dışında artık gıda politikalarını da artıracaklarını ifade eden Kösedağı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Toplumun buna ihtiyacı var. Bununla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Bugünü ‘güzel bir havada geldik, pazar sabahını değerlendirdik, çocukları dışarı çıkardık, bir parka geldik’ gibi düşünmeyin. Bu geleceğimiz. Çünkü insanların gıdaya eşit erişim hakkı var. Bu anayasal bir hak. Kadıköy Belediyesi olarak kentte gıda üretilmesi için elimizden gelen birçok şeyi yapacağız ve bunları da sizinle paylaşacağız. Bu sürece emek veren çalışma arkadaşlarıma, katılım sağlayan oda başkanlarına çok teşekkür ediyorum.”

“TOHUMLARI GELECEK NESİLLERE AKTARMAK İSTİYORUZ”
Hızla artan kentleşme ve değişen yaşam koşullarının yeni çözümler üretme sorumluluğunu yüklediğini belirten Park ve Bahçeler Müdürü Nil Uzunkaya, “Kadıköy Belediyesi olarak kentte de tarımın mümkün olabileceği anlayışıyla tohum takas şenlikleri düzenliyoruz, Kadıköy Bostanları projemizi geliştirerek devam ettiriyoruz. İnanıyoruz ki üreten şehirler daha güçlü ve doğayla uyumlu olan şehirler ise daha sürdürülebilir. Bu bilinçle bizler küçücük bir tohumu koruyarak, yaygınlaştırarak ve çoğaltarak gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz. Sizlerden beklediğimizse bugün sizlere vereceğimiz tohumlarınızı balkonlarınıza, saksılarınıza, bahçelerinize ekerek üretmenin keyfini çıkarmanızdır. Ektiğiniz bir tohum ondan elde edeceğiniz onlarca tohum demektir.” ifadelerini kullandı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran da şunları dile getirdi: “Tohum takas şenlikleri yerel tohumların korunması, tohum bilincinin geliştirilmesi bakımından çok önemli. Çünkü dünyada artık hibrit ve genetiği değiştirilmiş tohum çok fazla. Kadıköy Belediyesi'nin dördüncüsünü düzenlediği şenliğin daha uzun yıllar sürdürmesini diliyorum. Yerel yönetimlerin tohum bilincinin geliştirilmesinde ve tohumun sahiplenilmesinde çok önemli görevleri var. Bu kapsamında Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.”
Açılış konuşmalarının ardından “Tohumdan Gıdaya Yoksulluk” başlıklı panele geçildi. Kadıköy Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü Peyzaj Mimarı Gülen Önal Dadaylı’nın moderatör olduğu panelin konuşmacıları Silivri’de tarımsal üretim yapan Ayhan Öztürk, Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkanı Aziz Koçal ile TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran’dı.
“EKREM BAŞKAN OLMASA TARIMI BIRAKACAKTIM”
Tarım sektöründeki artan maliyetler ve yaşlanan üretici nüfusu nedeniyle üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğuna dikkat çeken Ayhan Öztürk, “Atalık tohumunun önemini biliyoruz. Temini konusunda mücadele ettik. İşte atalık tohum üreten fidecilerle görüşelim dedik. Maalesef bu konuda üreten fideci bulmak da zor. Böyle de olunca kendi fidemizi kendimiz üretme peşine düştük. Burada dağıtılan tohumlardan alsam, onların fidesini yetiştirsem pazarda satma şansım yok. Çünkü devlet buna yasak koymuş. Sertifika olayı söz konusu. Böyle de olunca tabii ki üreticinin elinde ciddi anlamda sıkıntılar oluşmaya başlıyor. Hibrit tohumlar almaya mecbur bırakılıyorsunuz.” dedi. Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yerel üreticiyi desteklemek için fide dağıttığını, bunun da ciddi anlamda maliyeti karşıladığını söyledi, “Ekrem İmamoğlu bu desteği vermeseydi tarıma devam etmeyecektim.” dedi.
Güvenli gıdaya erişimin en temel evrensel hak olduğunu belirten TÜKODER Başkanı Aziz Koçal, tarım arazilerinin ve yerli tohumların kaybedilmesinin doğrudan yoksulluğa yol açtığını ifade etti. Koçal, sağlıklı ve ekonomik gıdaya ulaşmak için toprağa ve tohuma sahip çıkmanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Kentte gıdaya erişim sorunu yaşanacağı söyleniyor. Ancak köylerde de bu sorun başlamış durumda. Maden ocaklarına dur denmediği ve topraklar zarar gördüğü sürece gıdaya köylü de ulaşamayacak.” dedi.
“GIDA İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”
“Tohumla yoksulluk arasında nasıl bir bağ var?” sorusunu yanıtlayan Koçal, “Tohum yok oldukça ya da tohumun yeşereceği toprak kalmadıkça gıdaya erişim zorlaşacak. Ya da o tohumdan elde edilen ürün tüketicinin sofrasına çok pahalı gelecek. Dolayısıyla tüketicinin alım gücü bugün olduğu gibi açlık sınırının altında olduğu sürece gıdalara ulaşamadığı zaman yoksulluk işte tam da bu noktada can alıcı bir sorunu haline geliyor. “ dedi.

Tohumun küresel ölçekte stratejik bir alan haline geldiğini vurgulayan Koçal, “Tohum bir yaşam kaynağı olmaktan çıkarılıp küresel şirketlerin kontrolüne geçtiğinde, ne üreteceğimize ve ne tüketeceğimize de bu şirketler karar vermeye başlar. Bu yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunudur.” ifadelerini kullandı.
Koçal, yerli tohumların ve tarım arazilerinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, “Bugün tohumlarımıza ve topraklarımıza sahip çıkmazsak bahçemizdeki domatesin o güzel kokusuna hasret kalacağız. Bizler de tüketicilerin sağlıklı, ekonomik, besin değeri yüksek gıdaya ulaşabilmesi için mücadelemizi meslek odalarıyla birlikte sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
“KOOPERATİFLEŞME DESTEKLENMELİ”
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran, dünyadaki tohum arzının büyük bölümünün sınırlı sayıda küresel şirketin kontrolünde olduğunu belirterek, bunun biyoçeşitlilik kaybına ve yerel üreticilerin dışa bağımlı hale gelmesine yol açtığını söyledi. Kapıkıran, “Yoksulluğun temel nedenlerinden birisi tohumda biyoçeşitlilik kaybıdır. Bunun da nedeni küresel tohum ticaretidir. Bugün çiftçiler yerli yerel tohumlarla üretim yaptıklarında elde ettikleri verim ile hibrit tohumlarla yaptıkları verim daha fazla oluyor manipülasyonu ile yerel tohumdan vazgeçirilmiş ve hibrit tohumlara bağımlı hale kılınmıştır.” dedi. Kapıkıran, yerel tohumların korunması ve üretici ile tüketici arasında doğrudan bağ kurulmasının önemine değinerek, topluluk destekli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.

Soru ve cevap bölümü ile son bulan panelin ardından yerli tohum dağıtım heyecanı yaşandı. Dağıtım noktasında uzun kuyruklar oluştu. Bahçesinde ve balkonunda bamya, domates, maydanoz, roka, biber yetiştirmek isteyenler yerli tohum almanın mutluluğunu yaşadı.