İklim krizinin etkileri artık yalnızca sıcaklık rekorlarında değil, insanların aşırı sıcağa maruz kaldığı günlerin sayısında da kendini gösteriyor. ABD merkezli iklim araştırma kuruluşu Climate Central’ın Haziran-Ağustos 2026 dönemini kapsayan yeni çalışması, insan kaynaklı iklim değişikliğinin dünya genelinde sıcaklıkları ne ölçüde etkilediğini ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye’de ortalama bir kişi, iklim değişikliği olmasaydı yaşanmayacağı hesaplanan 32 ilave riskli sıcak günle karşı karşıya kaldı. İstanbul’da ise iklim değişikliğinin eklediği riskli sıcak gün sayısı 37 olarak belirlendi.

RİSKLİ SICAK GÜN NE ANLAMA GELİYOR?
Climate Central, “riskli sıcak günleri” bir bölgede 1991-2020 yılları arasında kaydedilen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak geçen günler olarak tanımlıyor. Dolayısıyla araştırmada bütün kentler için tek bir sıcaklık değeri kullanılmıyor; her bölge kendi geçmiş iklim koşullarıyla karşılaştırılıyor.
Kuruluşa göre bu yerel sıcaklık eşiğinin aşılması, sıcaklığa bağlı sağlık sorunları ve ölüm riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Çalışmada iklim değişikliğinin etkisini belirlemek amacıyla günlük ortalama sıcaklıkları inceleyen Climate Shift Index (CSI) yöntemi kullanılıyor. Araştırmacılar, gerçekleşen sıcaklıkları insan kaynaklı iklim değişikliğinin olmadığı varsayımsal bir dünyadaki sıcaklıklarla karşılaştırarak iklim değişikliğinin eklediği riskli sıcak günleri hesaplıyor.
Araştırma, aşırı sıcakların Türkiye’de geniş bir nüfusu etkilediğini de ortaya koydu. Ülke genelinde 54,3 milyon kişinin yaz boyunca 30 günden fazla riskli sıcaklık koşullarına maruz kaldığı hesaplandı. Kentler arasında ise farklılıklar görüldü. İklim değişikliğinin eklediği riskli sıcak gün sayısı Adana’da 40, Gaziantep’te 39, Bursa’da 34 ve İzmir’de 33 olarak hesaplandı.

ETKİ DÜNYA GENELİNDE HİSSEDİLDİ
Türkiye’deki tablo, 2026 yazında dünya genelinde yaşanan daha geniş çaplı sıcaklık artışının bir parçası. Climate Central’ın analizine göre 1,5 milyardan fazla insan, Haziran-Ağustos döneminde iklim değişikliğinin eklediği en az 30 riskli sıcak güne maruz kaldı. Üç aylık dönem boyunca her gün dünya nüfusunun dörtte birinden fazlası, insan kaynaklı iklim değişikliğinin sıcaklıklar üzerindeki belirgin etkisini yaşadı.
Avrupa, olağan dışı sıcaklıkların öne çıktığı bölgelerden biri oldu. Yaz sıcaklıklarının normale kıyasla en fazla yükseldiği 10 ülkenin yedisi Avrupa’da yer aldı. Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ın da aralarında bulunduğu 54 ülke, 1970-2026 döneminin en sıcak Haziran-Ağustos dönemini yaşadı. Avrupa nüfusunun yaklaşık yüzde 89’u ise en az bir ay boyunca riskli sıcaklık koşullarıyla karşı karşıya kaldı.
Riskli sıcaklara maruz kalan en büyük nüfus Asya’da kaydedildi. Kıtada 2,8 milyar kişi, başka bir ifadeyle nüfusun yaklaşık yüzde 58’i, yaz boyunca en az 30 gün riskli sıcaklıklara maruz kaldı.
Climate Central, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan ve atmosferde ısıyı hapseden emisyonların olağan dışı sıcaklıkların görülme sıklığını artırdığına dikkat çekiyor. Araştırma, giderek uzayan ve sıklaşan aşırı sıcak dönemlerinin yalnızca meteorolojik bir olay olarak değil; halk sağlığı, kent planlaması ve iklim uyum politikaları açısından da ele alınması gerektiğine işaret ediyor.