İlişkinizi neden yapay zekaya sormamalısınız?

Çiftlerin ilişki sorunlarını çözmek için yapay zekaya yönelmesi yeni bir eğilim haline gelirken, Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram bu durumun ilişkilerde “üçgenleşme” yarattığını ve duygusal bağları zayıflattığını söylüyor

17 Ocak 2026 - 13:04

İlişkilerde yaşanan anlaşmazlıklar ve belirsizlikler karşısında çiftler, giderek daha sık yapay zekâ uygulamalarına başvuruyor. Tartışmaların ardından partneriyle yüzleşmek yerine ChatGPT gibi yapay zeka uygulamalarına danışan bireyler, sorunlarına hızlı ve zahmetsiz çözümler arıyor. Ancak uzmanlara göre bu eğilim, ilişkiler açısından ciddi riskler barındırıyor.

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, partnerle konuşmak yerine bir algoritmadan görüş almanın, sistemik terapide “üçgenleşme” olarak tanımlanan savunma mekanizmasının dijital bir yansıması olduğunu belirtiyor. Abudaram’a göre birey, ilişkiye üçüncü bir unsur dahil ederek partnerine karşı kendisini korumaya alıyor ve farkında olmadan ilişkide bir güç mücadelesi yaratıyor.

YAPAY ZEKÂ DUYGUSAL KAÇIŞ ALANI

Abudaram, çiftlerin yapay zekâya yönelmesinin temelinde zor duygulardan kaçma isteğinin yattığını söylüyor. Kaygı, üzüntü ve belirsizlikle yüzleşmek istemeyen bireyler, partnerleriyle konuşmak yerine yapay zekâyı bir tampon olarak kullanıyor. Bu durum, ilişkinin sorunlarını çözmek yerine ertelemesine ve derinleşmesine yol açıyor.

“Bireyler yapay zekâyla bir ittifak kurarak partnerine karşı elini güçlendirmeye çalışıyor. Bu da ilişkide kimin haklı olduğunun ispatlanmaya çalışıldığı sağlıksız bir mücadele alanı yaratıyor,” diyen Abudaram, bu tutumun ilişkisel bağı zedelediğini vurguluyor.

BELİRSİZLİKTEN KAÇIŞIN DİJİTAL YOLU

Uzmanlara göre yapay zekâya yönelimin en önemli nedenlerinden biri belirsizlikten kurtulma arzusu. Abudaram, “Eşiyle yaşadığı sorunların çözülemeyeceğinden korkan bireyler, bu korkuyla yüzleşmek yerine yapay zekâya danışmayı tercih ediyor. Bu, sorun yokmuş gibi davranmanın ya da partnerin ne düşündüğünü varsaymanın teknolojik bir biçimi,” değerlendirmesinde bulunuyor.

Partnerinin ne hissettiğini ya da haklı olup olmadığını yapay zekaya sormanın endişe verici olduğunu belirten Abudaram, teknolojinin hayatı kolaylaştırabileceğini ancak bir ilişkinin bir algoritmaya emanet edilmesinin ilişkiyi sona sürükleyebileceğini ifade ediyor.

Dr. Psk. Sevilay Abudaram, çiftlerin yapay zekâya başvurmasının iki temel yansıması olduğunu söylüyor. Bunlardan ilki “zihin okuma.” Bireyler, partnerlerinin ne düşündüğünü ve ne hissettiğini doğrudan iletişim kurmak yerine yapay zekâdan öğrenmeye çalışıyor. Bu durum, gerçek ilişkiden uzak, varsayımlar üzerine kurulu bir ilişki biçimini beraberinde getiriyor.

İkinci risk ise ilişkide üçgenleşme. Daha önce arkadaşlara ya da aileye danışma şeklinde görülen bu durumun bugün yapay zekâ üzerinden yaşandığını belirten Abudaram, “İlişki sorunlarını üçüncü kişilere ya da algoritmalara taşımak, ilişkinin altına dinamit koymaktır. Yapay zekâdan alınan yanıtlar ne ilişkiye ne de partnere özgüdür.” diyor.


ARŞİV