Kadıköy’de hafıza, yalnızca geçmişe ait bir anlatı değil; bugün de sokaklarda, meydanlarda ve kamusal alanlarda üretilmeye devam eden canlı bir süreç. Gündelik karşılaşmalar, birlikte kullanılan mekânlar ve süreklilik taşıyan mücadeleler, semtin belleğini her gün yeniden kuruyor. İşçi yürüyüşlerinden çevre direnişlerine, kent hakkı mücadelelerinden kadın eylemlerine kadar çok bir alanda söyleyecek sözü olanların adresi olan Kadıköy’ü anlamak, bu çok katmanlı hafızaya bugünden bakmayı gerektiriyor. Kadıköy Belediyesi Akademi’nin hafızaya odaklanan yayınları da bu birikimin izini sürüyor. Akademi’nin ilk kitabı olan “Haydarpaşa Kitabı: Kent, Mekân, Mücadele”, Haydarpaşa Garı etrafında şekillenen kent mücadelesini merkeze alarak mekân ve hafıza ilişkisini tartışmaya açmıştı. Akademi’nin ikinci kitabı “Bir Hafızanın Peşinde Kadıköy” ise bu hattı genişleterek, semtin farklı dönemlerine ve mücadele alanlarına yayılan daha bütünlüklü bir Kadıköy anlatısı kuruyor.
Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıkan, editörlüğünü Aras Aladağ ve Özge Güneş’in yaptığı kitap, Kadıköy’ü geçmişe sıkışmış bir semt olarak değil; farklı zamanlarda farklı deneyimlerle şekillenmiş dinamik bir kamusal alan olarak ele alıyor. On bir makaleyle Kadıköy’ün toplumsal ve mekânsal hafızasını görünür kılıyor.

KENT, MEKÂN VE HAFIZA
Kitabın önsözünde kentlerin nötr alanlar olmadığı vurgulanırken şu ifadelere yer veriliyor: “Bu kitapta da mekân, mekânın toplumsal üretimi, mekânda iz bırakan ve aynı zamanda mekânın izlerini üzerinde taşıyan çeşitli olaylar, olgular, süreçler, kişiler ve mücadeleler ele alınarak, bütün bunlar vesilesiyle Kadıköy özelinde dün-bugün-yarın ilişkisi kurularak, bir hafıza tazelemesi yapılıyor. Kadıköy’ün çok katmanlı zengin yapısını çeşitli bağlamlarda ele
alan makaleler; bölgenin toplumsal, siyasal ve mekânsal özelliklerini inceleyerek bizi geçmiş ve gelecek hakkında daha fazla düşünmeye davet ediyor.”
19. YÜZYILDA KADIKÖY
Pınar Erkan, “Kadıköy’ün Çayır ve Bahçelerinde Sosyal Yaşamdan Kesitler” adlı makalesinde, Kadıköy’ün 19. yüzyıldaki mekânsal ve toplumsal yapısını ayrıntılı biçimde ele alıyor. Çayırlar, bostanlar, bağlar,konaklar, sinemalar ve tiyatrolar gibi sosyal hayatın şekillendiği alanlara odaklanan makale, aynı zamanda İngiliz, Alman, Fransız, Ermeni, Rum ve Yahudi topluluklarının Kadıköy’ün çok kültürlü hayatına etkilerini gösteriyor. Bu çalışma, bugünkü Kadıköy’ün tarihsel arka planını hatırlatarak, kaybolan mekânlarla birlikte nelerin yitirildiğini de görünür kılıyor.

NÂZIM HİKMET’İN KADIKÖY YILLARI
Aras Aladağ’ın “Dünyanın En Güzel Günbatımı Mühürdar’dan Seyredilir” adlı çalışması, Nazım Hikmet’in edebi üretim ve politik bilincinin oluşumunda Kadıköy’ün oynadığı rolü inceliyor. Nâzım’ın Orhan Selim takma adıyla yazdığı toplumsal eleştirilerden, uzun tutukluluk döneminin ardından annesinin Cevizlik’teki evinde sürdürdüğü şiir üretimine; İbrahim Balaban’la birlikte Kadıköy’de şekillendirdiği “Balabanizm” akımına ve Mühürdar’daki son günbatımına kadar, şairin Kadıköy’deki yaşamına dair olaylar tanık ifadeleriyle detaylandırılıyor. Makale, Kadıköy’ü edebi üretimi besleyen bir mekân olarak değerlendirirken, kentle bireysel hafıza arasındaki ilişkiye de ışık tutuyor.
BASTIRILAN BİR HAFIZA
İrem Yıldırım’ın “Kadıköy’de 6-7 Eylül Pogromu’nun İzini Sürmek” başlıklı çalışması, 6-7 Eylül olaylarının Kadıköy özelindeki etkilerini sözlü tarih verileri üzerinden araştırıyor.
Pogromun semtin sosyal dokusunda açtığı derin yaralar, tanıklıklar aracılığıyla görünür kılınıyor. Yıldırım ayrıca 1964 sürgününün bu süreci nasıl tamamladığını ve demografik dönüşümü hızlandırdığını da ele alıyor. Semtin toplumsal hafızasında silinmiş izleri ortaya çıkararak 6-7 Eylül’ün yerel tarih içindeki anlamını tartışmaya açıyor.

15-16 HAZİRAN VE KADIKÖY
“15-16 Haziran 1970: Kadıköy Sokaklarında İşçiler” adlı makalesinde Zafer Aydın,15-16 Haziran 1970 işçi direnişini Kadıköy merkezli bir perspektiften ele alıyor. Cumhuriyet tarihindeki en kitlesel işçi eylemlerinden biri olan bu iki günde, eylemlerin Anadolu Yakası’ndaki odağı Kadıköy olmuş, 16 Haziran günü gerçekleşen çatışmalarda üç işçi ve bir polis hayatını kaybetmişti. Makale, Kadıköy’ün bu tarihi direnişteki özel yerini inceleyerek, semtin sınıfsal mücadeleler açısından taşıdığı tarihsel önemi ortaya koyuyor.
YERALTI MÜZİK SAHNESİ VE EDEBİYAT
Murat Beşer’in “Kadıköy Underground” başlıklı yazısında, Kadıköy’de 1950’lerden bugüne uzanan yeraltı müzik kültürünü mekânlar ve kuşaklar üzerinden ele alıyor. Barlar ve sahneler, yalnızca eğlence alanları değil, kültürel üretimin ve karşılaşmaların mekânları olarak değerlendiriliyor.
Ulus Atayurt, “Aron Angel’i̇n Di̇reni̇şi̇nden Gezi’ye Kadıköy: Bazen İki Şey Bir Araya Gelir ve Dünya Değişir” başlıklı yazısında Kadıköy’ü edebiyatla iç içe geçmiş bir rota olarak okuyor; sokaklar, kahveler ve gündelik yaşam edebi hafızanın parçaları olarak ele alınıyor.Atayurt, Kadıköy’ün bu bağlamda tarihsel yerini değerlendirirken, kentsel dönüşümün ve direnişlerin etkilerine dair bir bakış sunuyor.

YEŞİL ALAN MÜCADELESİ
Kentin son yeşil alanlarından biri olan ancak uzun yıllardır yapılaşma tehdidi altında olan Validebağ Korusu; İstanbul, Kadıköy ve Üsküdar’ın en uzun soluklu çevre ve kent mücadele alanlarından birini oluşturuyor. Sibel Akyıldız, “Strateji-Taktik Döngüsünde Bir Araştırma Alanı Olarak Validebağ Korusu” adlı makalesinde yapılaşmaya karşı verilen mücadeleyi, kamusal alan ve kent hakkı tartışmalarıyla birlikte ele alıyor.
GÜNDELİK HAYAT, KÜLTÜR VE DÖNÜŞÜM
Özge Güneş’in “Kadıköy’ün Direnişten Dönüşüme Yolculuğu” başlıklı yazısı Kadıköy’ü büyük kırılma anlarının yanı sıra gündelik hayat üzerinden okumayı öneriyor. Makale, Kadıköy’ün Gezi öncesi ve sonrası dönemdeki muhalif karakterine odaklanarak, İstanbul genelinde ve özellikle Beyoğlu’nda yaşanan dönüşümlerle ilişkilendirerek, 2013 Haziran’ından günümüze kadar süren süreçleri ve Kadıköy’de ortaya çıkan alternatif muhalefet biçimlerinin izini sürüyor.
KADIKÖY’DE KADIN MÜCADELESİNİN HAFIZASI
Kudret Çobanlı, “Kimsenin Arkasını Dönemeyeceği Bir Şey Oldu”: Kadın Mücadelesinin Hafızasında Kadıköy” başlıklı makalesinde semti feminist mücadele açısından tarihsel ve mekânsal bir hat üzerinden ele alıyor. Çobanlı, 2010’lu yıllarda Kadıköy’de kadın ve LGBTİ+ hareketlerinin nasıl şekillendiğini; bu hareketlerin gündelik yaşam, toplumsal muhalefet ve özgürlük mücadeleleriyle nasıl iç içe geçtiğini tartışıyor. Çobanlı, Türkiye’de cinsiyet eşitliği mücadelesinin son on yıldaki gelişimine Kadıköy’de gelişen bu hareketler aracılığıyla ışık tutuyor.

MÜCADELEYLE KAZANILAN KAMUSAL ALAN
İBB tarafından restore edilen ve İstanbulluların hizmetine açılan Hasanpaşa Gazhanesi de tıpkı Haydarpaşa Garı ve Validebağ Korusu gibi kent mücadelesinin önemli mekanlarından biri. “Körler Ülkesi’nin Daimi Işığı: Hasanpaşa Gazhanesi” adlı makale, uzun yıllardır Gazhane’nin dönüşümünü ve buradaki kent mücadelesini yakından takip eden Gazete Kadıköy muhabiri Gökçe Uygun tarafından kaleme alındı. Uygun, uzun bir süre âtıl bırakılan ve yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalan Gazhane’nin bugün Müze Gazhane olarak kamusal bir kültür alanına dönüşmesinin ardındaki süreci ayrıntılı biçimde aktarırken, mahallelinin ve
gönüllülerin bu süreçteki rolünü vurguluyor.Uygun, Gazhane’nin yıkımdan nasıl döndüğünü, bu sürecin hangi mücadelelerle örüldüğünü ve bugün gelinen noktanın neden kendiliğinden olmadığını tanıklıklar ve kronolojiyle ortaya koyuyor.
KENT MEKÂNLARINDA KÜLTÜR SAVAŞI
Serkan Taşkent’in “Türkiye’nin ‘Kültür Savaşı’na Kadıköy’den Bakmak” çalışması, kültür kavramının tarihsel dönüşümü ve milliyetçilik ile sekülarizmin ulusal kimlik üzerindeki etkilerini tartışırken, Cumhuriyet’in modernleşme ve laiklik eksenli kimlik projesinin çok partili dönemde muhafazakâr söylemlerle yeniden şekillendiğini gösteriyor. Makale, bu tarihsel ve ideolojik dönüşümün, özellikle Gezi Direnişi sonrasında “özgürlük mekânı” olarak öne çıkan Kadıköy’de nasıl somutlaştığını inceliyor. İlçenin kültür savaşındaki konumu tartışılırken kültürel sermaye, popülerleşen kent mekânları ve mutenalaşma süreçleri arasındaki ilişki de ele alınıyor.
Kitabı, internet satış platformlarından ve CKM’deki Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları Kitabevi’nden temin edilebilirsiniz.