Kaos GL Derneği, 2025 yılı LGBTİ+’ların İnsan Hakları Raporu’nu 23 Şubat’ta Ankara’da düzenlediği etkinlikle kamuoyuna duyurdu. “Aile Yılı: LGBTİ+’lara Büyük Kuşatma” üst başlığını taşıyan rapor, derneğin 2007 yılından beri sürdürdüğü insan hakları izleme çalışmalarının bir ürünü.
Kaos GL’nin web sitesindeki habere göre; medyaya yansıyan ihlaller ile Kaos GL Derneği ve ilişkide olduğu diğer sivil toplum örgütlerine başvurular üzerinden hazırlanan rapor, 2025’te LGBTİ+ haklarının durumunu gözler önüne seriyor. Raporu hazırlayan, Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Kerem Dikmen, “Bu sene LGBTİ+ düşmanlığı cumhurbaşkanlığı merkezli oldu. Aile Bakanlığı icracı bakanlık oldu. Diğer kamu kurumları da bundan vazife çıkardı. Dolayısıyla bu örgü içerisinde bir LGBTİ+ hak örgütünün kapatıldığını gördük." dedi.

(Fotoğraf: Şehlem Kaçar / csgorselarsiv.org)
Rapora göre 2025 yılında LGBTİ+ karşıtlığı açık bir devlet politikasına dönüştü. Seçilmiş ve atanmış üst düzey kamu görevlilerinin LGBTİ+’ları “sapkınlık”, “bela” ve “tehdit” gibi ifadelerle hedef göstermesinin kamu görevlileri açısından ihlal motivasyonunu artırdığı, üçüncü kişiler açısından ise cezasızlık algısını güçlendirdiği belirtildi. Raporda, oluşan bu atmosferin hak ihlallerini teşvik ettiği vurgulandı.
Hedef gösteren nefret söyleminin, devletin ayrımcılığı önleme yükümlülüğüyle açık biçimde çeliştiğine dikkat çekilen raporda, düzenleyici ve denetleyici kurumların ifade ve sanat özgürlüğünü LGBTİ+ karşıtlığı temelinde sistematik olarak sınırlandırdığı kaydedildi. Buna göre, LGBTİ+ kapsayıcı içeriklere yer veren dijital platformlar cezalandırıldı, yayınlara sansür uygulandı, bazı yayıncıların Türkiye’den çekilmesine yol açıldı; sanatsal etkinlikler ise iptal edildi ya da yasaklandı.
İHLALLERDE ARTIŞ ALARMI
Raporda yaşanan hak ihlalleri de teker teker belgelendi. Buna göre en temel hak olan yaşam hakkı alanı 6 kez ihlal edildi. Bunların üçü nefret cinayeti olarak kaydedildi. Raporda, yaşam hakkı ihlallerinden en çok transların etkilendiği vurgulandı. Rapor ayrıca kişisel bütünlük hakkı (89), özgürlük hakkı (313), özel hayat hakkı (67), seyahat etme hakkı (61), ifade özgürlüğü (195), toplanma hakkı (336), örgütlenme hakkı (40 ), sağlık hakkı (21), eğitim hakkı (52), ve barınma hakkı (21) olmak üzere 10 alandaki haklarda toplam 1195 ihlal sıralandı.
TALEPLER
Raporda TBMM’ne İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (Türkiye Cumhuriyeti tarafından 18 Nisan 2001 tarihinde imzalanan), Ayrımcılığın Genel Olarak Yasaklanmasına ilişkin 12 No’lu Ek Protokolünü onaylanması ve nefret saikiyle işlenen suçların cezalarını, aynı suçların basit hallerinde yüksek olacak şekilde ayrıştırılması istendi.

(Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org )
Öte yandan; 26 hak örgütü, LGBTİ+ karşıtı bir yasa tasarısı hazırlığına karşı ortak açıklama yaptı. 5 Mart’ta İstanbul’daki İnsan Hakları Derneği’nde biraraya gelen temsilciler, temel hak ve özgürlükleri yok sayan, LGBTİ+’ları ve hak savunuculuğunu suç ilan eden hiçbir yasa teklifinin Meclis gündemine dahi taşınmamasını istedi. Muzır.org sitesinin “Yasalaşmadan uygulanıyor: Kadıköy’de ‘LGBTİ+ propagandası’ yasağı” başlıklı haberine göre 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadıköy’deki gündüz eyleminde konuşan LGBTİ+ aktivisti, eylemin ardından polis tarafından gözaltına alındı. Aktivistin avukatı Esin İzel Uysal, gözaltı gerekçesinin Kadıköy Kaymakamlığı’nın ilçe sınırları içinde LGBTİ+’ları çağrıştırabilecek ifadeleri, söylemleri ve basın açıklamalarını bir gün süreyle yasaklaması olduğunu söyledi.
Kapak fotoğrafı: TULYA ÇAVUŞOĞLU