Bisikleti yalnızca bir ulaşım aracı olarak görmeyen Zincir Kıran Kadınlar, genç kadınları sinema aracılığıyla kendi hikâyelerini anlatmaya davet ediyor. 15-24 yaş arasındaki genç kadınlara yönelik “Filmini Pedalla” projesiyle bisiklet, iklim ve sürdürülebilir gelecek temaları kısa filmlerde buluşacak. Projede lise ve üniversite öğrencileri bireysel ya da ekip halinde film hazırlayabilecek.
“NEDEN DIŞA BAĞLI KALALIM?”
Projenin fikir aşamasının 2012 yılında Büyükada’da gerçekleştirilen Bisikletli Film Festivali’ne dayandığını belirten Zincir Kıran Kadınlar İnisiyatifi Kurucu Başkanı Hande Kurt, aradan geçen 14 yılda bu alandaki çalışmaların yeterince yaygınlaşmadığını söyledi. Türkiye’de bisiklet üzerine film üretebilecek çok sayıda insan olduğunu vurgulayan Kurt, “Vapurla bisikletleriyle Büyükada’ya gitmişler, orada film izlemişler. Bunun üzerinden 14 yıl geçti. O festivali hatırlayan insanların bir kısmı artık bisiklet sürmüyor. Bugünün gençleri ise bisikletle bir film festivalinin yapılabileceğini bile bilmiyor.” dedi.

Bisiklet filmlerinin yer aldığı uluslararası bir arşiv bulunduğunu anlatan Kurt, “2012 yılında bir marka bu film festivalinin üyeliğini satın alarak Türkiye’de festivali gerçekleştirmişti. Yani dünyadaki bisiklet filmlerine erişip burada gösterim yapabiliyordunuz. Aradan geçen yıllarda ise Türkiye’de bu festivale yatırım yapabilecek bir marka kalmadı. Çünkü ya kaynak yok ya da bu işe dair vizyon yok.” dedi.
Kurt, bunun üzerine Türkiye’deki üretimlere odaklandıklarını belirterek, “Biz başka şeyleri halledelim, ona da sıra gelecek gibi diye düşündük. İyi ya da kötü, biz yapalım o zaman fikri gelişti. Çünkü Türkiye’de bisiklet filmi çekecek bir sürü insan var aslında. Neden dışa bağlı kalalım? Bir sürü insan bisiklet sürüyor, bisikletle ilgili deneyimler biriktiriyor. Bunların hikâyeleri var. Neden kendi filmlerimizi üretmeyelim, kendi arşivimizi oluşturmayalım diye düşündük.” dedi.
İLK EĞİTİMLER GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Türkiye’de bir bisiklet film arşivi oluşturmak istediklerini belirten Kurt, “Bir üniversiteyle anlaşırsak, ki şu an İstinye Üniversitesi ile görüşüyoruz, bu filmlerin arşivini orada tutabiliriz. Arşiv zamanla büyür, yeni filmler eklendikçe çoğalır. Hatta Türkiye’de Netflix ya da HBO gibi bir film platformu da oluşturabiliriz. Çünkü Türkiye’de bu konuda üretim yapan, hikâyesini anlatmak isteyen çok sayıda genç var. Bir deneyim iyi anlatılmaz, iyi aktarılmazsa kişinin kendi içinde kalıyor, adeta kişisel bir kuyunun dibine atılıyor. Hâlbuki o deneyimi başka birine aktardığınızda, onun için bir ilham kaynağına dönüşebilir, onu harekete geçirebilir. Biz de biriken bu deneyimlerin kaybolmasını istemiyoruz.” dedi.

İlk eğitimlerde Doç. Dr. Ece Vitrinel ve yönetmen Canan Yılmaz gençlerle buluştu. Başvurular 15 Eylül-15 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Jüri değerlendirmesinin ardından lise ve üniversite kategorilerinden 10’ar finalist belirlenecek. Finalist filmler 1 Kasım’da Kadıköy’de gerçekleştirilecek özel gösterimde seyirciyle buluşacak. Jüri ve seyirci oylaması sonucunda iki genç kadın yönetmen seçilecek.
Kurt, projenin yalnızca Türkiye’deki gösterimle sınırlı kalmayacağını belirterek kazanan genç kadınların filmlerinin Hollanda ve İtalya’da anlaşma sağlanan üniversitelerde de gösterileceğini söyledi. Proje için hâlen sponsor aradıklarını ifade eden Kurt, destek bulunması halinde genç kadın yönetmenleri, filmlerinin gösterileceği ülkelere götürerek bu gösterimlerde yer almalarını sağlamak istediklerini de ayrıca belirtti.