Yolu Gazete Kadıköy’den geçenler anlatıyor

1000. sayımızda yolu gazetemizden geçen eski mesai arkadaşlarımıza “Gazete Kadıköy”ü sorduk

09 Ağustos 2019 - 12:51

Gazete Kadıköy 20.yılını devirdi ve 1000. sayısına ulaştı. Bu 20 yılda kimi stajyer, kimi muhabir, kimi grafiker, kimi reklamcı onlarca kişi yerelden evrensele doğru şekillenen haberciliğimizde yanımızda yer aldı. Kimler yoktu ki aralarında?

Meslek hayatına ilk adımını stajyer olarak Gazete Kadıköy’de atanlar, stajyerlik ve muhabirlik sürecinde Gazete Kadıköy’de edindikleri tecrübeleri farklı sektörlerle taçlandıranlar, kariyerine yurt dışında devam edenler…

İşte yolu gazetemizden geçen basın emekçileri için Gazete Kadıköy:

TEMİZ BİR SOLUK”

Bülent Doruk(Gazete Kadıköy’ün ardından bir süre Anadolu Ajansı’nda çalıştı, şimdi New York’ta fotoğrafçılık yapıyor): Kaybolmakta olan basın sektörü içerisinde çalıştığım yıllarda temiz bir soluk alabildigim güzel ilçenin güzel gazetesi

“GERÇEKLERİN PEŞİNİ BIRAKMIYOR”

Aysel Kılıç (Gazete Kadıköy’ün ardından Adalar’ın yerel gazetesi Adalar Gerçek’in genel yayın yönetmenliğini yaptı): Uzun yıllar ulusal basının birçok gazete ve televizyonunda çalışmış bir gazeteci olarak, bir yerel gazete olan Gazete Kadıköy’e haberler yapmaya başladığımda doğrusu çok heyecanlıydım ve bu heyecanı hep korudum. Benim için “gazeteci” demek, insanlara gerçekleri aktarmak demekti. Ve Gazete Kadıköy “büyük” medyanın yapamadığını yapıyordu. Yerel basının yaptığından çok fazlasını yapıyor, cesur manşetler atıyordu. Yoksul halkın yaşamını yerle bir eden ‘kentsel dönüşüm’ün yıkıcı etkisini tüm boyutlarıyla gözler önüne seriyordu. Fikirtepe halkı ile konuşup yazdığım ilk haberimi manşete taşıyan Gazete Kadıköy, dün olduğu gibi bugün de gerçeklerin peşini bırakmıyor. Gazete Kadıköy’ü ve gazetenin emekçilerini bir kez daha kutluyorum. Ve nice 20 yıllar, diyorum!

“BİRBİRİMİZİN SESİ OLACAĞIZ”

Serra Güvengez (Uluslararası Af Örgütü’nde Kaynak Geliştirme Bölümü'nde çalışıyor): Gazete Kadıköy’e başvuru sürecim kendim için alternatif bir alan yaratma çabasıydı. Bu yüzden benim 2 buçuk aylım staj maceramda çoğunlukla öğrenmeye ve gözleme dayalı bir süreç vardı. Staja başlarken her günün yoğun ve hızlı geçeceğinin farkındaydım. Bu biraz üretememe stresi veriyor ve haliyle gerginlik yüklüyordu. Haber yazmaya başlarken, bana eksik hissettiren yanlarından sıyrılmamı sağlayan Semra Çelebi’ye (Makale gibi haber yazıyorsun çıkışıyla gönlüme taht kurmuş) Erhan Demirtaş’a (Haydarpaşa Garı’nın basın açıklamasına gidip kendimi ikram edilen çaya kaptırıp, not almayı unuttuğumu hatırlatan), Gökçe Uygun’a, Alper Kaan Yurdakul’a (‘Yaparsıın bunda bir şey yok’ desteği için) ve Evin Arslan’a çok teşekkür ederim. Artık yoluma bir şekilde sivil toplumda da devam etsem hepimiz aynı şey için uğraşıyor, aynı özgürlük için mücadele ediyoruz. Yazmak için, yazdığımızı savunmak için, hak için, adalet için… Farklı kanallardan dillendirmeye çalıştığımız görüntülemeye çalıştığımız olaylar, kişiler, mekanlar çoğu zaman ortak derdimiz, sesimizi duyurmaya çalıştığımız, temas ettiğimiz kitle aynı, bu yüzden birbirimizin sesi olmaya, birbirimizi desteklemeye devam edeceğiz.

“ÖĞRENDİKLERİMLE KENDİ YOLUMU ÇİZDİM”

Kaan Dertürk (Eğitim sektöründe birçok kuruma dijital reklam hizmeti ve marka danışmanlığı hizmeti veren bir ajansın sahibi) : Gazete Kadıköy maceram 18 yaşımda Marmara Gazetecilik bölümünü kazanmamla başladı. Alan derslerimle haşır neşir olmamla beraber gazeteciliğin ancak ve ancak teorik eğitimin pratiğe dökülmesiyle mümkün olabileceğini anladım. Bu saatten sonra da yapılacak şey belliydi. Çalışmak! Öncesinde birkaç iş tecrübem olmuştu. Okuduğum bölüm üzerine bir işte çalışmaksa daha farklı bir deneyim olacaktı. 1000. sayısını kutlayan gazetemizden ise Kadıköy Belediyesi aracılığıyla haberdardım. Bir cuma günü gazetenin yeni sayısı çıkmış, gündem toplantısı yapılmış, mesainin sonuna gelinmişken meslek hayatıma, Gazete Kadıköy’ün ofisinde ilk adımımı attım. Çalışmaya başladığım ilk günden, gazetedeki birinci yılıma dek gerçekten nedenini benim de bilemediğim bir şekilde 9’dan 5’e mesai yaptım. Açıkçası böyle bir zorunluluğum yoktu ama kalmak, havayı solumak istiyordum. Hem insan sevmediği yerde hiçbir zorunluluğu yokken kalır mıydı? Demek ki baya seviyordum. İlk günlerimde “habere tarihle başlanmaz” nidalarını epeyce duyduğumu hatırlıyorum. Bundan sonraki süreçte ise haftada 6-7 haber çıkarttığım bir muhabirlik süreci beni bekliyordu. Gazetede yoğun bir tempoda çalışırken bir yandan da Kadıköy Belediyesi Basın Bürosu ile de sıkı bir teşviki mesai yapıyordum. Gazetecilik, haber yazım, muhabirlik, fotoğraf çekimi ve daha birçok alanda kendimi geliştirirken basın bürosuyla harcadığım mesaide de kurumsal iletişim, marka yönetimi ve planlama gibi çeşitli konularda da bilgi birikimi sağlıyordum. Zaman su gibi akıp giderken bir bakmışım gazetede 2 buçuk yılım dolmuş, çeşitli konu başlıklarında 500’den fazla haber yapıp, binlerce fotoğraf çekmişim. Kimi zaman vize dedim, final dedim, bütünleme dedim kimi zaman hastayım dedim (ama gerçekten hastaydım) çift anadal yapıyorum dedim... Hepsinde de müsamaha gösterdiler. Çalıştığım süre boyunca yanımda olup, yol gösterdiler. Gazete Kadıköy’den öğrendiklerimle şu an kendi yolumu çizip, kendi işimi yapabiliyorum. Daha sayfalar dolusu gazetede geçirdiğim zamanla, öğrendiklerimle ve bana kattıklarıyla ilgili yazabilirim. Fakat ne okuyucularımızı sıkmak ne de yazım için verilen vuruş sayısını aşmak isterim. Teşekkürler Gazete Kadıköy ailesi!

“EKİP RUHU 20 YAŞINA BASTI”

Bircan Birol (BBC İskoçya ile çalışıyor, belgeseller yapıyor): Gazete Kadıköy’le çalışmaya başladığımda yeni mezun, kendinden ve gazetecilikten pek de umudu olmayan biriydim! Önceki tüm deneyimlerimden öğrendiğim; sınırlar içine hapsedilmiş, arkaik kurallarla yaşatılmaya çalışılan gazeteciliğin öyle olmadığını gösteren, haberciliği yeniden bana sevdiren yerdir Gazete Kadıköy. Beni inanılmaz destekleyen, bitmek bilmeyen çenemi çeken, belki de klasik gazeteciliğin burun kıvıracağı yazı dilimi teşvik eden, geliştiren, her gün öğreten, hem çalışma arkadaşı hem de arkadaş olan, beni kabuğumdan çıkaran ekip ruhu sanıyorum ki bu gazeteyi 20 yaşına bastırdı! Gazete Kadıköy sayesinde içinde büyüdüğüm mekânların keşfedilmemiş insan hikâyelerini keşfettim, görülmeyeni görmeyi öğrendim. Öğrenemediğim tek şeyse kısa yazmak. Muhtemelen yine Semra’yı çileden çıkaracak kadar uzun bir şey yazıyorum. Bakın. Bitmiyor.

“FİKRİMİ SÖYLEMEM GEREKTİĞİNİ ÖĞRETTİ”

Evin Arslan (Bianet’te erkek şiddeti çetelesini hazırlıyor): Üniversite stajımı yerel bir gazetede yapacağımı tahmin etmiyordum. Aynı zamanda staj yapacağım bir yerin benim için bu kadar faydalı olacağını ve kurduğum arkadaşlıkların böyle güzel dostluklara dönüşeceğini de.

Gazete Kadıköy bana her şeyden önce bir fikrim varsa bunu çekinmeden söylemem gerektiğini öğretti. Stajyer çekingenliği ile “acaba bu haber konusu saçma mı olur?” diye düşünürken Yazı İşleri Müdürü Semra Çelebi’nin bizi cesaretlendiren tavrı ile bir anda gazete ekibine dahil olduğumu hissettim. Haber üretmek kadar çalışma ortamındaki iletişimin de ne kadar önemli olduğunu gördüm. Bıkmadan, usanmadan sorduğumuz saçma sorulara cevap veren, bizi hep destekleyen ve tıkandığımız noktada bize yol gösteren Gazete Kadıköy ekibine çok teşekkür ederim.


ARŞİV