İçimizdeki çocuğu keşfetmek için okuma zamanı!

Kadıköy Belediyesi’nin ortaklarından biri olduğu, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından yürütülmekte olan Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan, Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından kurulan OKUYAY Platformu’nun hazırladığı Dört Yanımız Kitap’ta yazarlar eşliğinde Kadıköy kitapçılarını, Kadıköy sahaflarını ziyaret etmeye devam ediyoruz. Kültür dünyamıza katkıları, şekillendirdikleri okurlar, müthiş tesadüfler, unutulmaz karşılaşmalar, kitaplarla geçen yıllar... Odağımız kitapçı ve sahaflar, pusulamız kitaplar, bu hafta konuklarımız İyi Cüceler Kitabevi’den Esra Ergüven ve yazar, çevirmen İrem Uzunhasanoğlu.

30 Ekim 2020 - 10:29

Nazlı Berivan AK

Siz de ara ara çocuk kitapları dünyasına kaçanlardan mısınız? Çoksatan listelerinden uzak, atölyeler, oyunlar eşliğinde çocuklarla birlikte kitap seçmek mi istiyorsunuz? Zengin bir arşiv içinde kaybolmak mı hayaliniz? İyi Cüceler beş yıldır Kadıköy’de kitapların başrolünde olduğu bir macera sunuyor, okurlarına danışmanlık veriyor, birebir iletişimle iyi kitabı iyi okura, geleceğin kitapkurtlarına sunuyor. Esra Ergüven, bizi İyi Cüceler’in yeni mekânında ağırladı, çocuk kitapçılığını anlattı.

  • Caddebostan İyi Cüceler artık Arsu Güzel Sanatlar ile paylaştığınız yeni mekânında. Kitapçılık hikâyenizle başlayalım isterim Esra Hanım.

Çok teşekkür ederim. Kitap tutkum çocukluğumda başladı, tabii ailemin de etkisi çok kitapla kurduğum ilişkide. Beş yıldır bağımsız kitapçıyım. Kurumsal hayatta on yedi sene çalıştım, asıl işim olarak ise hep yazıp okumayı gördüm. Bilenler bilir, Ortaköy’de Entel Pazarı vardı, şairler stant açardı, henüz ilk gençlik zamanlarımda onlarla sohbet etmeye gider, imzalar alırdım.  Hayat bu yolu gösterdiğinde ben de buradan gitmeyi seçtim. Beş yıldır yazmayı, kitapları, oyunları sevenlerle dolu kocaman bir dünyam var. 

  • Ana konunuz çocuk kitapçılığı olmuş hep.

Kendi sesimi bulmaya çalışırken çocuk kitapları bana çok şey kattı. Hep yazı yazıyordum, okuyordum ancak insan hayatına dokunan bir şey üretmek istiyorum dedim hayatımın bir noktasında. Yolum İyi Cüceler ile bu noktada buluştu. Herkes çocukluk travmalarından bahseder ya hep... Keyifle, neşeyle zorluklarla başa çıkma yolları da var. İstedim ki, çocuklar bu yolları erkenden fark etsin. Çocuklukta ekilen tohumlar size hayat boyu yardım ediyor, bu tohumlara da kitaplar aracılık etsin, çocuklara ve bizlere iyi gelen her şey yanımızda olsun istedim. İyi şeyler yapıp, iyi insanlarla buluşabilmeyi ve iyi kitapları çocuklarla buluşturmayı amaçladım. Çocukluğumuzu, içimizdeki çocuğu yeniden keşfetmek için çocuk kitaplarıyla yola devam etmek istedim.

KİTAP VE OYUN BİR ARADA"

  • Atölyeleriniz, eğitimleriniz kitapçılığınızı hep beslemiş başlangıçtan bugüne.

Evet. Her bağımsız kitapçı ayakta durmakta zorlanırken, çocuk ve aile odaklı kitapçılık gibi bir amaç olunca daha da zor oluyor sürdürmek tabii. Ayakta kalmamız zorlaştı. Kimi kitapçılar kafe bölümü eklediler, biz istemedik. Biz kitaba ve okumaya çocuk gözünden baktığımız için atölye ve oyun grubu yaptık çok sayıda. Kitap ve oyunu hep bir arada tutuyoruz, çünkü kitabı okuyup rafa kaldırmıyoruz, oyunla deneyimliyoruz. Her şekilde çocukların bakış açısını törpülemeden, oyunla öğreniyoruz birçok şeyi. Sonunda, şu an bulunduğumuz alanda devam etme kararı aldık. Oyunlar, atölyeler, kitapçılık bir arada yürüsün, ferah ve güzel bir mekânımız olsun istedik. Bugüne kadar edindiğim bilgileri rafa kaldırmak yerine hayal dünyalarını açmak için çaba sarf ediyorum.

  • İyi Cüceler’in yaratıcılığı besleyerek okuma alışkanlığı kazandırmak olarak özetleyebileceğimiz bir yaklaşımı var.

Kesinlikle. Çocukların yaratıcılığını asla sınırlamadık. Yalnızca kitapçı olarak değil ama anne gözüyle de bakarak atölyeleri, yalnızca etkinlik değil ama becerilerini geliştirecek yönde çeşitlendirmeye çalıştık. Örneğin düşünerek yorumlamalarına, yeni ilişkiler kurmalarına, sorun çözme becerisi ve duyu algılarının artmasına yönelik içerik oluşturduk. Bunu yaparken de rehberimiz kitaplar oldu.  Zincir mağazalarda ne yazık ki çok sınırlı sayıda çocuk kitabı bulunduruluyor. Oysa takip etmek çok önemli kitapları, yazarları, yayıncıları. Bizler arşivimizle de çok önemliyiz.

  • Kadıköy okurundan, müdavimlerinizden ve yeni okurlarınızdan da söz edelim.

Bazı okurlar çocuğum için kesin iyi bir şey bulurum diyerek geliyor. Bizi takip eden ama benim çocuğum büyüdü ve artık gelmiyorum diyenler de oluyor. Çocuğu üç yaşındayken ona kitap okurken, on iki yaşına gelince artık birlikte kitap okumaz, kitap alışverişi yapmaz oluyor kimi aileler. Oysa devam etmek gerekiyor alışkanlığın yerleşmesi için. Benim çocuğum hiç okumuyor diyenler de ara ara kapımızı çalıyor. Sosyal medyadan bizi tanıyıp ziyaretimize gelen ve müdavimimiz olanlar da çok. Görüntülü aramalarla danışmanlık hizmeti veriyoruz, okurlarla sohbet ediyoruz ve kitap öneriyoruz.

  • Kitaplar arasında yolunu arayan bir okurla karşı karşıyasınız. Hangi kitapları önerirsiniz?

Sıfır ile üç yaş arasındaki okurlar için resimli, yetişkinin sesinden dinlenecek kitaplar ve görsel okumanın olacağı kitapları öneriyoruz. Dil gibi, görsel okuma da öğrenilen bir alışkanlık. Çok da güzel kitaplar var ülkemizde. Yaratıcılığı çok besleyen kitaplar. Üç ile altı yaşa resimli kitapları öneriyoruz. İllüstrasyon ve hikâyenin güzel birleştiği kitaplar. Kimi zaman yaş sınırı koymamak gerekiyor, en çok da dediğim gibi yetişkinlerin kitapları okuması gerekiyor. Çocuğun kendi kitabını seçmesini de çok destekliyor ve önemsiyoruz. Yine de birkaç kitap önermek gerekirse Dünyanın En Yüksek Kitap Dağı, Masal Battaniyesi, Üç Kedi Bir Dilek adlı kitaplara mutlaka baksın okurlarımız. Bu arada, bu soru bir kitapçıyı en çok zorlayacak soru, her kitap bizim çocuğumuz gibi!

  • Okurlar İyi Cüceler’in yeni mekânında neler bulabilecekler?

Yeni mekanımızın verdiği olanaklar ile farklı atölyeler yapacağız. Satışlarımıza hem mekanımızda hem de instagram, whatsapp üzerinden devam ediyoruz. Yetişkin ve çocuklara yönelik kitaplarımızla, atölyelerimizle okurlarımızı bekliyoruz.

  • Sizce okur kitaplarını neden bağımsız kitapçısından seçip almalı?

İyi kitap, birebir iletişim, okuru dinlemek ve neye ihtiyacı olduğunu anlamak. Çoksatan ve hepsatan listelerinden uzak, iyi kitabın peşine düşmek isteyenler için buradayız. Dayatma olmadan, özgürce kitap seçmek ve sunmak bağımsız kitapçılık. Yayınevlerinin hepsini seviyoruz, ama en çok iyi kitapları seviyoruz. Sınırlandırmaların olmadığı bir alan İyi Cüceler. Çocuğuyla birlikte oyun oynamak isteyenler, çocuğunu oyunda tanımak isteyenler için buradayız. Sanat atölyelerimiz, müzik atölyelerimiz başlıyor. Bize, her zaman ilginizi çeken kitapların listelerini verebilirsiniz, kitap danışabilirsiniz.

MÜSTESNA SEMTİN BAĞIMSIZ KİTAPÇILARI

Yazar ve çevirmen İrem Uzunhasanoğlu bağımsız kitapçılar için, “Belleğimizin korunabildiği, kitabın metadan çok hikâye değerinin öne çıktığı yerler,” diyor. Şehre, şehrin hafızasına, şehrin değişip dönüştürdüğü insana romanlarında sıklıkla yer veren İrem Uzunhasanoğlu ile Kadıköy turu yaparken, onun bağımsız kitapçılarını konuştuk.

  • Sınırlar ötesinden başlayan bir bağımsız kitapçı alışkanlığın var, unutamadığın Oxford’daki kitapçıyı analım isterim öncelikle.

Bağımsız Kitapçı dendiği anda yirmili yaşlarımın başındayken İngiltere’nin Oxford kasabasında tesadüfen keşfettiğim, hem kalbimde hem de belleğimde iz bırakan o kitapçı geliyor hatırıma. Aylardan temmuz olmasına rağmen soğuk ve kasvetli bir hava hâkim, aniden bulutlar kararıyor ve sağanak indiriyor, içeri girip vakit geçirebileceğim bir dükkân arayışına giriyorum. Bir süpermarket mi bir giyim mağazası mı derken gözüme minicik bir kapı çarpıyor, kapının üzerinde eski İngilizceyle yazılmış bir cümle var, kafamı eğip hafif aşınmış eşiğinden içeri giriyorum. Sanki tavşan deliğinden içeri bakan Alis gibi hissediyorum gördüğüm manzara karşısında. Tavana kadar yükselen binlerce kitap ve burnuma çalınan kokusunu hâlâ bugün gibi hatırlarım. Kasada oturan adama selam verip yağmurdan kaçarken burayı keşfettiğimi söylüyor ve sohbet başlatıyorum. Shakespeare rafını soruyorum, kalkıp yanıma geliyor ve Shakespeare’den başka bir yazar sormamı beklediğini söylüyor –sevmiyor olabilir mi? Ona akşam Sheldonian Tiyatrosu’nda sahnelenecek Romeo Juliet’e biletim olduğunu söyleyince gülümsüyor ve bana bir tirat okuyor. “Bir Yaz Gecesi Rüyası,” diyorum, orada, o minik kitapçıda saat mefhumumu kaybediyorum, yağmur diniyor, hava kararıyor, neredeyse akşam oyun saati geliyor, ben hâlâ orada oturmuş sahnelerden emekli olmuş bir Shakespeare oyuncusunun anılarını dinliyorum, büründüğü karakterler için giydiği kostümleri, dekorları konuşuyoruz, hatırında kalmış olan sevdiği tiratları okuyor bana. Oxford’da bir üniversitenin misafirhanesinde geçirdiğim o yaz boyunca neredeyse her gün uğruyorum o kitapçıya.

  • Bu sohbetlerin izlerini romanlarında, çevirilerinde takip ediyor dikkatli okur.

Her zaman. O gün bugündür nerede ufak tefek, şirin, bağımsız bir kitapçı ya da bir sahaf görsem girip sohbet ederim. Bilirim ki orada bir bilgi birikimi vardır, bütün gün onca kitabı soluyan birinden mutlaka bir hayat-ı hakikiye hikâyesi çıkacağını bilirim. Kadıköy, Beyazıt, Taksim gibi birçok semtin pasajlarına girip sahaf raflarını karıştırıyor, son dönemlerde popüler olan sahaf festivallerine mümkün mertebe gitmeye çalışıyorum. Sadece baskısı bitmiş bir kitabı aramak değil amacım, çoğu zaman karşıma çıkan sürprizler beni mutlu ediyor. Mesela bir keresinde Halide Edib’in fakültede okuttuğu dersin notlarını bulmuştum, bir keresinde tam da yazdığım dönem romanına tanıklık eden bir Haliç fotoğrafı. Kadıköy’de bir sahaftan satın aldığım Mişima kitabının içinden bir mektup çıkmıştı bir defasında. Ben Lizbon ve Porto arası yoldaydım, mektup aniden kucağıma düşmüştü, mektubu okuyunca gözyaşlarıma hâkim olamadığımı hatırlıyorum. Bağımsız kitapçılar, belleğimizin korunabildiği, kitabın metadan çok hikâye değerinin öne çıktığı yerler.

  • Kadıköy’ün hafızana, yaratıcılığına, okurluğuna katkılarını da anlat isterim. 

Kadıköy’ün en güzel yanı bağımsız kitapçıları, ufak kitabevleri ve sahafları. İçlerinde binlerce hikâye barındıran hafıza mekanları.  Hatta bazılarının içinde bulunan küçük toplantı salonları da yazar-okur buluşmaları için önem taşıyor. Dijital bir edebiyat platformu için iki sene boyunca “Yazar Buluşmaları” adı altında bir dizi söyleşi yaptığımızda bize kucak açan Penguen Kitabevi ve Akademi Kitabevi bunlardan bazılarıydı. Geçtiğimiz günlerde Bahariye üzerinde bir kitabevine uğradım, raftan son romanım Evvel Bahar’dan bir tane çekip imzaladım ve rafa geri bıraktım. Bizi okurlarla buluşturan Kadıköy’ün tüm kitabevlerine, kendimizi en rahat hissettiğimiz o hafıza mekanlarımıza sevgiyle... İyi ki varlar!


ARŞİV