Kadıköy Havadisleri-13

İstanbul'da balonla ilk uçuş nerdeydi? İtalyan Comasci neden kayboldu? Kadıköyünün “Paris Mahallesi” diye anılan meşhur umumhânelerinin olduğu sokak hangisiydi?

09 Eylül 2026 - 11:10
  • İSTANBUL’DA BALON İLE İLK UÇUŞ

İstanbulda balon ile ilk uçan adam 1844 yılında Comaschi adında bir İtalyan oldu. İstanbullular tarafından fevkalâde alâka ile tâkib edilmek üzere üç uçuş yapdı, birincisinde Haydarpaşa çayırından havalanarak Yalovanın bir köyüne indi, ikincisinde Taksimden havalanarak Ayastefanosa (Yeşilköye) indi, üçüncüsünde ise yine Haydarpaşa Çayırından kalkdı ve kayboldu, akibeti meçhûl kalmış ilk havacılar arasına karışdı. Baloncunun şehrimizde geçen ve sonra dünya matbuatına intikal eden mâceraları, cidden meraklı ve heyecanlıdır. 

İstanbul’da yapılan bu balon tecrübesi, halkın ve ulemanın sonsuz bir alâkası ile takip edilmişti. Comaschi, ilk uçuşunu Üsküdar’da Ayrılık çeşmesinde ve Haydarpaşa’daki Kasır önündeki çayırlıkta yapacaktı. Uçuş hazırlığının yapılacağı yerin etrafında direkler dikilerek perde ile kapatılmıştı. İbrahim Ağa Çayırının üstündeki yamaçda, heyeti vükelâ ve müşiran ve sair davetlilerle ecnebi sefir ve konsoloslar için yerler ayrılarak ayrı ayrı süslü çadırlar kurulmuştu. Diğer seyirciler için de, Küçük Haydarpaşa, Büyük Haydarpaşa Mesireleriyle İbrahim Ağa Çayırı ve etrafındaki tepeler ayrılmıştı. Seyircilerin bir kısmı at ve arabalariyle gelmişlerdi, iğne atılsa yere düşmeyecek bir kalabalık olmuştu.  İntizamı temin için piyâde ve süvari devriyeler mütemadiyen dolaşıyorlardı. Pâdişâh Beylerbeyi Sarayından bir faytonla Haydarpaşa Kasrına gelmişdi. Baloncu evelâ bir küçük balon uçurdu. Her şey hazır olmuşdu, balonun etrafındaki perdeler kaldırıldı, balon yükseldi ve iplerinden tutularak kasrın önüne getirildi. Armud şeklinde, dilimleri kırmızı ve şeker renginde idi. Baloncu kasır önünde balonunu döndüre döndüre padişâha gösterdi ve kalktığı yere indi. Saat altıda, balonun ipleri bırakılarak havada yükselmeğe başladı. Evvelâ şimal istikametinde gitmiş iken sonra cenuba döndü. Büyükada ile Heybeliada arasında deniz sathına doğru alçaldı, İstanbul istikametini tutmuştu ki bir ayı balığının peşine takılmış olduğunu gören baloncu tekrar yükseldi, fakat bu defa da rüzgâra kapıldı, rüzgârlar balonu Yalova cihetine attı. Pazarköy üzerine gelince yere inmek istedi, imkân bulamayınca Demirci Deresine indi. Balonunu bir ağaca bağlamış, köye giderek, hareketinden evvel kendisine verilmiş olan yol fermanını göstermiş, o gece köyde izâz ve ikram ile misafir edilmiş, ertesi gün de köyden 40 kişi ile gidip balonunu toplamış,  Yalovaya gelerek bir kayıkla İstanbula dönmüştür. (…) Comaschi’nin üçüncü uçuşu son ve ebedî uçuşu oldu. Zavallı Comaschi Âdile Sultanın 7 gün 7 gece süren düğününü daha çok neşelendirmek için uçmuştu. Sert bir poyraz esiyordu, balon İstanbul üzerinde bir saat kadar görünmüş, sonra gözden kaybolmuşdu. (Said Toydemir/(Tarih Dünyası Mecmuası)

  • AYRILIK ÇEŞMESİ

Haydarpaşa’da, kendi adına nispetle anılan yerdedir ki eski demiryolu köprüsünün altından geçip sola, İbrahimağaya doğru kıvrılırken sağda görülen meydan çeşmesidir. Müslüman İstanbulun tarihinde zengin hâtıraları olan bir çeşmedir. Hacilar kafilesi, evlâtları, akrabaları, dostları, konusu komşusu tarafından Haydarpaşa çayırına kadar uğurlanırdı; bu çeşmenin etrafında büyük bir cemiyet olurdu. Yalnız hacılara mahsus değil, umumiyetle Anadolu kervanları da yolcuların yakınları tarafından Ayrılık Çeşmesinden geçilirdi. Çeşmenin yanında bir de meşhur namazgâh vardı; İstanbuldan ayrılan bir yolcu Büyükşehirde son namazını orada kılardı. Anadoluda vazife alan vezirler de, Üsküdar halkına Ayrılık Çeşmesinde alay gösterirlerdi.

Meselâ geçen asır başlarına aid kıymetli bir vakayiname bırakmış olan Câbi Said Efendi, devrin büyük şöhretlerinden Baba İbrahim Paşanın alayını şöyle naklediyor:“Baba Paşa Hicrî 1228 yılı Rebiülevvelinin başında Sivas valiliğine tayin edildi ve Üsküdardan muhteşem bir alay gösterip yola çıktı Yağmurlu bir gün idi. İkinci Mahmud Baba Paşanın alayını görmek için, tebdilikıyafetle Haydarpaşa’da Ayrılık Çeşmesinde Gümrükçü’nün bağındaki köşke gitti. Baba Paşa, Haydarpaşa Çayırında Padişaha yağmur altında güzel bir süngü muharebesi oyunu seyrettirdi. Baba Paşanın onbir, oniki yaşlarında bir oğlu vardı ki babasının gözbebeği idi; Paşazâdenin yine çocuklardan kırk elli kişilik bir de maiyeti vardı ki kavas, enderun ağası ve enderun çavuşu esvapları giymişlerdi; bu çocuklar kafilesinin Midilliler üstünde geçişi de Baba Paşa alayına başka bir renk ve zenginlik vermişti.”  (Resim: Reşad Sevinçsoy)

  • AYRILIK ÇEŞMESİ SOKAĞI

Kadıköy kazası Rasimpaşa mahallesi sokaklarındandır. Dokuz metre genişliğinde kaba taş döşeli bakımsız bir sokaktı. Yeldeğirmeninden gelen tramvay yolunu takiben demiryolu köprüsünü geçtikten sonra sağa doğru dönünce bu sokağa girilir. Sokağa ismini veren “Ayrılık Çeşmesi” sol köşede kalır. Acıbadem Caddesinin başlangıcı olan Halidağa köprüsüne doğru yüründüğüne göre sokağın sol tarafını, bir buçuk metre yüksekliğinde duvarla çevrilmiş mezarlık teşkil eder. Sağ tarafta ise yine bu sokakla şimendifer hattı arasında dar bir sahaya sıkışmış olan bir sıra evler vardır. Sokağın Yeldeğirmeni tarafından gelen düz sokak, Rasim Paşa Rıhtım Sokağı, Duatepe Sokakları ile kavuşakları, var ise de, Haydarpaşa - Pendik demiryolu 5 - 6 metre bir yarmadan geçmekte olduğundan karşı sokaklarla irtibatı kesilmiştir. Bu yüzden bu üç sokağın demiryolu ile Ayrılık Çeşmesi Sokağı arasındaki kısımları komşu evler tarafından işgal edilmiş bir vaziyettedir. Yalnız Uzun Hâfız Sokağı tren hattı üzerinden bir köprü ile Ayrılık Çeşmesi Sokağına bağlanmıştır. Bu sokakta 11 adet boş arsa ile 34 adet ev vardır. Evlerin hemen hepsi ikişer katlı ahşap evler olup sakinleri umumiyetle Haydarpaşa garında çalışan ve müstahdemlerden ibaretti.

Kadıköyünün “Paris Mahallesi” diye anılan meşhur umumhâneleri bu sokak üzerindeki evler idi. Evlerin nâzenin sâkineleri misafir-müşterilerini bu sokakda türlü türlü işve ve cilve ile karşılarlar, bilhassa yaz geceleri sokakda sazlar çalınır, çengi karılar, köçek oğlanlar oynatılırdı. Sokağın evlerinin öbür yüzleri Haydarpaşa yarması üstünden demir yoluna bakar; Paris Mahallesi gülleri katarlar geçdikçe pencerelerde nîm uryan arzı endâm ederlerdi. Bu evler Cumhuriyet devrinin ilk yıllarında temizlendi ve Paris Mahallesi fâhişeleri Galatada Kuledibinde, Beyoğlunda Abanoz Sokağında ve Yenişehirdeki umumhânelere nakledildi. (Hasan Kocaman)


ARŞİV