Kadıköy Havadisleri (6)

Gül Sarol nerenin güzeliydi? Kurbağalıdere kaç paraya ıslah edilecekti? Kadıköylü sütçü neden gazetelere ilan verdi?

06 Şubat 2026 - 08:26

 

- Kurbağalıdere kupürleri:

  • “Kadıköy'de, 10 binlerce kişinin hayatını tehdit eden Kurbağalıdere'nin temizlenmesine 1963 yılında Bayındırlık Bakanlığınca başlanacaktır. 36 milyon liraya temizlenecek Kurbağalıdere'nin hazırlanan projeleri Bakanlığa gönderilmiştir.” (27 Ekim 1962)

  • “Eskiden İstanbul'un en güzel piknik yerlerinden birisi olan tarihi Kurbağalıdere, mikrop saçan bir çıban başı haline geldi. Eskilerin Göksu'dan sonra ikinci piknik yeri olarak bildikleri Kadıköy'ün meşhur Kurbağalıderesi şimdi pislikle dolu bulunmaktadır. Feraceli hanımlarla fesli erkeklerin randevulaştıkları dere, her geçen gün biraz daha pislik yuvası halini almaktadır Etrafındaki ve bilhassa derenin başındaki bazı fabrikaların attıkları molozlar, dökülen çöpler ve havagazı fabrikasının zehirli artıkları burayı pisleştirmiş ve bugünkü mülevves durumu meydana getirmiştir.” (Mart 1972)

- “Çantasını kapıp kaçtığı hanım meğer savcıymış” başlıklı kupür (5 Şubat 1967)

“İstanbul Savcı Yardımcılarından Samime Barış'ın, evine giderken içinde 3 bin 750 lira bulunan çantasını kapıp kaçan bir genç, halk tarafından yakalanmış ve polise teslim edilmiştir. 17 yaşındaki kapkaççı Beyzade Şahin, dün Kadıköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tevkif edilmiş ve cezaevine gönderilmiştir. Barış, olayı şöyle anlatmıştır: ‘Daireden çıkmış, karşıya geçmiştim. Evime gidiyordum. Moda civarında genç bir çocuk, yanımda peydah oldu, çantamı kapıp kaçmaya başladı. Bağırdım. Civardan gelenler yardıma koşup çocuğu yakaladılar."  Beyzade Şahin, ‘Bir cahillik ettim.’ demiş ve şunları söylemiştir: ‘Babam, Moda'da fırıncıdır. Hali vakti iyidir. Fakat bana istediğim kadar para vermiyor. Gençlik tesiriyle kız arkadaşlarım var ve onlarla gezmek istiyorum. En kolay yolun, çanta alıp kaçmak olduğunu zannettim ve bu işe teşebbüs ettim.’ Sabıkasız olan Şahin, Kadıköy Asliye Ceza Mahkemesinde suçunu itiraf etmiş ve tevkif edilmişti.”

- "Anadolu yakasının en büyük hastanesi haziranda açılıyor" başlıklı kupür (23 Mayıs 1971)

“Beş yıl önce yapımına başlanan ve Anadolu Yakasının en büyük hastanesi olan Göztepe'deki 10 katlı ve 660 yataklı Sosyal Sigortalar Hastanesi'nin hemen hemen tamamlandığı ve haziran ayı başında hizmete gireceği bildirilmiştir. Geçtiğimiz nisan ayında kutlanan "Sağlık Haftası" nedeniyle hizmete girmesi kararlaştırılan hastane tibbi âletlerin yerleştirilememesi üzerine açılış bir süre ertelenmişti. Hastanede 550'ye yakın personel çalışacağı ve Türkiye’nin en büyük Fizik Tedavi Servisi'nin de burada açılacağı belirtilmektedir.”

- “Ses. 1963 Film Yıldızı Yarışması İki Finalisti Gül Sarol” başlıklı dergi sayfası 

“Moda plajı müdavimleri, bundan üç beş sene öncesine kadar örgülü saçlı, ufak tefek yapılı, son derece sevimli bir genç kızın her sabah banyosunu alıp, plajın tahta iskelelerinde güneşlediğini hatırlarlar. Giyimi, kuşamı, zarif tavırları, yüzündeki çocuksu tebessümü ile herkesin ilk nazarda dikkatini çeken genç kızın o zamanlar sinema yıldızı olmak hatırından dahi geçmezdi. Babası kızını iyi bir şekilde yetiştirmek istemiş, onu Avusturya Lisesinde okutmuş, yüksek tahsile Almanya’ya göndermişti. Gül Sarol, 1959’da döndü. Sarol, mecmuamızın geçen yıl tertiplediği Yıldız Müsabakasının gördüğü rağbetten cesaret alarak, bu seneki yarışmamıza katılmış, ikinci eleme neticesinde 8 finalist arasına seçilmiştir. Almanya’dan başka, İngiltere, Fransa, İsviçre, Avusturya ve Hollanda’da bulunduğu beş yılda bale dersi alan, ata binen, spor yapan genç finalistimiz doğma, büyüme Moda'lı... «Gezdiğim, gördüğüm yerler arasında İstanbul ve Moda'dan sonra en çok Paris'i sevdim» diyor. (…)”

- “Sütçü Raşit yolda bulduğu 6 bin liranın sahibini arıyor” başlıklı kupür 22 Nisan 1971

“Kadıköy'de Moda ve Acıbadem semtlerinde sütçülük yapan Raşit Ağırbaş (18) yolda bulduğu 6 bin liranın sahibini aramaktadır. Çalıştığı mandra sahibinden 200 lira aylık alan Ağırbaş, paranın sahibini bulmak için gazeteye ilân verdiğini söylemiş, ‘Bu para belki de benim gibi çalışıp dişinden tırnağından artırarak biriktiren birinindir. 6 bin liranın kaçar liralık kâğıtlardan meydana geldiğini söyleyene parayı teslim edeceğim’ demiştir.”

 


 


ARŞİV