Yarım asırlık başyapıt: “Aqualung”

05 Mart 2021 - 09:35

Tamı tamına yarım asır evvel, 1971 yılının Mart ayında dünya gençliğinin kulaklarında düğünler yapılırken, memleketimizdeki insanların yüreklerinde cenazeler kalkıyordu.

TİP ile, DİSK ile, Dev-Genç ile, 15-16 Haziran’lar ile yükselen sınıf mücadelesinin, hak ve özgürlük arayışındaki emekçinin önü Genelkurmay başkanı Memduh Tağmaç’ın liderlik ettiği bir darbeyle kesilmiş; müteakip günlerde cemseler, subay postalları, jandarma dipçikleri sokağa inerek sahne almış, masum insanların böğrüne saplanan hadiseler yaşanmıştı.

Kulaklardaki düğün faslına gelince; 1971, en az memleket sathında olanlar kadar, progresif rock müziği için de önemli bir yıldı. King Crimson “Island”ı, Gentle Giant “Acquiring the Taste”i, ELP “Tarkus”u, Pink Floyd “Meddle”ı, Hawkwind “In Search Of Space”i, Genesis “Nursery Cryme”ı çıkarmıştı. Üç dakikalık pop şarkısı modası geçmiş; yerini fantastik konular almıştı. Ancak bir plak daha vardı ki; ilerleyen zamanlarda çağdaşları arasında diğerlerinden biraz daha fazla insanın sohbetine mazhar olacaktı: asker tarafından işbaşındaki Süleyman Demirel başbakan olduğu (otuz ikinci) hükümete verilen muhtıradan bir hafta sonra, 19 Mart günü çıkan Jethro Tull’un “Aqualung” albümüydü bu.

***

İlk dinlediğim Jethro Tull plağı “Aqualung” değildi, ama Jethro Tull’u ilk anladığım plak “Aqualung” idi. Anladıklarım daha evvel rock plaklarında rastladığım türden şeyler değildi. Keşfedildiğinde bu hissiyatı destekleyen her unsur o plağı diğerlerinden biraz daha ehemmiyetli kılıyordu. “Aqualung” albümünde o devir aranan o kadar çok şey vardı ki...

Biz çıkışından çok uzun süre sonra tanışabildik “Aqualung” albümüyle. Uzun saçlı abilerimizin ellerinde dolanan plaklardan biriydi. Bu plaklar baskı ortamında biraz onların kaçışçı psikolojilerine merhem sürüyor, biraz da özgür görünmelerine yardımcı oluyordu.

Albüme adını veren şarkı, sokaklarda konteynırların içinde yiyecek artıkları aramak zorunda kalmış düşkünler, evsizler hakkındaydı. Topluluğun lideri Ian Anderson şarkıyı toplumun bir kenara ittiği bu insanlar hakkındaki rahatsız edici küçümseyici duyguları silmek amacıyla yazmıştı. Onlara olan borcumuzun cebimizdeki bozuklukları boşaltmaktan öte olduğunu hissettiriyordu.

Kapaktaki adam sanki replikasıydı, ki (dergi yok, internet yok, doğru dürüst bilgi yok) biz yıllarca onu Anderson sanmıştık. Kapak Time Dergisi’nde çizen Burton Silverman tarafından yapılmış suluboya çalışmasıydı. Ressamın bakarak boyadığı zavallı adamın fotoğrafını Anderson’ın amatör fotoğrafçı eşi Jennie Franks çekmişti. Jennie çektiği resimlerin altına bir iki cümle yazıyordu; Anderson’a ilham veren şey bu cümle olmuştu. O nedenle Anderson’ın 1974’te boşandığı eski eşi halen bu şarkının telif ücretinin yarısını alıyor.

Anderson’ın flüt çalmadığı ender şarkılarındandı; ayrıca Martin Barre’nin solosu “gitar dünyasının en iyi 100 gitar solosu” okuyucu anketinde 25. sırada yer almıştı. 

Aqualung aynı zamanda dalgıçlar için taşınabilir bir solunum cihazıydı. Anderson, evsiz adamın nefes alma sorunları nedeniyle bu adı ona taktığını söylemiş; hatta isim yüzünden Aqualung Corporation of North America tarafından dava edilmişti.

***

“Aqualung”, Jethro Tull’un dördüncü stüdyo albümüydü. Öncekiler de iyiydi ama çığır açacak işler değildi. Anderson henüz kaygılı bir üniversite profesörü gibi, yoğun solo seansları sırasında tek ayak üzerinde elinde flütle duran ikonik bir figür değildi. Yeni bir klavyeci ve basçı almış, elektrikli soundu biraz kenara çekmiş; 17. yüzyıldan kalma pastoral öğelere daha fazla yer vermişlerdi. “Locomotive Breath” gibi en iyi zamanlarını temsil eden şarkılar yazıyorlardı.

Anderson burada din, tüketim toplumu ve küresel yoksulluk üzerine kışkırtıcı fikirler dile getirmiş; Monty Pythone’vari bir pastiş yaklaşımla prog-rock şiiri yaratmıştı. Mizah ve hiciv de eksik değildi. Tabi bir de öfke…

“Aqualung” tam manasıyla bir konsept albüm değildi (örneğin bizim Anderson sandığımız evsiz amcanın albüm boyunca ilk parça dışında bahsi sadece “Cross Eyed Mary” adlı parçada geçiyordu), ancak konsept albümlerin çoğundan daha odaklanmış açık bir yapıttı. Özgürlükçüydü ve entelektüel eğilimlere sahipti. Anderson da ateist değildi ama dine yaklaşımı ve tanrı algısı alışıldık temalardan uzaktı; İncil’in Yaratılış kısmını yorumlamıştı; topluluk ilk kez bu denli düşünsel bir bütünlük yakalamıştı. Yetmişli yıllarda ışığı yansıtan değil, kendisi ışık üreten başyapıtlardan biriydi.

Ben “Aqualung” albümünü her daim genel geçer toplumsal kuralları sorgulayan, sistemine itirazlar bütünü olarak gördüm, o kafayla dinledim. Yarım asır sonra siz de aynı şekilde dinleyebilirsiniz, zira insanın insan üzerindeki baskı ve sömürüsünü ortadan kaldırmak konusunda henüz bir adım atabilmiş değiliz. 

Yazarın Diğer Yazıları

Modalı Barış Manço

Moda, tarihten bu yana Kadıköy’ün en ilham verici, ilçeye adeta ruhunu veren yerlerinden biri...  Eskilerde Papyonlu kırantaların, esnafa selam vermeden geçmeyen eski İstanbul efendilerinin, tüylü şapkası altındaki şık marikaların mahallesi; bahçeli köşkleri, sinemaları, gazinoları, plajları, delileri, aşıkları ve şairleriyle yaşayan, üzerinde g ...

2023 Z Raporu

Bir yılı daha geride bıraktık ve her şeye rağmen güler yüzlü temenniler eşliğinde 2024’e girdik. Bol acı, az tatlı; sayısız hadiseye tanık olduk. Bunlardan nasibini alan müzik dünyasından birkaç şeyi hatırlayacak olursak:    2023 yılının ilk günlerinde meydana gelen depremin ardından müzik dünyasında büyük bir dayanışma örneği gösterildi. Uzun b ...

Alemin Kıralı döndü: Peter Gabriel

Bu yıl bit pazarına nur yağdı. Sayısız dergi ve internet sitesi tarafından hazırlanan yılın en iyi albümleri listesinde eskiler tarafından çıkarılan işler, hiç olmadığı kadar yer buldu. Yıllarca albüm yapmamış pek çok topluluk ve sanatçı, şaşırtıcı derecede iyi çalışmalarla dönüş yaptı. Eloy “Echoes From the Past”, Jethro Tull “RökFlöte”, Yes “Mirr ...

Bana biraz Blues ver

Yıl 1936... Bundan tam 86 yıl önce blues müziğinin en gizemli isimlerinden biri olan gitarcı-şarkıcı Robert Johnson, San Antonio’da ilk plak kayıtlarını yaptığında, kısacık sürecek gizemli ömrünün gelecekte neleri etkisi altına alacağı konusunda ne kendisinin ne de kendisini tanıyan bir avuç insanın hiçbir öngörüsü yoktu. 1986 yılında Rolling St ...

Mazi’ye götüren dükkân

Kadıköy Dr. Esat Işık Caddesi’nde Moda’ya doğru yolu adımlarken hemen sağınızdaki köşede üç katlı şirin mi şirin eski bir bina mutlaka dikkatinizi çeker. Burası Almanya’da yaşayan Fevzi Ekşioğulları’na ait, ikinci dereceden Anıtlar Kurulu’na bağlı üç katlı tarihi bir bina, numarası 24. Başınızı azıcık yukarı kaldırdığınızda aynı şirinlikte bir tabe ...

Lefter Records

Ülke değiştirmek için hayli geç bir yaşta, 2016 yılında tam 42 yaşındayken göçmüştü Berlin’e. Ülkesinin geçirdiği hızlı ve tekinsiz dönüşüm güven duygusunu kaybetmesine neden olmuş, aklını öteden beri kurcalayan başka bir yerde yaşama hayalini tetiklemişti. Zira eşiyle “Bu Suça Ortak Olmayacağız Bildirisi”ni imzalayan Barış Akademisyenleri’nden bir ...

Hakan Kurşun’un Atmos’feri…

Besteci, gitarcı, ses mühendisi, yapımcı… Bir koltukta kaç karpuz?  Son el attığı konuyu incelerken fark ettim. Hakan Kurşun’un yaptığı işlerde hangi özelliğinin daha öne çıktığı sorusunu bugüne değin hiç yanıtlayamamışım. Sanırım nedeni her uzandığı işte başarılı olacak kadar disiplinli, titiz, yetenekli ve çalışkan oluşu. Hatırlıyorum ilk albü ...

Kısa ömür, uzun hikaye: Sinead O’Connor

Dünyanın yarısından çoğu onu “Nothing Compares 2 U” şarkısının video klipiyle tanımıştı. Tamamında yakın plan yüz çekimiyle göründüğü klipteki imajı o güne kadar tanık olduğumuz kadınlardan çok farklıydı. Makineye vurulmuş asker traşlı kafası ve ruh halini eksiksiz yansıtan mimikleri ile hafızalara kazınmıştı. Öyle ki, daha sonraki halleri hep yadı ...

Hiçbir şey imkânsız değil

1993 yılında bir konser çılgınlığı yaşanmış, yıllardır hayranı olduğu dünya yıldızlarını canlı canlı sahnede izleme fırsatı yakalamıştı bizim kuşak. Memleket ilk kez bu sayede yüksek prodüksiyonun ne olduğunu görmüş, stadyum konserleriyle tanışmış; hayal denilen şeylerin nasıl gerçeğe dönüştüğüne tanık olmuştu. O yaz Michael Jackson, Madonna, Metal ...

Kantolar da öksüz kaldı: Nurhan Damcıoğlu

Çocukluğumun dünyaya açılan penceresinden bakarken, TRT’nin tek kanallı siyah beyaz televizyonunda her Ramazan ayında görürdüm onu. Puantiyeli elbiseler içindeki bu kadını böylesine neşeyle hoplatıp zıplatan şey ne olabilir diye ağzım açık izlerdim. Neşe içinde, çığlık çığlığa vesveran ettiği şarkılarındaki heyecan ve enerjiye hayran olurdum. Ka ...

Dört değil, 72 Mevsim Metallica

Hakkını yemeyelim, ne düşünürsek düşünelim metal müziğin dünyadaki en büyük fenomeni Metallica. Piyasanın en büyük markası onlar. Öyle ki Çarşamba Pazarı’na elinde fileyle pırasa almaya çıkmış teyzenin üzerinde bile görebilirsiniz tişörtünü.  Metallica kariyerinin 1991 tarihli “Black Album”ü, rock dünyasının büyük bir kimlik bunalımı yaşadığı dö ...

Bir plak imparatorluğu: Zihni Müzik

Hadise Kadıköy Akmar Pasajı 13 numaralı dükkânda vuku buldu. Ana tanıklık eden müşteri elektrikçi Burak ağzı açık izlemişti. İçeri giren 70 yaşın üzerindeki kibar hanımefendi dükkânın sahibine kendini tanıttı. Dün mesaj atmıştı, kendisine ayrılan kaseti satın alacaktı. Kaset Klips ve Onlar topluluğuna aitti, içinde sadece iki şarkı vardı: 1986 yılı ...

Ayın Karanlık Yüzü

Plakçı raflarında ya da vitrinlerinde sıklıkla görüyor olmalısınız bu kapağı. Müzikle sıkı fıkı değilseniz bile mutlaka hafızanızın bir köşesinde saklanmış vaziyette duruyor olmalı. Siyah zemin üzerine yerleştirilmiş bir prizma spektrumunun içinden geçen beyaz ışık huzmesinin kırılarak gökkuşağı renklerine dönüşünü gösteren bir grafik... Plağın ism ...

10 kaplan gücünde Ben Caplan

Kahramanmaraş merkezli, 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler sonucu karşı karşıya kaldığımız acı tablo toplumun vicdan sahibi her kesimini harekete geçirdi. Bu süreçte her ne kadar tüm sanatsal ve sportif faaliyetler durdurulmuş olsa da, onlar da ellerinden geleni yapma mesaisinden muaf değildi. Böylesine kritik bir dönemde r ...

Bir caz yarımadasıydı Ayşe Gencer

2010 yılını vedaya hazırlanırken, insanın kemiklerini sızlatan nemli bir akşamda, Etiler’in o şık restoranlarından birinde, şamdanlarla donatılmış altı kişilik bir masanın etrafında toplanmıştık. Ayşe Gencer çıkacak olan “But Beautiful” albümünün heyecanı içinde davet ederek ağırlamıştı bizi: - “Kapak fotoğrafı ve içindeki yazının hak ettiği tel ...

“Bu Düğme Ne İşe Yarıyor?”

- “İniş izni talebiniz reddedildi” dedi kontrolör. İki saattir Murmansk üzerinde daireler çiziyor, ama Ruslar inmesine izin vermiyordu. Kaptan pilotun kim olduğunu bilseydi acaba fikri değişir miydi? Ama nereden tahmin etsin ki dünya çapında bir rock yıldızının ek iş olarak hava yolu pilotluğu yaptığını... Üstüne üstlük uçağın üzerinde “Ed Force On ...

Michael Jackson’ın intikamı

Ömrümce intikamına en fazla maruz kaldığım şahsiyet açık ara Michael Jackson. “Thriller” albümünün ortalığı kasıp kavurduğu zamanlarda Fatih’in en büyük plakçısı Azra Müzik’te çalışıyor, geceli gündüzlü müşterilerin karışık kaset siparişlerini dolduruyordum. Önüme gelen listelerde en çok istenen parçalar bu albümdeydi. Nefret eder hale gelmiş, nefr ...

Sokaktaki virtüöz; Burak Deran

Haftada bir vapura binip Kadıköy’e geçmezsem rahat edemem. Beşiktaş iskelesinden PTT’ye giden yolda rastlamıştım ona, rutin Akmar ziyaretlerimden birinde. Metro girişindeki alçak duvarın üzerine tünemiş, ağzında külü uzamış sigara, gözünde güneş gözlüğü; bacak bacak üzerine atarak kucağına koyduğu elektrik gitarla delicesine solo atıyordu. Sıradan ...

Bizi büyüten plaklar: Black Sabbath “Vol 4”

Postal altında bunaldığımız seksenli yılların ikinci yarısında (Akmar Pasajı efsanesi) Apaçi Ayhan gemilerde makine bölümünde (artık kategorik olarak meslekten silinen) silicilik yapıyordu. İtalya seferinden yeni dönmüştü; son kuruşuna değin plaklara yatırdığı cebindeki paranın son kırıntılarıyla İstanbul’un yabancı plak getiren az sayıdaki dükkânl ...

Garmi Doç (Kırmızı Doç)

Garmi Doç’u (Kırmızı Doç) ilk kez Vova topluluğu 2019 yılında çıkardığı ikinci albümüne isim yaptığında duymuştum. İçinde bu isimde bir de şarkı bulunuyor, sözlerinden de arkasında güzel bir folklorik hikâye barındırdığı hissediliyordu. Duygusaldı, belli ki kırık ve hüzün dolu bir hikâyeydi, sevdiğini güçlükler tahtında alabilmiş yiğit bir adamı an ...

Bir yeraltı kültürü askeri Hakan Tamar

Kadıköy’ün ara sokaklarında, bilhassa konser ya da DJ müziği yapılan mekânların kalabalığında muhakkak rastlamışsınızdır O’na. Semtin sınırları dâhilinde yeraltı kültürüne ve müziğine ait ne kadar etkinlik varsa mutlaka oradadır, ya izleyicidir ya da tertiplenen olayda parmağı vardır. Üzerinde sıklıkla siyah bir müzik tişörtü bulunan, yüzündeki çiz ...

Plaklardaki Kazım Koyuncu

Yaprak gibi titreyen ince vücudu ve uzun bacaklarıyla çok sevdiği İstiklal Caddesi’ni arşınlarken onu görenleriniz çok olmuştur. Yüzünden eksik etmediği ışığıyla gülümserdi hep. “Müzisyenim, sonra bir Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim” derdi soranlara, oturup ince bellilere konmuş çaylar eşliğinde iki kelam edenlere.  Kans ...

Bir plak kıraathanesi

Plakhane’nin şenlikli yüzü Deniz Bayrak ile tanıştığım anı unutmam mümkün değil. Henüz Kadıköy şubeleri yoktu; ortağı Cafer İşleyen ile iki kafadar, geçinemedikleri müzisyenliği sürdürebilmek için, ellerinde biriken plaklarla, 2011 yılının Temmuz ayında Alman Hastanesi’nin Sıraselviler kapısının karşısındaki sokakta, otoparkın karşısında bir dükkân ...

Musikişinas Ahmet

Facebook’ta tesadüfen rastlayınca isim benzerliği sandım. Yıllarca ortalıkta görünmemiş, benim için esrarengiz listesine adı geçmiş bir müzisyenin sosyal medyası olamazdı. Mesajıma yanıt gelince şaşkınlığım daha da arttı. Karşılıklı iki satır yazışmanın neticesi Kalamış’ta bir çay bahçesinin iki kişilik masasında içilen çaylar olmuştu.  1993 yıl ...

Küçük Plak Dükkânı

Bademaltı... Moda’ya uzanan tek yönlü minibüs yolu üzerinde, doğramaları yeşile boyanmış o küçük dükkân hiç dikkatinizi çekti mi? Şayet müzikle hele plaklarla ilgiliyseniz çekmiş olmalı, daracık pembe bir binanın sıfır kodlu girişinde ince uzun bir dükkân. Semtin yerlisi buranın eskiden sucu olduğunu biliyor. 2018 Ocak ayından beri plakçı. Adı kapı ...

30 yıl sonra Kronik  

([email protected]) Kronik topluluğunun 1992 yılında Hades Records etiketiyle sadece kaset formatında basılan “Endless War” albümü, trash-metal tarihimiz açısından halen en iyiler listesinin tepelerinde yer alır. İçindeki bir kaç şarkı bugün türünün bayrak marşı olarak çalınır, söylenir, dinlenir. Kronik Türkçe şarkılarla başlamıştı. ...

Plak Candır...

Ekmeğin aslanın midesine indiği günlerde tek derdimiz bu olsun diyenler olabilir. Neticede ekmek değil ama memleketin ve piyasaların küçük bir özeti de plakçılar. Genel tabloya bağlı olarak başta ekonomik çöküntü, yükselen kiralar, peşi sıra döviz kurlarındaki dengesizlik, dövizle peşin al, Türk parasıyla belirsiz bir zamanda sat; liste uzadıkça uz ...

Bir caz kültürü gazetesi

[email protected] O fırtınalı yağmurlu günde, belediyenin bahçesine alınan yeni yerindeki Kadıköy Plak Festivali’nde Outro’nun standında gördüğüm gazeteyi, yüksek sermayeli markalardan birinin reklam amacıyla çıkardı broşür zannettim. Bu devirde başka ne olabilir ki! Yakınlaşınca neredeyse küçük dilimi yutuyordum; tepesinde kocaman Loft, ...

Türkiye’de Bağımsız Müzik 

[email protected] Tayfun Polat’ı Akmar Pasajı’nda çalıştığım günlerde tanımıştım. Zihni Müzik’e girip çıkan, tezgâhın önünde müzik muhabbeti koyan o kuşağın kalabalığı arasında özellikle amatör yerli topluluklara ve onların demo kayıtlarını duyduğu ilgiyle dikkatimi çekmişti. Sonradan çalışmakta olduğu Karga Bar’da dinlerken de sıradan h ...

Sokağın sesi deyip de geçme!

​([email protected]) Bana bir mektup (mail değil, mesaj değil) atmıştı, damgalı pullu, 2013 yılında. Cemalini görmeden, huyunu suyunu öğrenmeden satırlarından hissetmiştim; o eski insanlara has manevi değerlerde gizlenmiş bir cevhere sahip olduğunu. Mektubunun konusu “Belagat” adını verdiği ilk albümünü takdim etmekti, ancak içi malını ö ...

Daha adil bir dünya için Imagine

Yetmişli yıllara girdiğimizde The Beatles artık yoktu ama üyeleri şöhretin kestiği faturayla yaşamaya mecburdu. George Harrison kurtuluşu meditasyon ve uzak doğu inançlarında bulmuş, Ringo Star alkolik olmuş, evliliğini kaybetmişti. Uyuşturucu batağına saplanan Paul McCartney karısı Linda sayesinde hasarı en az zararla atlatmıştı. Ancak hiçbiri bu ...

Nejat Toksoy kitabına giriş 

Komşum gitarcı İzi Eli anlatmıştı, 1969 yılında izlemiş, annesi Korin Hanım 14 yaşındaki çocuğunun ısrarlarına dayanamayınca elinden tutup götürmüş. Şan Sineması’nda üç topluluk çıkıyormuş. Tüm koltuklar dolu; koridorlara oturanlarla içeride en az beş yüz kişi... İlk topluluk Bunalım çalarken tekrarlayan kirli soundlu ritimler ve canhıraş vokal ...

Öteki Cazcı

15 yılı aşkın süredir tanırım. Mülayim ve durgun görüntüsünün altında yatan renkli ve coşkulu karakteriyle kendini ana akımın dışına savurmuş gönüllü bir mülteci bana göre; kalabalığın uzağında, azınlığın da kenarında. Muzip bir zekâya, hüzünlü bir şefkate, üretken bir çalışkanlığa sahip oluşu en büyük hazinesi. Cemaatin ritmine ayak uydurmamış, an ...

İnsan ve Mösyö; Hasan Saltık

Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık 30 yıllık dostumdu. Yakın çevresi ona Mösyö diye hitap ederdi,1964 Tunceli doğumlu bir dedeydi. Genç yaşta vefat haberi geldiğinde evrenin aritmetiğinde bir hesap hatası oluştuğunu düşündük ya da tarihin çarklarından birinin kırıldığını. Gerçi sağlığını tehdit eden tehlikelerin Mösyö için işine verdiği ehemmi ...

Ateş Suyu yeniden…

Whisky topluluğunun 1993 tarihinde çıkardığı “Ateş Suyu” adlı ikinci albümünün hazin bir hikayesi var, bir o kadar da önemli. Müsaade buyurursanız önce hazin tarafına kısaca değineyim, ardından önemli kısmına geçeyim. Whisky, Doruk Onatkut’un stüdyosunda bu albümün kayıtlarına girdikten hemen sonra, 17 Mayıs 1993 tarihinde kurucu üye gitarcı Kam ...

İstanbul Piyano

Müzik sevdalısının başının üzerinden bir çatı daha uçtu; Kadıköy İş Merkezi’nin davetkar mağazası, roker camiasının kutsal mabetlerinden İstanbul Piyano, Nisan başında kepenk indirdi. Kapatma fikri iki yıl önce -salgından önce- oluşmuştu. Masraflar artmış, e-ticaret büyüdükçe fiziki satış bitme noktasına gelmişti. Ayrıca ithalatçıların kar marjl ...

Sıyrılıp Gelen Plaklar; Grup Yorum

Daha önce onları hiç plaktan dinlememiştik; geçtiğimiz haftalarda Kalan Müzik iki Grup Yorum albümünü birden ilk kez plak olarak bastı. Biri topluluğun ilk albümü “Sıyrılıp Gelen”, diğer ise ikinci çalışma “Haziranda Ölmek Zor / Berivan”. İlk albüm 1987 yılında Taç Plak, ikincisi ise 1988 yılında Barış Plak etiketiyle yayınlanmıştı. Aslında bu i ...

Blues’un modern Zeyna’sı

Bir plak uğruna Beyazıt Meydanı’nda, Narmanlı Han’da, Akmar Pasajı’nda toplandığımız günlerde, büyüklerimiz caz, progresif rock ve blues; yeni yetmelerimiz ise punk, metal, new-wave ve rap dinlerdi, genelde. Güncel müziklere eğilen abiler ise nadirdi; parmakla gösterilirler ve hep hararetli tartışmaların ortasında kalırlardı. Bir diğer genel istati ...

Çatı İsmail

Kadıköy’ün roker kültürünü son damlasına kadar içmiş güzel insanlarındandı Çatı İsmail (Taşbiçen). Yaşamı boyunca müzik uğruna türlü çileyi çekmiş karıncaezmez kişilikti. Gemlikli yedisi erkek sekiz çocuklu bir ailenin 1961 İstanbul doğumlu çocuğu; baba demirci ustası, anne ev kadını. Müzisyenliği de vardı, ilkokulunun bando takımından. Bir döne ...

Metalium’un ikinci baharı

Babajim’in (*) zilini çaldıklarında açıkçası tedirginlerdi. Gençliklerinin baharında ayrı düştükleri müzik aleminin şimdi ne durumda olduğuna dair fikirleri sınırlıydı. Zaten o zalim şartlar değil miydi, onları canları gibi sevdikleri müzikten yıllarca uzak tutan. 25 yılın ardından çıkaracakları üçüncü albümün planını yaparlarken, akıllarına eski d ...

Albümler ve kişisel hikayeler

Yıl 1995... Henüz “Bismillah” diyemeden 11 Ocak tarihinde (günler evvel Taksim’de bir otelin pastanesine konulan bombanın patlamasıyla yaralanan) Onat Kutlar katledilmiş, komşu masasında oturan Cüneyt Cebenoyan dostumuzun ablası Yasemin de aynı saldırıda hayatını kaybetmiş; yeni yıl geleceği belirleyecek olaylar zincirinin ilk halkasıyla açılmış ...

Türkçe Rap: Nereden nereye!!! (2)

İnkâra hacet yok; içi boşaltılmış rap müziği her ne kadar isyankâr görünse de, şimdi sistemin ve müzik endüstrisinin en önemli parçası. Çünkü müzik piyasasını önemli oranda domine ediyor. Ancak bu tablodan rap müziğinin pıtrak gibi belirdiği, birdenbire yükseldiği; nihayetinde herkesin birdenbire rap dinlemeye başladığı sonucu çıkarılmasın. Rap ...

Türkçe Rap: Nereden nereye!!!

Nereden nereye! Gün gelecek pop müziğin zirvesinde gezinen isimlerin sahne aldığı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda rap konseri olacak deseniz, kim inanırdı? İnanmayanların inadını 2 Eylül 2020 tarihinde, bir çarşamba akşamı Gazapizm kırdı. Burada daha önce birkaç rapçi bazı konserlere konuk olmuştu ama bu seferki başlı başına bir ...

Metal ruhuna giriş: “Back in Black”

[email protected] Covid-19 virüsü taşıyan birine karşı sosyal mesafenizi korumanız, inanın bu albümü almış ya da dinlemiş birilerinden uzak durmanızdan çok daha kolaydır. Maskeniz virüsten koruyabilir, ama bir yerde bu albüm çalıyorsa, kullanacağınız hiçbir kulak tıkacının size faydası olmayacaktır. En çok satan albümleri oluşunu bir ...

Gramofon Baba

Kapalıçarşı’ya Fesçiler kapısından girdiğinizde sizi karşılayan daracık Lütfullah Sokak’ın kakafonisi içinde, kulak kesilirseniz derinden kırık dökük ve cızırtılı melodiler duyarsınız. Takip etmeniz halinde bu eski zaman sesleri sizi geçmişse davet eder. Giderek artan seslerin ucunda, küçücük bir kapı açılır ve neredeyse üç dört metrekare tarih kok ...

Bedava Müzik

MSG’den (Musiki Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) gelen bir elektronik posta çıkardıkları bir kitabın basın tanıtımı için 19 Şubat akşamı biz “değerli basın mensupları”nın müzikle ilgili olanlarını Cezayir Apartmanı’na davet ediyordu. Kasvetli ve yağmurlu bir günün kuyruğunda, tarihi apartmanın arka bahçeye açılan alt katında bir düzine insa ...

Çağlan’cı Metal

[email protected] Hendeseden anlamam ama hayırlı insanı gözünden tanırım. Peşrev Çağlan Tekil ile başlamamış olabilir, ama taksime onunla geçilmiş, memleketin metal müziği adeta assolist mertebesine yükselmişti. Müsaadenizle tersten telaffuz edeceğim; konunun açıklığa kavuşması açısından daha aydınlatıcı olacak: Çağlan metalci değild ...

Derviş Taci

Yağsız menteşeleri gıcırdayan kapı aralandı, içeri sarkık bıyıklı, kabanlı iki iri kıyım adam süzüldü. Piyanonun başına henüz oturmuş uzun ince çocuğu kantinden beri izlemiş, koridor boyunca uzanan dersliklerden birine girdiğini görünce, sağı solu keserek arkasından damlamışlardı. Beethoven’ın yedinci senfonisinin ikinci bölümünü etüt eden genç kaf ...

Sanat müziğimizde ilk gitarcı: Yücel Deran

Ahizenin ucundaki yabancı Yücel Deran’ı istiyordu. Evde olmadığını söyleyen annesine şu notu bırakmıştı: - “Luna Park’tan arıyorum. Bir geliversin buraya, Osman Kavran Bey görmek istiyor.” Notu aldığında kendisine iş vereceklerini kestirmişti, ama sonradan olacaklar tahminlerinin ötesindeydi. Karlı bir kış günüydü, apar topar gitti, patronun ...

Akmar Pasajı (3)

([email protected]) Akmar Pasajı’nda kıştan sonra bahar havası esiyor, karanlık koridorda birbirlerine yaslanarak duran selamsız dükkânların yüzünde pastel rengi çiçekler açıyordu. Kısa bir süre evvel yarısı boş, diğer yarısı da örümcek ağlarına bedelsiz kiralanmış dükkânlardan oluşan pasajda, hiç boş dükkân kalmamıştı; bir zamanlar her ...

Akmar Pasajı (2)

Akmar Pasajı tarihinde kritik virajlar, toplumsal gelişmelerin kırılma noktalarının seyrine paralel dönülmüştü. Bunlardan ilki, doksanlı yılların ilk dilimine denk gelmişti. Pasajın ilk 10 yılı, gelecekteki şaşaalı ve çalkantılı günlerine göre hayli olağan ve sıradandı. Sürprizsiz bir esnaf resmigeçidine ev sahipliği yapan pasaja, bu zaman zarfı ...

Akmar Pasajı (1)

İki kısa merdivenle iki sokağı birbirine bağlayan, yolu kısa ama hikâyesi kocaman bir dünya… Bazen bir arı kovanı kadar işlek ve yaşam dolu, bazen de insan ruhu kadar yalnız ve karanlık. Kesin olan şu ki, muhitin, kentin, belki de memleketin en benzersiz koridoru… Bugün Akmar Pasajı olarak bildiğimiz yerin evveliyatı, köklü bir aile tarafından t ...

Plakçı Zülfü

Kadıköy’ün plakçı kalabalığında diğerlerine pek benzemeyen bir sima var. Fotoğrafa zaten ucundan ilişmiş; arkada, kenarda eğreti duruyor, her an kaçacakmış gibi… Ak düşmüş sakalı, sigaradan sararmış bıyıkları, üstleri açılmış saçları ve derin bakışlarıyla esnaftan ziyade modern zamanların dervişlerine benziyor. Bu nevi şahsına münhasır karak ...

Ritmo Ersin

[email protected] Akmar Pasajı’na ayak bastığımda, o çalkantılı zaman dilimine tanıklık edecek tüm şahıslar yerini almıştı. Villa Kafe siyah tişörtlü ergen metalcilerle dolup taşıyor, benim de çalıştığım Zihni Müzik, Apaçi Ayhan’lı Atlantis, metal mabetleri Hammer Müzik ve Saadeth, tişörtçü Pirene yeni atıldıkları ticaret hayatına ayak u ...

Hepimize kapak olsun…

Ağzını mağara gibi açmış, pörtlemiş gözlerle resmin dışına doğru korkuyla bakan suratın, kısa bir süre sonra duvarlarımıza poster, ilerleyen hayatımıza da kapak olacağını henüz kestirememiştim; onu ev eşyalarıyla dolu berbat bir dükkânda ilk kez gördüğümde. Üzerinde herhangi bir yazının olmadığı kapak açıldığında, adamın kulağı dalga dalga yayılıyo ...

Caz plaklarının kuyruklu yıldızı: Kind Of Blue  

([email protected]) Müzik albümleri hakkında abartılı övgülere çokça rastlamışsınızdır. Bazen eser sahibini bile rahatsız edecek derecede ifrata kaçar, eserin asıl anlaşılması gereken tarafının arka plana düşmesine neden olur. Hakkında yapılan övgülerin hiçbirinin yersiz olmadığı çok az sayıda eser varsa, bunlardan biri de kesinlikle “Ki ...

Bizim Cazcı Kardeşler

Antay Kardeşler’i yıllardır caz konserlerinde görürdüm, ellerinde fotoğraf makineleri, kelebek gibi uçar, arı gibi çekerlerdi. Dikkatimi çeken özellikleri işlerini mümkün olduğu kadar sanatçıyı ve izleyiciyi rahatsız etmeden yapmaya çalışmalarıydı. O yüzden de konserden önce nerede olacaklarını titizlikle saptıyorlar, çalgıların yerine göre pozisyo ...

Bir Minimo vardı…

Bir Minimo vardı, Kadıköy’de, Serasker Caddesi, numara 69… Avuç içi kadar bir dükkân, üç kişi ayakta zor sığar, ama içine dünyanın müziği doldurulmuş. Daracık tezgâhın arkasında dükkân kadar ufak, boncuk bakışlı, güler yüzlü, konuşkan bir adam. Adı Manuk Ohanoğlu. Dükkânın tam adının Minimo Nostalji Müzik, sahibinin de Manuk olmasına karşı ...

Bir Kurt Cobain tişörtü  

([email protected]) Geçen hafta büyülendim! Dünyanın en ünlü markalarının birinin Beyoğlu’ndaki iki katlı kocaman mağazasında. Giriş katı kadın, yürüyen merdivenle inilen alt kat erkek. Her iki katta da ikişer kasa, önlerinde kuyruk. Sekiz on parçadan aşağı alan yok, tamamı Arap turist. Bu kuyrukta yaklaşık 20 dakika sıra beklememi ...

Plakçı Hamit

[email protected] Filmin sinema sanatı açısından değeri bir yana, doğurduğu sonuçlar itibarıyla, Issız Adam ile ilgili düşünceler genelde olumlu değildi, müzik camiasının plak toplayıcıları arasında. Başta gelen nedenlerden biri, günübirlik hevesle kendini modaya kaptırarak plak alan bir kuşağın türemiş olması, beraberinde de bilhassa ye ...

Gülhane sapığının ölümü

([email protected]) Doksanlı yıllarda Kadıköy Akmar Pasajı’ndaki Zihni Müzik’te çalışırken, en çok sattığımız CD’lerden biri The Prodigy topluluğunun “Music for the Jilted Generation” albümüydü. Hangi tür dinliyor olursa olsun, ister metalcisi ister hip-hop’çısı, ister elektronikçisi; herkes için topluluğun solisti ve dansçısı olan Keith ...

Soyadın Kaynatan olsun

([email protected]) Atatürk’ün vefatına kadar en sık ayak bastığı yerlerden biri Yalova’nın Termal ilçesi. İlk kez 1927 yılında buraya geldiğinde “burası geleceğin su şehri olacak” demiş, 1929 yılında verdiği bir talimatla da Termal Atatürk Köşkü’nün yapımına başlanmıştı. İki katlı ahşap köşk Hakkı Eldem tarafından 38 günde tamamlanmıştı ...

Çeyrek asır sonra…

([email protected]) Ankaralı rock metal topluluğu Dr. Skull’ın doksanlı yılların ilk yarısında kaset olarak çıkarmış olduğu üç albümün, (CD ve plak formatı da dâhil edilerek) yeniden basılma işi tam bir yılan hikâyesine dönmek üzereydi ki, devreye metal müzik hacısı Çağlan Tekil girdi. Bu plakların basılması için 2017 başlarında bir ...

Kadıköy Plakçıları

([email protected]) Plaklar evlerden kovulalı birkaç yıl olmuştu. Kaset halen nefes alsa da, modaya ayak uyduran zamane gençliği müzik arşivini tercihen CD formatında genişletiyordu. Doksanlı yılların ikinci yarısında Akmar Pasajında Zihni Müzik’te çalışıyordum. Saatler sekize yaklaşırken, biranın son fırtını çektiğimiz gibi dükkânı k ...

ARŞİV