Mektup zarflarında Bedri Rahmi’nin izini sürmek

27 Şubat 2026 - 09:00

İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından biri olan, geçtiğimiz yıllarda İBB Miras’ın restorasyon ve işlevlendirme çalışmasıyla bir sergi ve etkinlik mekânı olarak şehrin kültür sanat hayatına kazandırılan İstiklal Caddesi üzerindeki Casa Botter Apartmanı’nda ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına açılan özel bir sergi 29 Ocak’ta ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Eyüboğlu’nun, ressam Abidin Dino, şair Orhan Veli Kanık gibi Cumhuriyet dönemine damgasını vurmuş pek çok sanatçı ile mektuplaşmaları ve bu mektup zarflarına çizilmiş soyut eserlerinden oluşan “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi, hem dönemin sanat çevrelerinin dostluğuna hem de ressamın sanatsal yolculuğuna tanıklık ediyor.

1957-1974 yılları arasına yayılan yazışmalardan derlenen zarflarda, Orhan Veli ve Abidin Dino gibi isimlerin yanı sıra sanatçının eşi Eren hanım, ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu, oğlu Mehmet Hamdi, ressam Fikret Mualla, Mustafa Pilevneli, Turan Erol, Tosun Bayraktaroğlu gibi dönemin önemli isimleri yer alıyor. Zarfların bazıları tarihsiz ve sadece üzerine çalakalem notlar işlenmiş haliyle sergide yer alıyor.

Eyüboğlu’nun, dostlarıyla çoğunlukla Paris’ten olmak üzere, dünyanın farklı yerlerinden, kısmen de bir dönem yaşamış olduğu Kalamış’tan yazdığı mektuplar, sanatçının gündelik dünyasına ayna tuttuğu kadar Batı sanatının formlarıyla yerel motifleri buluşturduğu yaratıcı dilinin de önemli örneklerini oluşturuyor.

Mektupları postaladığı zarfların üzerine genelde akrilik, bazen pastel ve keçeli marker gibi malzemelerle nakşettiği soyut otoportelerde Eyüboğlu’nun resimlerinin sadece dış dünyayı temsil etme dilinin değil, kendine bakışını da aynı temsil biçiminin içine nasıl yerleştirdiğinin izini sürmek mümkün. Sanatçının bir yandan özel alanındaki yazışmalarla, diğer yandan dış dünya ile resim vasıtasıyla kurduğu yaratıcı diyalog arasındaki tutarlılık, Eyüboğlu’nun çizgilerle düşündüğü resim sanatıyla, sözcüklerle düşündüğü şiir arasındaki bağın da önemli bir işareti.

Sergi salonunun girişinde, sanatçının, üzerine serbest çizimler yaptığı mektup zarfları, yazışmalardan kısa alıntıların olduğu duvarlara dikdörtgen çerçevelerle yerleştirildiği nizami bir kürasyonla sanatseverleri karşılıyor. Bir üst katta ise Trabzon doğumlu ressamın, vaktiyle TRT için yapılmış bir belgeseline yer veriliyor; çocukluğundan, aile hayatından, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi’ne girişinden ve sanat hayatının onu sürüklediği yolculukta tıpkı kendisi gibi ressam olan eşi Eren Eyüboğlu (Ernestine Leibovici) ile tanışmalarından bahsediliyor.

Bu belgeselde sanatçının takipçileri için belki de en dikkat çekici bilgi, Eyüboğlu’nun resim ile ilişkisinin asla düşünüldüğü gibi basitçe bir yetenek ve ilham meselesi olmadığını anlattığı yer. Sanatçı, taşrada doğmuş bir çocuk olarak kendisini akademiye taşıyan mücadeleyi “Ben talihimi yenmek için ressam oldum” diyerek anlatıyor. Dolayısıyla salonun giriş katında Eyüboğlu’nun yaşamı ve iç dünyası adına sanatı vasıtasıyla topladığımız ekmek kırıntıları, üst kattaki belgesel ile bir anlamda bütünleniyor ve çerçevenin içine yerleşiyor. Serginin küratöryal sadeliği, soyut çizimlerin zarflarla buluştuğu malzeme kaosunu, bu malzemelerin geldiği gündelik sadeliğin içine geri döndürmeyi ve düşünsel bir takip yapmayı kolaylaştıracak şekilde tasnif etmeyi başarıyor.

Sergide Eyüboğlu’nun şairlik vasfı da onurlandırılmış elbette. Sanatçının Nâzım Hikmet için kaleme aldığı ve “Yiğidim Aslanım” olarak bilinen “Zindanı Taştan Oyarlar” şiirinin el yazması eserlerin arasında edebiyatla bağları resimden daha güçlü olanlar için görülmesi gereken belki de ilk parça olabilir.

İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla düzenlenen “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi 29 Mart’a kadar Casa Botter’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

ARŞİV