Daha da hızlı, daha da yüksek, daha da güçlü 

26 Ağustos 2021 - 14:18

Tokyo 2020’de Londra 1948 olimpiyatlarından bu yana aldığımız en yüksek madalya sayısına ulaştık ve rekor kırdık. Bazıları hala beklentilerinin altında kaldığımızı düşünüyorlarmış. Düşünsünler. Şimdi sırada Paralimpik Oyunlar var.

Zaman algısı iyiden iyiye değiştiği için sadece birkaç hafta önce tamamlanmasına rağmen çok eskilerde kalmış hissi veren Tokyo 2020’ye 18 spor dalında, 108 kişilik sporcuyla katılmıştık, hatırlarsınız. İki yıl süren kota süreci sonunda, sadece güreş, halter gibi geleneksel branşlarımızda değil, artistik jimnastikten karateye, okçuluktan yelkene, bisikletten modern pentatlona daha önce hiç varlık gösteremediğimiz ve kendini gayet sporsever sayan birçok kişinin kurallarını bile bilmediğine emin olduğum birçok branşta oradaydık. 1948 Londra olimpiyatlarında 12 madalya almıştık, Tokyo’dan 13 madalya ile döndük. Toplam madalya sayısında 20, altın madalya sıralamasında 35. sırada bitirdik.

Okçulukta gencecik Mete Gazoz’un, Olimpiyat tarihimizin ilk okçuluk madalyasını, hem de altın madalyasını kazanması tabii ki önemliydi. Ama bunun kadar önemli olan 22 yaşındaki Mete’nin, “Olimpiyatlara en çok katılan sporcu olma rekorunu elime geçirmek istiyorum” demesiydi. Yaşı ve branşı düşünülürse, neden olmasın kısmını bir yana bırakıyorum, o yaşta bu hedefi olmasını alkışlamaya asıl değer olan.

Kadınlarda ilk kez katıldığımız boksta Busenaz Sürmeneli’nin altını da ondan bir saat önce, boksta ilk madalyayı getiren Buse Naz Çakıroğlu’nun gümüşü de çok değerliydi tabii; ama daha değerli olan Buse Naz’a kariyerinin o ana kadarki en önemli maçında kenardan destek veren antrenörü Nazım Yiğit’in, dünyanın en sakin ve tatlı ses tonuyla, “Hadi kızım, puan önemli değil, sen iyi mücadele et” diye taktik vermesiydi bence. Kazanmayı değil, mücadele etmeyi öğütlüyordu genç boksörün kaybettiği babası yerine koyduğu antrenörü.

Jimnastikte tarihimizde ilk kez Ferhat Arıcan’la paralel aletinde kazandığımız bronz madalya kadar, genel tasnif ve alet finallerinde beş sporcuyla yarışmamız da değerliydi. “Erkekler jimnastik yapar mı ya?” denen bir ülkede, takım olarak değil, bireysel olarak beş sporcuyla finallere çıkmaktı alkışlanması gereken.

Tabii ki Taha Akgül’ün ya da daha önce Londra ve Rio’da gümüş madalya kazanan grekoromen güreşçimiz Rıza Kayaalp’in bronz madalyaları da önemli. Ama Yasemin Adar’ın kadınlar güreşteki ilk bronz Olimpiyat madalyasının yeri ayrı sanki.

Olimpiyat oyunlarına ilk kez dahil olan karatede, ev sahibi Japonya’dan sonra en kalabalık milli takım olarak 7 sporcuyla mücadele ederek tam dört madalya kazanmamız, Eray Şamdan’ın gümüşü, Uğur Aktaş, Ali Sofuoğlu ve Merve Çoban’ın bronzu, Paris oyunlarında karate olmayacağı için tarihimizin en kalabalık ve buruk madalyaları belki de. Ama Eray finalde Fransız Da Costa’ya yenildiği için Fransızların karate için bastıracağını ve için için bu kararın değişeceğini de ummuyor değilim tabii.

Tekvandoda Hatice Kübra İlgün ve Hakan Reçber’in bronzları gözyaşlarımızı ilk akıttığımız madalyalardı. Ama Londra 2012’den sonra ikinci kez olimpiyatlara katılan voleybol kadın milli takımımızın her maçında ağladık. Kazansalar da kaybetseler de göğsümüzü kabarttılar, bizi gururlandırdılar ve çeyrek finalde elenerek, olimpiyat beşincisi olarak döndükten hemen sonra şu sıralar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda aynı tempoda devam ediyorlar sporumuzun yılmaz yorulmaz kadınları.

Kazandığımız madalyalar kadar, kıl payı kaybettiklerimiz de değerliydi. Tam üç dördüncülüğümüz var: Atıcılıkta Olimpiyat tarihimizde ilk kez çıktığımız finalde Ömer Akgün’le, okçuluk karışıkta Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz’le… Modern pentatletimiz İlke Özyüksel’in, karatede Dilara Bozan’ın, judoda Mihael Zgank ve Kayra Sayit’in, güreşte Süleyman Karadeniz’in beşincilikleri de aynı derecede önemli, artistik jimnastikte İbrahim Çolak ve Adem Asil’in halka finalinde, atlama masasında Adem Asil’in altıncılığı da, Ahmet Önder’in yedinciliği de…

Yelkende olimpiyatlarda iki kez final yapacağımızı hayal bile edemezdim ama Alican Kaynar ve Deniz-Çınar Ateş kardeşler ile bunu yaşadım. Atletizmde de en çok finale kaldığımız oyunlar oldu Tokyo. Eda Tuğsuz’un cirit atmadaki dördüncülüğü, Necati Er’in üç adım atlamada, Yasmani Copello Escobar’ın 400 metre engeldeki altıncılığı, Eşref Apak’ın çekiç atmadaki dokuzunculuğu, tarihimizin en cool sporcularından Ersu Şaşma’nın sırıkla atlamadaki onunculuğu ve Yasemin Can’ın 10 bin metredeki onbirinciliği, evet olimpiyatlarda bir atletizm branşında 11. olmak bile, bence başka bir branştaki madalya kadar değerli. Helal olsun.

Ama çoğu kişinin zannettiği gibi olimpiyatlar bitmedi. 24 Ağustos’ta Paralimpik oyunlar başladı. Tam 13 branşta 87 sporcuyla temsil ediliyoruz. Dahası sporcularımızın 43’ü erkek, 44’ü kadın. Anlayacağınız Paralimpik oyunlarda da kadın erkek sporcu sayımız birbirine denk. Sokakta hiç engelli birey görmediğimiz bir ülkede, kim bilir hangi şartlarda yapmakta oldukları sporu olimpik seviyede yapmakta olan 87 sporcumuz, göreceksiniz bize ne büyük gurur yaşatacaklar. Bana sorarsanız sadece şu istatistikle bile yaşattılar.

Yazarın Diğer Yazıları

Hayat fena halde spora benzer

Liverpool’dan çıkıp, Manchester ve Oscar törenlerinden geçip hayata dair dersler çıkarmayı spor dışında neyin aracılığıyla başarabilirdik? 1-1 biten Tottenham maçından sonra rakibin defans anlayışı hakkında ne düşünüldüğü sorulunca Liverpool antrenörü Jürgen Klopp ki bitime üç hafta kala, şampiyonluk yolunda altın değerinde iki puanı biraz önce ...

Kırılma yılı ve yazı

Türkiye’de futbol tam bir kırılma dönemi yaşıyor, bu esnada başka diyarlarda gündemler çok farklı. Bu yaz spor alanında hiç büyük organizasyon yok diyenleri ise Temmuz’da büyük bir sürpriz bekliyor… Federasyon başkanımız yok, Nihat Özdemir istifa etti. Onunla beraber bazı yönetim kurulu üyeleri de… Yeni başkan, 16 Haziran’da yapılacak Olağanüstü ...

Yeni kral öldü, yaşasın eski kral

Fransa futbolunun tartışmasız kralı PSG hayattaki tek hedefi Şampiyonlar Ligi’nden bir kez daha acı bir şekilde elenirken, onu yıkan da yabancısı değil, Fransız Karim Benzema oldu… Meşhur tekerlemeyi, ‘İngiltere kralı, rahmetli Başkan Kennedy, Beckenbauer, kaleci Mayer, Nadia Komanaçi, Brigitte Bardot, Fenerbahçeli Cemil ve taçsız kral PSG’ olarak ...

Sporda mükemmeli aramak

Kamila Valieva buz pateninde ilkleri ve bir kadın için imkansız kabul edilen atlayışları peş peşe gerçekleştirdiği unutulmaz performansıyla ülkesine altın madalya kazandırdıktan birkaç gün sonra doping iddialarıyla gündemde… Ne yaparsam yapayım etkisini silemediğim unutulmaz Whiplash filminin nefret etmeye doyamadığınız hocası Terrence Fletcher, ...

Sporda anda kalmak

Hayır, bu tahmin ettiğiniz gibi hayatta ve sporda anda kalmanın önemi üzerine bir yazı olmayacak. Yoğun gündemde anda kalmaktan yorulduk biraz. Sanırım artık biraz daha planlı programlı yarınlar istiyoruz. Kesin bilgi, yayalım. Son dönemlerde en çok duyduğumuz, en öne çıkan, faydalı olduğunu da düşündüğüm için pompalanan demek istemiyorum ama en ...

2021 kötü bir yıl değildi

Eğer 2021 tek bir spor olayına indirgenseydi, hani Avrupa Futbol Şampiyonası, olimpiyatlar, Kadınlar Voleybol Avrupa Şampiyonası filan hiç olmasaydı da geçen yıl sadece Formula yaşanmış olsaydı, yine de spor açısından unutulmaz bir yıl olurdu. Diğer açılardan berbat olsa da sportif açıdan hiç de kötü bir yıl değildi. Evet biliyorum, Formula 1’i ...

Ne olacak bu play-off’un hali?

Futbolda şöyle rahat rahat, olasılık hesabına girmeden gittiğimiz bir turnuva oldu, onun da sonu felaket oldu. Katar 2022 play-off kuraları öncesi yine öyle olursa böyle olur hesaplamalarıyla baş başayız. Hollanda’ya 4 atıp sonra aynı Hollanda’dan 6 yiyebiliriz. Norveç’e deplasmanda 3 atıp, evimizde berabere kalabiliriz. Fransa’yı yenip İzlanda’ ...

Avrupa tamamen “duygusal” yaklaşıyor

Geçtiğimiz ay Arsenal eski teknik direktörü, yeni FIFA Futbol Geliştirme Direktörü Arsene Wenger’in futbol dünyasında tartışma yaratan önerisinden bahsetmiştik. UEFA iki senede bir yapılacak dünya kupası fikrine sportif ve ekonomik sebeplerden karşı olduğunu açıkladı. FIFA’nın her iki senede bir dünya kupası yapalım önerisi birkaç hafta için ...

Wenger’in Hayali

Arsenal eski teknik direktörü, yeni FIFA Futbol Geliştirme Direktörü Arsene Wenger geçtiğimiz günlerde futbol dünyasında tartışma yaratan bir öneride bulundu. Alışkanlıklarımıza uymuyor diye hemen reddetmek yerine biraz detayına insek mi? 13 Kasım 2019’da FIFA tarafından dünya futbolunu geliştirme direktörü olarak atandı Arsene Wenger. Arsenal’i ...

Daha hızlı daha yüksek daha güçlü

Bir yanda Tokyo 2020 tüm hızıyla sürüyor, heyecanlıyız… Bir yandan olimpik karşılaşmalar herhangi bir takımımızın en asparagas transfer haberi kadar ses getiriyor mu çok emin değilim. 18 spor dalında katıldık Tokyo 2020’ye. Kota alma süreci iki yıldan fazla sürdü. Süreç temmuz başında tamamlandı ve milli sporcularımız 108 kişilik kota kazanmayı ...

Kaybetmek değil, nasıl kaybettiğin önemli

Önceki gece turnuvanın ölüm grubundan çıkıp son 16’da İngiltere’nin rakibi olacak takımın kim olduğu 90 dakika boyunca tam 7 kez değişti. 24 takımlı format, Avrupa Şampiyonası grup aşamalarını futbolseverler için çok bilinmeyenli matematik denklemine çevirdi. Önceki gece turnuvanın ölüm grubu olarak adlandırılan F grubunda, son 16’ya hangi üç ta ...

Avrupa Şampiyonası’nı neden izleyelim?

Avrupa Şampiyonası’na çok az zaman kaldı. Uzun zaman sonra bizim çocuklar da orada olacak. Peki şampiyonada neye bakalım, neyi izleyelim. Çok tarihi bir Avrupa Şampiyonası olacak bu. Bir kere adı 2020, kendisi 2021. 60.yıldönümü olduğu için adını değiştirmek istemediler, anlayışla karşıladık ama ilk kez bir şampiyona, üzerinde yazan tarihte yapı ...

Yeni normale yeni futbol

Hafta başında Avrupa futbolunda tam tabiriyle büyük bir deprem oldu. Uzun zamandır görülmeyen şiddette bir sarsıntıydı bu. Etkilerini ortalık biraz durulduktan sonra daha net göreceğiz ama şurası belli; bu tartışma daha yeni başlıyor… Geçtiğimiz Pazar, Avrupa’nın üç farklı liginden 12 üst düzey takım bir araya gelerek ‘Super League’i kurdukların ...

Türk futbolunun 'Yılmaz'karakteri

Kelimelerin büyüsü vardır, insanların isimleri çok önemlidir, karakterlerini belirler diyenler haklılıklarını kanıtlamak için örnek arıyorlarsa, Burak Yılmaz’ın soyadı ellerini güçlendiren en büyük örnek olabilir. Maçtan sonra kendisine uzatılan kameralara, “Hollanda'ya 3 gol atmak gurur verici. Öncelikle hocama, sonra da takım arkadaşlarıma teş ...

Yaşasın 8 Mart

Covid geçtiğimiz yıl bu zamanlardan itibaren hepimizin hayatını tepetaklak etti. Pandemi şartlarında bir yılı tamamlarken, kadınlar günü şerefine olaya bir kez daha bizim açımızdan bakmaya ne dersiniz? Bugün ofise gitmem lazım. Aslında dün de gitmem gerekiyordu ama eşimin de işi olduğu için evde kaldım. Sabahın 8’inde oturduğum ve özellikle taht ...

Futbola bakıp hayatı görmek

“Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.”demişti eski kaleci, ünlü yazarAlbert Camus.Futboldan yeni hayat dersleri çıkarmaya hazır mısınız? İnsanlar hayatta birçok konuda birçok gruba ayrılabilir. Ama son dönemde onları, var olana konsantre olanlar ve potansiyele konsantre olanlar olar ...

Soluk mavi nokta

Yeni yılı kutlamaya hazırlanırken olan bitene farklı bakış açısından bakmak için futbolun, hayatın ve uzayın sınırlarını yollayalım mı? Bize hiç öyle gelmese de futbol kuralları olan ve kazananı net bir spor. Süre belli, oyuncular belli, takımlar ve antrenörlerin hangi kurallar çerçevesinde, neler yapabileceği belli. Sürenin bitiminde kimin kaza ...

Futbol öldü

Sanki her şey normal seyrinde devam ediyormuş gibi, sanki bu sene bize yeteri kadar darbe indirmemiş gibi, sanki bir sürü sevdiğimiz hastalanmamış, ölmemiş gibi… Maradona da bizi terk etti, gitti. Oğlum doğduğunda duvarına beş tane futbolcunun posterini asmıştım. Tam anlamıyla poster denemezdi, daha ziyade o zamanlar yeni moda olmaya başlayan ar ...

Covid-19 ve kadınlar

Hayır efendim, Covid-19 en çok 65 yaş üstü insanları etkilemedi. Pandemiden en mustarip kesim tüm dünyada kadınlar. “Çocuk da yaparım kariyer de” cümlemiz salgının ilk ayı içindeyken çöktü. Yerle yeksan oldu. Evlerinde çalışma odası olan şanslı azınlık o odayı tabii ki erkeklere kaptırdı. Onların toplantıları hiç bölünmedi. Kapıları pek çalınmad ...

Yaşlı, daha yaşlı?

Kadın ve spor denince rakamların vahim olduğunu biliyorsunuzdur ama bu kadarını bence siz de tahmin etmiyorsunuz. Yaşlı… Daha yaşlı… Hamile… “Kadın sporcularla ilgili medyada en çok kullanılan kelimeler sizce nedir?” diye sorsam, kadın ve spor konusuna en uzak, en t’lere vurgu yaparak ‘hayattttta-kadın-futbolu-izleyemem’ diyenimizin bile aklına ...

Neden spor izliyoruz?

Geçen yazıda aktif dinlemeden bahsetmiştim, bu defa da aktif izlemeye bakalım mı? Nigün Toker, Socrates dergisinin Eylül sayısına verdiği röportajda Aristoteles’in tragedyalar üzerine yazdıklarından çok etkilendiğini söyleyerek, seyrettiğiniz şeyin yaptığınız şey olmamasının değerinden bahsediyor. “Hayatımda elime raket almadım ama tenise bayılı ...

Dinlemek ve Anlamak

Herkesin bir ağızdan konuştuğu, kimsenin kimseyi anlamadığı bir dönemde, en ihtiyacımız olan şey dinlemek olabilir. Geçen gün uzun zamandır görüşemediğim birkaç arkadaşımla, tabii ki açık havada ve tabii ki sosyal mesafeli, bir araya geldim. Herkes heyecanla sohbet ediyordu. Bir noktada şunu fark ettim ki aslında yaptığımız şey sohbet etmek deği ...

Başka ülkede yaşayamam?

Gündemimiz sürekli yoğun. Kendi meselelerimizi düşünmek ve konuşmaktan başka şeye pek de zaman kalmıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da dediği gibi “Türkiye, evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor.” “Aaa sen Türk müsün? Hiç Türk’e benzemiyorsun!” cümlesini övgü olarak kabul ettiğim yıllar çok geride kaldı. Bu cüml ...

Kadın beyni

Louann Brizendine’in The New York Times çok satanlar listesindeki kitabı Kadın Beyni’nde erkek ile kadın arasındaki gen farkının yüzde 1 olduğunu, yüzde 99 olarak tamamen aynı olduğumuzu söylüyor. Yüzde 1’in bu kadar önemli olduğunu kim bilebilirdi ki? Bu yazıyı gazete baskıya gitmeden birkaç dakika önce yetiştirdim. Muhtemelen editörüm Semra be ...

Normal

Corona’dan sonra ne olacak senaryolarının neresindesiniz? Normale döneceğiniz günü mü bekliyorsunuz heyecanla. Yoksa spor da dâhil hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına inananlardan mısınız? Bu hastalığın geldiği gibi bir anda yok olacağına, bir sabah uyanıp eskiye döneceğimize inanan hatırı sayılır bir grup var aramızda. Şu anda sabrediyorlar a ...

Kim olmak istiyorsunuz?

Korona günlerinde her şeye zaman var. Peki siz bu süreçten kim olarak çıkmak istiyorsunuz? Mesafeni koru. Seyahat etme. Sağlığına çok dikkat et. Evde pişir. Bağışıklığını yükselt. Vitamin al. Vitamin alma. Metabolizmanı bozma. Sağlıklı kal. Sokağa çık. Yürüyüş yap. Sokağa çıkma. Evde spor yap. Öksürme. Hapşırma. Sert yüzeylerden bulaşmaz. Bulaşı ...

Spor medyasında kadın olmak

Hayatta en çok çalıştığım gün yaklaşıyor: 8 Mart. Spor yazarlığı ve yorumculuğuna başladığımdan bu yana, ki artık baya zaman oldu, senenin en çok arandığım, panele davet edildiğim, röportaj verdiğim günü hiç değişmedi: Dünya Kadınlar Günü. Aslında uzunca zaman, oldukça sıkıcıydı benim röportajlar. Aynı sorulara, aynı cevapları verdim durdum sene ...

Ne yapmalı, ne yapmamalı?

Gitmek mi zor, kalmak mı zamanlarında hangisi doğru… Cevap yine sporda saklı…Çığ dünyanın her yerinde düşebiliyor. Çığ altında kalanları kurtarmaya giden insanların çığ altında kalması bize özgü. Uçak kazası, dünyanın her yerinde olabiliyor. Uçak kazası geçirenleri kurtarmaya giden ambulansın trafiğe takılması ya da uçak kazası geçirenleri kurtarma ...

Hayat fena halde futbola benzer

Futbolda ve hayatta, top ayağına geldiğinde yapabileceğinüç şey var… Bundan birkaç yıl önce, birkaç derken en az 10 filan, sporun farklı alanlarından bir avuç insan bir araya gelmiştik. Ben spor yazarıydım, hakem vardı, antrenör vardı, bilgisayar mühendisi vardı, bir şirket sahibi, bir de spor alanında deneyimli bir yöneticimiz vardı. Bir kişi h ...

ARŞİV