Kadıköy’de Plaj Mevsimi

28 Temmuz 2022 - 16:14

Kadıköy’de yazlık bahçe ve gazinoların, yazlık sinema ve tiyatroların açılması yaz mevsiminin gelişini müjdelerdi. Sayfiyelere taşınma telaşı ve hareketliliğinin bitmesini takiben yazın tam anlamıyla geldiğini gösterense plajların ve plaj gazinolarının sezonu açmaları olurdu. Bostancı ve Fenerbahçe’ye İstanbul’un ilk ve tek yazlık tramvayları çalışmaya başlar, Selim İleri’nin deyimiyle  Kadıköy tramvayları soyunur dökünür, püfür püfür olurlardı. Tren, tramvay, otobüs, özel taksi, fayton ve bisiklet, her türlü vasıtayla özellikle hafta sonları plajlara akın edilirdi. 

İstanbul’u mahalle mahalle, gelenek görenek anlattığı Asitâne adlı eserinde, Kadıköy Üsküdar gibi değildir der Kadıköylü Ragıp Akyavaş. “Ahiretten ziyade dünyaya yakındır. Biricik evliyamız Mahmud Baba bile Kuşdili’nin kenarında yatar. Ölülerimiz dahi zevk ü safâdan nasib alırlar.” Deniz ve plaj keyfi için de şunları söyler: “Deniz mevsiminin latif melteminde Moda, Kalamış, Fenerbahçe, Caddebostanı gibi koylarda serinlemek cana can katar, ömrü uzatır. Dünya yüzünde bu sahillerin letafetiyle boy ölçüşebilecek başka bir yer var mıdır acaba?” Bu sahiller Cumhuriyet öncesi dönemde deniz hamamlarına ev sahipliği yaptığı gibi, Cumhuriyet sonrasında da şehrin en güzel plajlarına ev sahipliği yapmıştır. Kadıköylüler, nereye yapılacakları Şehremaneti tarafından belirlenen ve nizannamesine göre tahta paravanın dışına çıkıp yüzmenin yasak edildiği deniz hamamlarından uzun yıllar faydalanmışlardı. Haydarpaşa, Moda, Fenerbahçe, Caddebostan ve Bostancı deniz hamamları bir çok defa fotoğraflara, resimlere ve öykülere konu olmuştu. 

YENİLİKLERİN ADRESİ: KADIKÖY

Plaj kültürü ve paravan dışından açıktan denize girip yüzme keyfinin mütareke yıllarındaki işgal askerleri ve bolşevik devriminden kaçıp İstanbul’a gelen beyaz ruslar trarafından şehre benimsetildiği söylenir. 1920’li yıllarda şehirde artık plajlar görülmeye başlanır. Bu plajlar eskinin mesire alanları gibi, sadece sıcak yaz günlerinde serinleme amacıyla gidilen değil aynı zamanda bir sosyalleşme alanları da olur. Bahçeleri ve gazinolarıyla yeme içme servisi verip, özel eğlenceler tertip eden ya da özel toplantılara ev sahipliği yapan mekanlar olmaya başlarlar. Plajların olduğu semtler hızlı bir değişime uğrayıp, alt ve üst yapı olarak gelişmeye, nüfus olarak artmaya başlar. Her türlü yeniliğin ve değişimin ilk olarak görüldüğü yerlerden biri olan Kadıköy, Marmara sahillerindeki korunaklı koylarıyla plaj kültürünün de ilk olarak yerleştiği ve en önce benimsendiği yerlerden biri olur. Kenan Hulusi Koray bir öyküsünde, “Önümüzden şimdi tramvay geçiyor. İstasyonda arabalar, otomobiller, bisikletli kızlar. Deniz kenarındaki plaj yanında bir de büyük gazino açıldı...” diyerek tramvay ve plajların Kadıköy’e değişim getirdiği yıllardan söz eder.  

CADDEBOSTANI’NDAN CADDEBOSTAN’A

Refik Halid Karay, adı Cadıbostanı’ndan Caddebostan’a devşirilen semtte, plajla birlikte gelen değişimi şöyle yazar: “Bostanın denize inen kısmı çoktan uydurma bir plaj haline getirilmiştir. Bir zamanlar sırık domatesi ve enginar yetiştirilen bu sahada artık sırım gibi delikanlılar dolaşmakta ve sakız kabaklarının çiçek açıp bezelyelerin çalılara sarılmalarına mukabil taze kızlar yerlere yatmakta ve birbirlerine dolanmaktadırlar.” Bir vakitler vapur iskelesinin sol tarafında üç dört yüz adım mesafeyle, biri erkeklere diğeri kadınlara, iki deniz hamamının bulunduğu Caddebostan sahilinde, Reşat Ekrem Koçu’nun naklettiğine göre ilk plaj 1926’da açılmış ve kumları Marmara Ereğlisi’nden getirilmiştir. Bir lokantaya da sahip olan ikinci plaj 1928’de açılır. Aynı yıllarda Dimitri adında bir rum ve bir beyaz rusun ortaklığında açılan plajın hemen yanındaki kır kahvesi henüz o yıllarda Caddebostan’ın önemli bir eğlence merkezi olacağının sinyallerini verir. 1930’ların başlarında yine Caddebostan sahilinde, Hüseyin Avni Paşa köşkünde kurulan, “Saadet Bahçesi” isimli yalnızca kadınlara özel bir kamp vardır. Kampın önemli aktivitelerinden biri plaj ve yüzme dersleridir. Gazeteci Hikmet Feridun Es, kampa katılan kadınların denize girme sahnesini şöyle anlatır: “Bir anda deniz çalkalandı. Atlıyan atlıyana. Bağırmalar, şen çığlıklar… Deniz bembeyaz oldu. Yarışlar, dalmalar, birbirlerine su atmalar. Bahçede yapayalnız kalmış, düşünüyordum. Zavallı eski zaman kızı… Kafes arkasında, loş, rütubetli, karanlık odalarda, yer minderinin önünde kasvetli günlerinin çilesini doldururken gözümün önüne geldi. Sonra 1935 modası, yanmış derili, gürbüz, sıhhatli kızlara baktım, onların eğlenişlerine, neşelerine daldım…”  Sonraki yıllarda Caddebostan Plajı hem güzel kumluğu, hem Ayten Gazinosu hem Marmara Yat Kulübü’yle modern ve önemli sanatçıların ağırlandığı bir mekana dönüşecektir. 1940’lı yıllarda dönemin önemli sanatçılarının programlar yapıp konserler verdiği bir yer olmuştur Caddebostan. İslam Çupi 50’li yılların Caddebostanı’nı şöyle anlatır: O zamanlar Kadıköy eğlence hayatının favori yeri Caddebostanı Gazinosu ve aynı adı taşıyan plajı idi. Asırlık çınarların gökyüzünü ve güneşi bloke ettiği geniş bahçe, çardak ve kameryaları ile yer yer localaşır, gün boyu çay, kahve, gazoz içilen ve ailelerin yağlı gevrek, küçük halkalarla 5 kahvaltısı yaptıkları bir mekana dönüşür, gece ise çehre değiştirerek, ya Mualla Gökçay ve Hacer Buluş’un alaturka ve türkülerine mikrofonluk eder, ya Erdoğan Çaplı’nın piyanosu ile deruni bir sükuta bürünür ya da cambaz gruplarından heyecan, alafranga gruplarından tango ve fokstrot için figürler alırlardı.” 

“PLAJ YOLU SOKAĞI”

Kadıköy’ün Marmara sahili boyunca Bostancı’ya kadar olan bazı semtlerinin özellikle yaz aylarında nüfusunun artması, ilk olarak sayfiye geleneğiyle başlamıştı. Tren ve vapur ulaşımının düzenli hale gelmesiyle daha rağbet görür bir hal alan bu semtler, plaj ve plaj gazinolarının eğlence hayatının merkezinde olduğu yıllar daha da önem kazanmıştı. Caddebostan ve Suadiye, öncesinde deniz hamamları ve çayırıyla, sonrasında plajı ve deniz kulüpleriyle Kadıköy sosyal hayatının her dönem en önemli ve hareketli semtlerinden olan Moda’yla yarışır hale gelmişti. Her iki semtin de Bağdat Caddesi’nden plaja doğru inen, o dönemler plajlarının ne kadar önemli olduğunu bize halen hatırlatmaya devam eden bir “Plaj Yolu Sokağı” vardır. 

1929 yılında işletmeye açılan Suadiye Plajı ve Plaj Gazinosu o kadar popüler olmuştu ki 1930’ların başında Köprü İskelesi’nden Suadiye’ye sabahları direk vapur seferleri konmuştu. Tatil günlerinde geç saatlere dönüş seferleri konduğu gibi, plaj işletmesi de Kadıköy’e özel otobüs seferleri düzenlerdi. Henüz tramvay ulaşımın başlamadığı yıllarda dahi plaja rağbet çoktur ve yaz mevsimi Suadiye dolar taşar. Müfid Ekdal plajın açıldığı sene olan 1929 yazı için şöyle der: “Yaz akşamlarında deniz kenarından Suadiye tren istasyonuna doğru bir insan selinin tarlalar arasından ağır adımlarla geldiği görülür, küçük istasyon binasının peronu dolar taşardı.” Sermet Muhtar Alus henüz tramvayın dahi olmadığı yıllarda Suadiye’yi plaj ve gazinonun nasıl değiştirdiğini yazar: “Yazın toz yuvası, kışın çamur deryası Bağdat Caddesi'ne asfalt döşenmiş... Bir taraftan da tramvay rayları döşeniyor. Herkesin ağzında Suadiye de Suadiye... Etraf doldukça doluyor... Tarlaların metresi avuç dolu para." 

78 EV SAHİBİNE AŞIRI KİRA CEZASI

Plaj Dergisi, 1931 yazında Suadiye Plajı’nın plajların incisi olarak tanıtıyor ve Avrupa’daki modern plajları görmüş seyyahların İstanbul’a geldiklerinde ağırlanabilecekleri bir yer olduğunu belirtiyordu. Henüz Suadiye Plajı’na gitmemiş olanların İstanbul’da yaşadım dememesi gerektiğini iddia ederek plajı ve gazinoyu övüyordu. Tıpkı derginin önerdiği gibi, 1934 yılında Atatürk, önemli misafiri İran Şahı Pehlevi’yi bir süre Suadiye Plajı’nda konuk etmiştir. Özellikle Kadıköy-Bostancı tramvayının işlemeye başlaması sonrası Bostancı’da da plaj ve gazino insanları çekmeye başlar. 1936 yılında Akşam Gazetesi’nde çıkan bir haberde şöyle der: “Birkaç seneden beri Suadiye ile Bostancı arası modern evlerle dolmaktadır. Bu gidişle yakında burası da bir şehir haline girecek, köy olmaktan çıkacaktır. Maamafih tramvay hattı üzerindeki inşaat, şimendifer hattı üzerindeki inşaatı durdurmamıştır. Burada da yeni binalar yapılıyor..” Bu yıllarda yapılan evlerin bir çoğu yazları plajlardan faydalanmak isteyenlere kira evi olurlar.  II.Dünya Savaşı sırasında Milli Korunma Kanunu çerçevesinde, fiyatların yükselmesine engel olmak amacıyla Kadıköy'de sayfiye evlerine aşırı kira fiyatı isteyenler tesbit edilip cezalandırılır. Tam 78 ev sahibi ceza alırken, bu evlerin çoğunun Suadiye ve Bostancı’da olması bize o yıllarda Suadiye ve Bostancı’nın plaj ve gazinolarıyla yaz mevsiminin en tercih edilen yerlerinden olduğunu gösterir.

1930’lu ve 40’lı yılların yaz mevsiminde plaj kültürü sadece serinlemek amaçlı değil, kültürel faaliyetleri de kapsayan bir sosyalleşme olarak Kadıköy’de apayrı bir yer tutuyordu. Moda ve Fenerbahçe’nin yanı sıra, Caddebostan, Suadiye ve Bostancı’nın değer kazanıp, önemi artan semtler olmasının sebeplerinden biri buydu. Bostancı plajında geçirilen günün akşamında Halk Opereti’nin, Sadi Tek ya da Raşit Rıza Tiyatroları’nın oyunlarını izlemek, Suadiye Plaj Gazinosu’nda Çocuk Esirgenme Kurumu ya da Kızılay yararına yapılan balolara katılmak, sabaha kadar Kadıköy’e otobüs servislerinin yapıldığı, yurt dışından orkestraların geldiği dans yarışmalarını izlemek, Caddebostan ve Suadiye’de yabancı caz bandların yanı sıra Münir Nurettin, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar gibi dönemin dev sanatçılarını dinlemek plaj mevsiminin ve plaj gazinolarının kıymetli etkinlikleriydi.

Günümüzde artık sayfiye tabirinden çok uzakta kalan kalabalık semtler de olsalar tekrar hayata geçirilen plajlarıyla Caddebostan ve Suadiye yavaş yavaş yeniden plaj mevsiminin gözde yerlerinden olmaya başladılar. Plaj gazinoları olmasa da Caddebostan’da Kültür Merkezi’nde ve parklarda yapılan etkinlikler, Suadiye-Bostancı sahilinde bazı mekanlarda yapılan eğlenceler ve Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki konserler yaz mevsimine damga vurmaya başladı ve Ragıp Akyavaş’ın deyimiyle “Letafetiyle boy ölçüşebilecek başka bir yer olmayan bu sahilleri” yeniden canlandırdı.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 8

Kadıköy Hal Binası 1986 yılında İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Devlet Konservatuarı olarak kullanılmaya başlanan ve 1989 yılından itibaren Şehir Tiyatroları’nın Haldun Taner’in adını verdiği bir sahnesine ev sahipliği yapan bina, 1927 yılında İtalyan mimar Ferrari’ye yaptırılan Türkiye’nin ilk modern hal binasıydı. Binanın, İBB tarafından ...

FOTOĞRAFLI KADIKÖY TARİHİ-7

Altıyol Kadıköy’ün Altıyol ağzı günümüzde daha çok Boğa heykeliyle anılır ve bilinir. Oysa yakın zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından restorasyonu yapılan bronz heykelin bu meydana gelişi 1987 yılıdır. Nesiller boyu Boğa’nın adıyla anılmayıp sadece Altıyol ağzı olarak adland ...

Nazım Hikmet ve Erenköy

Bir Kadıköy sakini olan Nazım Hikmet’in Erenköy yılları 1932’de başlar. Piraye’yle evlenme kararı almalarından sonra Piraye ve Nazım’ın aileleri birleşip Erenköy’de Mehmet Ali Paşa köşkünün karşısındaki Mithat Paşa köşkünü tutarlar. Büyük bahçesi, çamlıkları, yemişliği, bağı, sebzeliği, kümesi, ahırı, ayrı bir otlağı bulunan ama yıllar yılı bakımsı ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi- 6

SUADİYE  PLAJI Haziran ayıyla birlikte İstanbul’da sayfiye ve plaj mevsimi de açılmış olurdu. Kadıköy hem sayfiye hareketliliği hem plajlarıyla yaz mevsiminin en canlı yerlerinden biriydi. Özellikle tatil günlerinde gündüz plajlara, akşam plaj gazinolarındaki eğlencelere gelenler için ek vapur seferleri konur, plaj işletmeleri otobüs seferleri d ...

İSTANBUL’UN KAPISI: BOSTANCI

Bostancı, yüz yıllar boyunca İstanbul şehrine giriş çıkışların kontrol edildiği, hem Roma hem Osmanlı dönemlerinde imparatorluk metropolünün sınırı kabul edilen bir yerleşim yeri olmuştu. Kayışdağı’ndan gelip, Çamaşırcıbaşı Kuloğlu Mustafa Bey’in mülkü olan araziden akıp denize döküldüğü için Çamaşırcı Deresi de denilen Bostancı Deresi İstanbul’un ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 5

  SUADİYE  VAPUR  İSKELESİ 1910 yılında kurulan Seyri Sefain İşletmesi’nin Köprü İskelesi’nden kalkıp Haydarpaşa, Kadıköy, Moda, Kalamış ve Fenerbahçe’ye giden vapur seferleri vardı. Daha sonraki yıllar Caddebostan, Suadiye, Bostancı ve Maltepe’ye de vapur seferleri başlamıştı. 1929 yılında açılan Suadiye Plajı ve Gazinosu, Kadıköy yakası dış ...

Kadıköy’de yol, su, elektrik...

1869 yılından itibaren Üsküdar Sancağı’na bağlı olan Kadıköy, XIX. yüzyılın sonlarında, İstanbul’dan vapur seferlerinin başlaması, farklı mahalle ve sayfiyelerine de demir yoluyla ulaşımın oluşmasıyla, gözde yerleşim yerlerinden biri olmaya başlamıştı. Özellikle Cumhuriyet sonrası altyapı hizmetlerinin gelmesiyle yerleşik nüfus da artmaya başlamışt ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 4

KADIKÖY  HALKEVİ Kadıköy Halkevi, Kadıköylülerin bağışladığı 6 bin lirayla Bahariye Gül sokakta kiralanan konakta 22 Şubat 1935 tarihinde kurulmuş ve törenle açılışı yapılmıştı. Açılış günü Halkevi Orkestrası tarafından bir konser verilmiş ve altmış kişilik koro heyeti de konsere eşlik etmişti. Halkevinin ilk başkanı Celal Esat Arseven bu görevi ...

Kadıköy'ün Kültür Atlası (16)

AYRILIK ÇEŞMESİ Günümüzde Ayrılık Çeşmesi dendiğinde genellikle akıllara ilk gelen, raylı sistemlerimizden Marmaray ve Metro’nun Kadıköy’deki önemli bir aktarma durağı oluyor. Ayrılık Çeşmesi, hem bu durağa yakın mesafede oturan Kadıköylülerin, hem bir araçtan diğerine aktarma yapmak isteyenlerin, hem de aynı yerde bulunan büyük alış veriş merke ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi-3

Haydarpaşa sahilinin doldurulup gar binasının yapılması gibi, günümüzde Kadıköy Meydanı olarak adlandırılan bir dönemin kumluğu da XX. yüzyıl başında doldurulmaya başlanmıştı. Kadıköy Şehremaneti (belediye) binası ve hemen arkasındaki maliye binası, vapur iskelesi ve hal binası denizden doldurulan alana yapılan yapılardı. Meydana bir park düzenleme ...

Tatlı huzurdan yat limanına Kalamış

Fenerbahçe Mahallesi ve Kalamış semti geçtiğimiz ay, iptal edilen yat limanı ihalesiyle ülke gündemine gelmişti. Hem ihale öncesi hem sonuçlanmış ihalenin iptal kararı sonrası duyarlı Kadıköylüler ve Belediye Başkanlığı sürecin takipçisi olmuşlardı. Kadıköy hem kurumları hem sivil insiyatifiyle, Kalamış Yat Limanıyla ilgili soru ve taleplerine hale ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - II

Köprü'ye bitişik Kadıköy İskelesi çok eskimiş olduğundan 1936 yılında Akay İdaresi’nce dört demirli bir şamandıraya bağlı, terası gazinolu, salonu kaloriferli, tuvaletli, memurlar ve emanet odası olan 290 bin liraya mal olan yeni iskele yaptırılır. Belediye Yollar ve Köprüler Şube Müdürlüğü mühendislerinin inşa ettiği iskele binası 1960 yılında yen ...

Karlı kış günleri

Kış mevsimi zahmetlidir. Geleceği gün yaklaştıkça bir eksiğimiz var mı diye düşündürtüp, telaşlanmamıza neden olan ağırlaması zor bir misafir gibidir. Eski zamanlarda yaz mevsimine hazırlıksız yakalanmak diye bir şey yoktu. Herkes boş zamanınca ve bütçesi elverdiğince bu mevsimin nimetlerinden yararlanırdı. Yazlık gazinolar, bahçeler, sinemalar ve ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 1

Kadıköy’ün Primadonnası Suzan Lütfullah Sururi İçinde bulunduğumuz hafta sanat dünyamızın ilklerinden biri olan, ülkemizin en güzel kültür sanat binalarından biri olan Süreyya Sineması fuayesinde büstü bulunan, cumhuriyet dönemi öncü kadınlarından Suzan Lütfullah’ın anıldığı haftaydı. İlk Müslüman profesyonel primadonnamız Suzan Hanım, 11 Oc ...

Bahariye: Hem eğlence hem şifa 

Bahariye, yüz yıl boyunca hem Kadıköy’ün eğlence hayatının merkezlerinden biri hem de birçok hekimin ve sanatçının orada mesken tutmasıyla, bedene ve ruha şifa veren bir semt olmuştu. Altıyol ağzına açılan altı yoldan biri olan Bahariye Caddesi, tramvayların Kadıköy’e gelmesiyle birlikte Moda’ya ulaşımın ana güzergâhı haline gelmişti. Tramvay önces ...

Çayırlar... Mesireler...

İstanbul tarihinde sosyal hayat ve eğlence denildiğinde, kamusal alan olarak bir döneme damgasını vurmuş çayırlar ve mesireler şüphesiz en başta gelir. Belli mevsim ve tatil günlerinde günümüz diliylekent hayatından kaçışmekanları olan çayırlar çok daha önceleri basit ama bir o kadar da hayati bir ihtiyacı karşılayan alanlardı. Devlet hazinesine ai ...

Bağdat Caddesi

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle der:“Sultan, Bağdat’ı yedi bin mühendisiyle öyle sağlam ve müstahkem etti ki Bağdat, Bağdat olalı bu imaret ve abadanlığı ilk defa görmüştür.”Bağdat bir dönemler Osmanlı Devleti’nin en önemli vilayetlerinden biri olup, Dicle nehri kenarında, ticaret yolları üzerinde, stratejik konumu çok önemli bir bölgede kurul ...

Kadıköy’ün lodosu

Mithat Cemal Kuntay şöyle der: İstanbul iki şeyin oyuncağıdır. Marmaranın ve Karadenizin. Bu ikisinden hangisinin keyfi hakimse o gün ilk veya sonbahardır, kış veya yazdır. Her ne kadar iklimi ve hava durumu İstanbul’dan farklı düşünülmese de, Kadıköy’ün Karadeniz’den gelen Kuzey rüzgarlarına daha kapalı olması ve Batı yönü de deniz olup batışına k ...

Kadıköy tramvayları

Kadıköylüler 1934 yılının bahar ve yaz aylarında, sonu güzel bitecek bir çile çekiyorlardı. Üç nahiyeli, on yedi mahalleli ilçenin genel manzarası sökülmüş kaldırımlar, kazılan caddeler, iskele meydanına yığılmış raylar ve traverslerdi. Projesi 1930 yılından itibaren konuşulan Kadıköy tramvay yolları artık hayata geçmek üzereydi. 2 Temmuz 1928 tari ...

1937'nin 13 Ağustos Cuma günü Kadıköy'de neler oluyordu?

Herkesin “görülmemiş sıcaklar” diye söylendiği bir yaz mevsimi geçiriyordu Kadıköy. Esnafın süpürgesi dışında bir temizlik görmeyen kaldırım taşlarının arasından çıkan otlar sararmış ve kurumuştu. Belediye görevlilerinin haftada bir veya iki, esnafın her gün iki, üç kez ıslattığı çarşı sokaklarında toz bir süreliğine yatışıyor sonrasında yeniden ha ...

Vapurlarda Kadıköy

Vapurlarla Kadıköy’e ulaşımın başlaması ve demiryoluyla Kadıköy nahiyelerine, sayfiyelerine ulaşımın kolaylaşması Kadıköy’de hem nüfus hareketlerini hem sosyal hayatı etkilemişti. Vapurlar, Kadıköy’e İstanbul’dan kolay erişimi sağlayan bir köprü olmuştu. Bu köprü Abdülhamit döneminde Saray erkanından ve paşalardan yoğun bir göçü başlatmış, Cumhuriy ...

Sayfiye mevsimi

Üç cemrenin sırasıyla düşmesi, ağaçların tomurcuklanması ve sonrasında Kasım günlerinin bitip Hızır günlerinin başlaması yaz mevsiminin gelişini anlatırdı bir zamanlar. Sırasıyla yazlık bahçeler, gazinolar ve sinemalar açılır, tatil günleri çayır ve mesireler dolup taşmaya başlar, son olarak da Cumhuriyet öncesi dönemden söz ediyorsak deniz hamamla ...

Ramazan, bayramlar ve Kadıköy

On yıllar öncesinin Ramazan ve bayram gelenekleri hep anlatılmış ve yazılmıştır. Genelde özlemle anılan o günler, bir şehrin ya da semtin farklı dönemlerinde, kültürel ve sosyal hayata dair bilgiler de verir bize. Ramazan ve bayram boyunca düzenlenen etkinlikler ve bunlara katılım, alış verişler ve hazırlanan özel yemekler farklı dönemlerdeki kültü ...

Kadıköy’ün Deresi

Bir yarımada üzerine kurulu ilk Kadıköy’ün sınırlarını kuzeyde, Haydarpaşa’dan denize dökülen Ayrılıkçeşmesi (Himeros) deresi ve doğuda, Kayışdağı’ndan gelen, yaklaşık yedi kilometrelik uzunluğuyla Kadıköy civarının en uzun deresi olan Kurbağalıdere (Kalkedon) belirlerdi. Kurbağalıdere’nin ilk ismi Kalkedon’dur ve kurulan ilk şehre de ismini ver ...

Kadıköy’de kayıklar

Tüm deniz kentleri gibi İstanbul ve Kadıköy’de de tarih boyunca ulaşım ve taşımacılıkta kayıkların önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Ulaşımı sağlamak ve zaruri ihtiyaçlara erişmekte bir aracı olmak dışında, Moda, Kalamış, Fenerbahçe, Caddebostan, Suadiye sahillerinde ve Kurbağalıdere’de sosyal hayatın değişmez bir parçası olan kayıklar ayrıca kür ...

Kadıköy’ün Ağaları

Paşaların (Rasim Paşa, Zühtü Paşa) isimlerini alan mahallelerin, Ağaların isimlerini (Cafer Ağa, Osman Ağa) alan mahallelerle komşu olduğu Kadıköy’de ayrıca bir semte (İbrahim Ağa), bir caddeye (Halit Ağa) ve bir sokağa (Nadir Ağa) isimleri verilmiş ağalar vardır. Osmanlı Sarayı’nda üst düzey önemli görevlerde hizmet vermiş olan bu ağalarla, isimle ...

Kadıköy Kültür Atlası (1)

Kadıköy'ün bağları Antik dönem Kadıköy’ünde yani Kalkhedon’da en önemli tanrı Zeus, en önemli tanrıçaysa, insanoğluna ekip biçmeyi öğreten, tarım ve bereketin tanrıçası Demeter’di. Önem atfedilen tanrılardan bir diğeri, Zeus’n oğlu, şarap tanrısı Dionysos’tur. Kalkhedon adına bastırılan farklı sikkelerde hem Demeter’in sembolü buğday başağı hem ...

ARŞİV